Nisâ · 100/176
Meal Okunuş — Nisâ
۞ وَمَن يُهَاجِرْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَجِدْ فِي الْأَرْضِ مُرَاغَمًا كَثِيرًا وَسَعَةً ۚ وَمَن يَخْرُجْ مِن بَيْتِهِ مُهَاجِرًا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ ۗ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا ۝١٠٠
Wa mai yuhaajir fee sabeelil laahi yajid fil ardi mmuraaghaman kaseeranw wa sa`ah; wa mai yakhruj mim baitihee muhaajiran ilal laahi wa Rasoolihee summa yudrikhul mawtu faqad waqa`a ajruhoo `alal laah; wa kaanal laahu Ghafoorar Raheemaa
📖 Türkçe Anlam
Allah yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden, Allah'a ve Peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlar ve merhamet eder.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mürâğamen (مُرَاغَمًا): Kişinin, düşmanlarına rağmen ve onları zor durumda bırakarak sığınabileceği yer, hicret edilecek geniş bir yurt, güvenli bir sığınak demektir. Aslı "rağm" kökünden gelir; burnu toprağa sürtmek, zelil etmek anlamındadır. Yani müminin hicret ettiği yer, düşmanların burnunu yere sürten bir zafer ve izzet mekânıdır.
  • Se'aten (سَعَةً): Genişlik, bolluk, ferahlık; rızıkta ve yaşamda genişlik demektir.
  • Veka'a (وَقَعَ): Kesinleşti, sabit oldu, vacip oldu anlamındadır.

Tefsir:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın bu mübarek ayeti, iman eden kullarına hem dünyevi hem de uhrevi müjdelerle dolu bir güvence sunmaktadır. Yüce Allah, dinini yaşamak ve O'nun rızasını kazanmak uğruna vatanını, evini, malını ve yakınlarını terk ederek hicret eden müminlere şu müjdeyi veriyor: "Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak pek çok yer ve bol rızık bulur." Bu, Allah'ın kesin vaadidir. Hiç kimse, "Vatanımı terk edersem zor durumda kalırım, rızkım kesilir" diye endişelenmesin. Zira Allah Teâlâ, kendi yolunda hicret eden kuluna, düşmanlarının zelil olacağı, müminin ise izzet ve şeref bulacağı yeni bir yurt, ferah bir yaşam ve geniş bir rızık nasip edeceğini vaat etmektedir. Bu, Allah'a güvenenler için büyük bir teselli ve güç kaynağıdır.

Ayetin devamında ise hicretin fazileti ve niyetin önemi vurgulanmaktadır: "Kim evinden, Allah'a ve Resûlü'ne hicret ederek çıkar da sonra (yolda) kendisine ölüm yetişirse, artık onun ecri Allah'a düşmüştür." Yani kişi, evinden sırf Allah'ın rızasını kazanmak, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) safında yer almak ve İslam'ı yüceltmek için çıkar; fakat daha hicret edeceği yere varamadan yolda vefat ederse, bu kişi hicret sevabını tam olarak alacaktır. Çünkü Allah katında önemli olan, amelin sonucu değil, kalbin niyeti ve azmidir. O kişi, hicret etme niyetini kalbinde taşıyıp bu uğurda yola çıktığı için, sanki hicretini tamamlamış gibi ecrini Allah'tan alacaktır. Bu, Allah'ın fazlının ve kereminin büyüklüğünü gösterir.

Ayet, "Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir" ifadesiyle son bulmaktadır. Bu, müminler için en büyük güvence kaynağıdır. Allah, kullarının geçmişteki hatalarını, özellikle de küfür döneminde işledikleri günahları, hicret edip iman ettiklerinde bağışlar. Onlara merhametiyle muamele eder. Bu ayet, İslam'ın ne kadar kolay ve merhamet dini olduğunu gösterir. Rabbimiz, kullarını asla yalnız bırakmaz. Onlar O'nun yolunda bir adım attıklarında, Allah onlara hem dünyada hem ahirette karşılığını fazlasıyla verir. Ey iman edenler! Allah'ın dinine sarılın, O'nun rızasını her şeyin üstünde tutun. Unutmayın ki Allah'ın vaadi haktır ve O, asla vaadinden dönmez. Hicret edenlerin ecri, tıpkı hicret edenlerin kendisi gibi, Allah'ın koruması ve rahmeti altındadır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 98-102 — Nisâ

98إِلَّا الْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَبِيلًا
Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar.
99فَأُولَٰئِكَ عَسَى اللَّهُ أَن يَعْفُوَ عَنْهُمْ ۚ وَكَانَ اللَّهُ عَفُوًّا غَفُورًا
İşte Allah'ın bunları affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bağışlayan'dır.
100۞ وَمَن يُهَاجِرْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَجِدْ فِي الْأَرْضِ مُرَاغَمًا كَثِيرًا وَسَعَةً ۚ وَمَن يَخْرُجْ مِن بَيْتِهِ مُهَاجِرًا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ ۗ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
Allah yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden, Allah'a ve Peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlar ve merhamet eder.
101وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلَاةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا ۚ إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا
Yolculuk ettiğinizde, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir sorumluluk yoktur. Zira kafirler, size apaçık düşmandırlar.
102وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلَاةَ فَلْتَقُمْ طَائِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُوا أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِن وَرَائِكُمْ وَلْتَأْتِ طَائِفَةٌ أُخْرَىٰ لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ ۗ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً ۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَىٰ أَن تَضَعُوا أَسْلِحَتَكُمْ ۖ وَخُذُوا حِذْرَكُمْ ۗ إِنَّ اللَّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا
Sen içlerinde olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar; secdeyi yaptıktan sonra onlar arkanıza geçsinler; kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar, tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kafirler, size ansızın bir baskın vermek için, silah ve eşyanızdan ayrılmış bulunmanızı dilerler. Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere şüphesiz ağır bir azab hazırlamıştır.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
100Ayet

Meal — Nisâ 100

Sure Nisâ Ayet 100 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve…

Sure Ayet 100/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 98–102. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler