Mâide · 44/120
Meal Okunuş — Mâide Suresi
إِنَّا أَنزَلْنَا التَّوْرَاةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ ۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذِينَ أَسْلَمُوا لِلَّذِينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْأَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِن كِتَابِ اللَّهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَاءَ ۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِآيَاتِي ثَمَنًا قَلِيلًا ۚ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ ۝٤٤
Innaaa anzalnat Tawraata feehaa hudanw wa noor; yahkumu bihan Nabiyyoonal lazeena aslamoo lillazeena haadoo war rabbaaniyyoona wal ahbaaru bimas tuhfizoo min Kitaabil laahi wa kaanoo `alaihi shuhadaaa`; falaa takhshawun naasa wakhshawni wa laa tashtaroo bi aayaatee samanan qaleelaa; wa mal lam yahkum bimaaa anzalal laahu fa ulaaa`ika humul kaafiroon
📖 Türkçe Anlam
Doğrusu Biz yol gösterici olarak Tevrat'ı indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudi olanlara onunla ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah'ın Kitap'ından elde mahfuz kalanla hükmederlerdi. Tevrat'a şahiddiler. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi hiçbir değerle değiştirmeyin; Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.

M Mishary Rashid Alafasy ✓
M Mahmoud Khalil Al-Husary ✓
A Abdurrahman As-Sudais ✓
M Mohamed Siddiq Al-Minshawi ✓
A Abdul Basit Abdul Samad ✓
A Ali Al-Hudhaify ✓
A Ahmed ibn Ali al-Ajamy ✓
A Abu Bakr Ash-Shaatree ✓
M Muhammad Ayyoub ✓
A Abdullah Basfar ✓
A Abdullah Al-Juhani ✓
M Maher Al Muaiqly ✓
0:00
0:00
📜

Meal — Tafsir

  1. Kelimelerin Anlamları:
  • هُدًى (hüden): Doğru yola iletme, hidayet, rehberlik.
  • نُورٌ (nûrun): Aydınlatan ışık, karanlıkları gideren nur.
  • النَّبِيُّونَ (en-nebiyyûn): Peygamberler.
  • أَسْلَمُوا (eslemû): Allah'a teslim oldular, boyun eğdiler.
  • هَادُوا (hâdû): Yahudiler.
  • الرَّبَّانِيُّونَ (er-rabbâniyyûn): Allah'a kulluk eden, dini öğretip insanları terbiye eden âlimler.
  • الْأَحْبَارُ (el-ahbâr): Yahudi âlimleri, fakihleri.
  • اسْتُحْفِظُوا (üstuhfizû): Koruyup gözetmekle görevlendirildiler, emanet edildiler.
  • شُهَدَاءَ (şühedâe): Şahitler, gözeticiler.
  • ثَمَنًا قَلِيلًا (semenen kalîlâ): Az bir bedel, değersiz bir karşılık.
  1. Ayetin Tefsiri:

Şüphesiz biz, içinde doğru yola yönlendiren rehberlik ve aydınlatan bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudiler arasında bu kitapla hüküm verirlerdi. Aynı şekilde Allah'a kulluk eden, insanları din ile terbiye eden âlimler ve Yahudi fakihleri de onunla hükmederlerdi. Çünkü onlar, Allah'ın kitabını koruma ve gözetme göreviyle emanet edilmişlerdi ve onun üzerine şahitler idiler; yani içindeki hükümlerin doğruluğuna tanıklık ediyorlardı.

Yüce Allah, bu kimselere şöyle buyuruyor: İnsanlardan korkmayın; onlar size ne fayda ne de zarar verebilirler. Yalnızca benden korkun. Benim indirdiğim hükümlerle hükmetmeyi terk etmek karşılığında değersiz bir bedel almayın; bu bedel bir makam, bir mevki ya da bir mal olabilir. Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmez, onları değiştirir, gizler veya onların yerine başkasını geçirir ve bunu helal sayarsa, işte onlar gerçekten kâfirlerdir.

  1. Ayetten Çıkarılan Faydalar:
  • Bu ayet, ilahi kitapların insanlığa yol gösteren bir rehber ve aydınlatan bir nur olduğunu gösterir; bu da Allah'ın kullarına olan merhametinin bir tezahürüdür.
  • Peygamberlerin ve âlimlerin, Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetme ve onları koruma konusundaki titizliği, ilim ve adaletin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır.
  • Ayet, insanlardan korkmak yerine yalnızca Allah'tan korkmayı, dünyevi menfaatler uğruna ilahi hükümleri terk etmemeyi öğütler; bu da kalpleri dünya kaygılarından arındırıp Allah'a yöneltir.
  • Allah'ın hükümlerini koruma ve onlara şahitlik etme sorumluluğu, ilim ehlinin ve her müminin üzerinde taşıdığı kutsal bir emanettir; bu emanete sahip çıkmak, İslam'ın ve Kur'an'ın değerini yüceltir.
  • Ayet, hakkı gizlemenin ve az bir menfaat karşılığında ondan sapmanın ne kadar büyük bir kayıp olduğunu göstererek, insanı samimiyetle Allah'ın dinine sarılmaya ve onun hükümlerini gönül rahatlığıyla benimsemeye teşvik eder.


📜 Ayet 42-46 — Mâide Suresi

42سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ أَكَّالُونَ لِلسُّحْتِ ۚ فَإِن جَاءُوكَ فَاحْكُم بَيْنَهُمْ أَوْ أَعْرِضْ عَنْهُمْ ۖ وَإِن تُعْرِضْ عَنْهُمْ فَلَن يَضُرُّوكَ شَيْئًا ۖ وَإِنْ حَكَمْتَ فَاحْكُم بَيْنَهُم بِالْقِسْطِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ
Onlar yalana kulak verirler, haram yerler. Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir; yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hükmedersen aralarında adaletle hüküm ver. Allah adil olanları sever.
43وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِندَهُمُ التَّوْرَاةُ فِيهَا حُكْمُ اللَّهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِن بَعْدِ ذَٰلِكَ ۚ وَمَا أُولَٰئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında iken, ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar? İşte onlar inanmış değillerdir.
44إِنَّا أَنزَلْنَا التَّوْرَاةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ ۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذِينَ أَسْلَمُوا لِلَّذِينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْأَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِن كِتَابِ اللَّهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَاءَ ۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِآيَاتِي ثَمَنًا قَلِيلًا ۚ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
Doğrusu Biz yol gösterici olarak Tevrat'ı indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudi olanlara onunla ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah'ın Kitap'ından elde mahfuz kalanla hükmederlerdi. Tevrat'a şahiddiler. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi hiçbir değerle değiştirmeyin; Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.
45وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَا أَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْأَنفَ بِالْأَنفِ وَالْأُذُنَ بِالْأُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌ ۚ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَّهُ ۚ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Orada onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe dişle ve yaralara karşılıklı ödeşme yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
46وَقَفَّيْنَا عَلَىٰ آثَارِهِم بِعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرَاةِ ۖ وَآتَيْنَاهُ الْإِنجِيلَ فِيهِ هُدًى وَنُورٌ وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرَاةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ
Onların izi üzerine arkalarından Meryem oğlu İsa'yı, ondan önce gelmiş bulunan Tevrat'ı doğrulayarak gönderdik. Ona, yol gösterici, aydınlatıcı olan ve önünde bulunan Tevrat'ı doğrulayan İncil'i sakınanlara öğüt ve yol gösterici olarak verdik.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
Medeniİniş Yeri
44Ayet

Meal — Mâide 44

Mâide Suresi Ayet 44 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Doğrusu Biz yol gösterici olarak Tevrat'ı indirdik. Kendisini Allah'a teslim…

Sûre Ayet 44/120 — Mâide Suresi المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Suresi Dinle, Mâide Suresi Meal, Mâide Suresi mp3, Mâide Suresi pdf. Ayet 42–46. Türkçe Anlam: Azərbaycan.





Sunday, November 8, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler