Fussilet · 17/54
Meal Okunuş — Fussilet
وَأَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمَىٰ عَلَى الْهُدَىٰ فَأَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ۝١٧
Wa ammaa Samoodu fahadinaahum fastahabbul `ama `alal huda fa akhazathum saa`iqatul `azaabil hooni bimaa kaanoo yaksiboon
📖 Türkçe Anlam
Semud milletine, doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü, doğru yolda gitmeye tercih ettiler. Kazandıklarının karşılığı olarak onları alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Semûd: Hz. Sâlih'in kavmi.
  • Hedeynâhum: Onlara doğru yolu gösterdik, beyan ettik.
  • İstehabbû: Seçtiler, tercih ettiler.
  • Amâ: Körlük, küfür ve sapıklık.
  • Hüdâ: Doğru yol, iman ve hidayet.
  • Sâikatü’l-azâb: Azabın yıldırımı, helak edici azap.
  • El-hûn: Aşağılayıcı, zelil eden, hor ve hakir kılan.
  • Bimâ kânû yeksibûn: Kazanmakta oldukları şeyler yüzünden.

Tefsir:

Semûd kavmine gelince; biz onlara doğru yolu, hakikati ve kurtuluş yolunu apaçık gösterdik. Peygamberleri Sâlih aleyhisselâm onlara tebliğde bulundu, mucizeler gösterdi, uyardı. Ancak onlar bu hidayeti kabul etmediler; aksine körlüğü, yani küfrü ve sapıklığı, hidayete yani imana ve doğru yola tercih ettiler. Bu, onların akıllarını kullanmayıp heva ve heveslerine uymalarından kaynaklanıyordu.

Onların bu bile bile yanlışı seçmeleri, Allah'ın azabını hak etmelerine sebep oldu. Nihayet onları, aşağılayıcı ve zelil edici bir azap olan yıldırım (sayha) yakaladı. Bu azap, onları hem helak etti hem de rezil rüsva etti. Bu helak, onların kendi elleriyle kazandıkları küfür, isyan ve günahların bir sonucuydu; yoksa Allah onlara zulmetmiş değildi.

Faydalar:

  1. Allah'ın hidayeti, herkese gönderilen peygamberler ve kitaplar aracılığıyla ulaşmıştır; kimse "bize ulaşmadı" diyemez. Hidayet gösterildikten sonra sapmak, tamamen kişinin kendi tercihidir.
  2. İnsan, kendi iradesiyle hayrı veya şerri seçer; bu seçiminin sonucuna da katlanır. Semûd kavmi, hidayet yerine dalaleti seçerek kendi felaketlerini hazırlamıştır.
  3. Allah'ın azabı, kullarına zulüm değil; onların kazandıkları günahların adil bir karşılığıdır. Bu, Allah'ın adaletini gösterir.
  4. Bile bile hakkı terk edip batılı seçmek, insanı dünyada da ahirette de zelil eder. İzzet, ancak hidayete tabi olmakla elde edilir.
  5. Bu kıssa, her dönemdeki insanlara bir uyarıdır: Nimet ve hidayet verilen her toplum, bu nimetin kıymetini bilmezse benzer bir akıbete uğrayabilir. Bu sebeple mümin, her an hidayet üzere olmaya gayret etmeli ve sapıklığa giden yollardan şiddetle kaçınmalıdır.
🎧 Dinle

📜 Ayet 15-19 — Fussilet

15فَأَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ أَشَدُّ مِنَّا قُوَّةً ۖ أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّ اللَّهَ الَّذِي خَلَقَهُمْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةً ۖ وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
Ad milleti, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamış, "Bizden daha kuvvetli kim vardır?" demişti. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha kuvvetli olduğunu görmüyorlardı değil mi? Ayetlerimizi bile bile inkar ediyorlardı.
16فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِي أَيَّامٍ نَّحِسَاتٍ لِّنُذِيقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ۖ وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَخْزَىٰ ۖ وَهُمْ لَا يُنصَرُونَ
Rezillik azabını onlara dünya hayatında tattırmak için uğursuz günlerde üzerlerine dondurucu bir kasırga gönderdik. Ahiret azabı ise daha çok alçaltıcıdır ve onlar yardım da görmezler.
17وَأَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمَىٰ عَلَى الْهُدَىٰ فَأَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Semud milletine, doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü, doğru yolda gitmeye tercih ettiler. Kazandıklarının karşılığı olarak onları alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı.
18وَنَجَّيْنَا الَّذِينَ آمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ
İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtardık.
19وَيَوْمَ يُحْشَرُ أَعْدَاءُ اللَّهِ إِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ
Allah'ın düşmanları o gün cehenneme sürülürler. Hepsi bir aradadırlar.
FussiletKuran Fihrist
54Ayet
MekkiRevelation
17Ayet

Meal — Fussilet 17

Sure Fussilet Ayet 17 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Semud milletine, doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü, doğru yolda…

Sure Ayet 17/54 — Fussilet فصلت (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Fussilet Dinle, Fussilet Meal, Fussilet mp3, Fussilet pdf. Ayet 15–19. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler