Zâriyât · 20/60
Meal Okunuş — Zâriyât
وَفِي ٱلۡأَرۡضِ ءَايَٰتٌ لِّلۡمُوقِنِينَ  ۝٢٠
Wa fil ardi aayaatul lilmooqineen
📖 Türkçe Anlam
Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Âyât: Deliller, işaretler, ibretler.
  • Mûkînîn: Kesin bilgiyle inananlar, kalpleri imanla mutmain olmuş kimseler.

Tefsir:

Yüce Allah bu âyet-i kerimede, yeryüzünde kesin iman sahipleri için pek çok delil ve ibret bulunduğunu haber vermektedir. Bu deliller; dağların yükselişi, denizlerin enginliği, nehirlerin akışı, ağaçların yeşermesi, meyvelerin oluşması, bitkilerin ve hayvanların çeşitliliği gibi gözle görülen, akıl ve kalp ile idrak edilen sayısız işaretlerdir. Bunların her biri, kudreti sonsuz olan Allah'ın varlığına, birliğine ve eşsiz yaratıcılığına şahitlik etmektedir.

Bu âyet, imanını kesinleştirmiş, kalbinde şüpheye yer bırakmamış müminlere hitap etmektedir. Çünkü onlar, kâinata ibret gözüyle bakarlar; her bir varlıkta Allah'ın sanatını, hikmetini ve rahmetini görürler. Onlar için yeryüzü adeta açık bir kitap gibidir; her sayfasında Rablerinin kudretine dair ayetler okurlar. Bu bakış açısı, onların imanını daha da güçlendirir ve Allah'a olan bağlılıklarını artırır.

Ey iman eden kardeşim! Şu etrafına bir bak: Dağların heybetine, denizlerin derinliğine, gökyüzünün genişliğine, topraktan biten çeşit çeşit meyvelere, rengârenk çiçeklere ve sana hizmet eden sayısız hayvana... Bunların hiçbiri kendi kendine oluşmadı, olamaz da. Her biri, her şeyi hikmetle yaratan ve yöneten bir Yaratıcı'nın eseridir. İşte bu âyet, bizleri bu derin düşünceye davet ediyor. Ne mutlu o kimselere ki, bu delilleri görür de imanları artar, kalpleri huzur bulur ve Rablerine daha çok yaklaşırlar. Unutma ki, gerçek huzur ve mutluluk, bu âyetleri okuyabilen ve onlardan ders alabilen kalplerdedir. Rabbimiz bizleri, yeryüzündeki ayetlerinden gereği gibi istifade eden, kesin iman sahibi kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 18-22 — Zâriyât

18وَبِٱلۡأَسۡحَارِ هُمۡ يَسۡتَغۡفِرُونَ 
Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.
19وَفِيٓ أَمۡوَٰلِهِمۡ حَقٌّ لِّلسَّآئِلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ 
Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.
20وَفِي ٱلۡأَرۡضِ ءَايَٰتٌ لِّلۡمُوقِنِينَ 
Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?
21وَفِيٓ أَنفُسِكُمۡۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ 
Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?
22وَفِي ٱلسَّمَآءِ رِزۡقُكُمۡ وَمَا تُوعَدُونَ 
Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir.
ZâriyâtKuran Fihrist
60Ayet
MekkiRevelation
20Ayet

Meal — Zâriyât 20

Sure Ayet 20/60 — Zâriyât الذاريات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Zâriyât Dinle, Zâriyât Meal, Zâriyât mp3, Zâriyât pdf. Ayet 18–22. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler