Hadîd · 10/29
Meal Okunuş — Hadîd
وَمَا لَكُمْ أَلَّا تُنفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلِلَّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ لَا يَسْتَوِي مِنكُم مَّنْ أَنفَقَ مِن قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَ ۚ أُولَٰئِكَ أَعْظَمُ دَرَجَةً مِّنَ الَّذِينَ أَنفَقُوا مِن بَعْدُ وَقَاتَلُوا ۚ وَكُلًّا وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَىٰ ۚ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ ۝١٠
Wa maa lakum allaa tunfiqoo fee sabeelil laahi wa lillaahi meeraasus samaawaati wal-ard; laa yastawee minkum man anfaqa min qablil fat-hi wa qaatal; ulaaaika a`zamu darajatam minal lazeena anfaqoo mim ba`du wa qaataloo; wa kullanw wa`adallaahul husnaa; wallaahu bimaa ta`maloona Khabeer
📖 Türkçe Anlam
Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz? İçinizden Mekke'nin fethinden önce sarfeden ve savaşan kimseler, daha sonra sarfedip savaşan kimselerle bir değildirler, öncekiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine cenneti vadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mâ leküm: Size ne oluyor, sizi ne engelliyor?
  • Tünfikû: Harcarsınız, infak edersiniz.
  • Mîrâs: Miras, mirasçı olma.
  • Feth: Fetih (burada Mekke'nin fethi kastedilmiştir).
  • Lâ yestevî: Eşit olmaz, denk değildir.
  • A’zam derece: Daha büyük derece, daha yüksek makam.
  • Hüsnâ: En güzel karşılık, cennet.
  • Habîr: Her şeyden haberdar olan, bütün incelikleri bilen.

Tefsir:

Ey müminler! Sizi Allah yolunda infak etmekten, malınızı O'nun rızası için harcamaktan alıkoyan ne olabilir? Oysa bütün varlığınız, sahip olduğunuz her şey aslında O'na aittir. Sizler bu dünyada birer emanetçisiniz. Ölüm geldiğinde her şeyinizi geride bırakacak, göklerin ve yerin mirası yalnızca Allah'a kalacaktır. O halde bu geçici dünyada, kalıcı olan ahiret yurduna yatırım yapmak varken neden cimrilik ediyorsunuz?

Allah Teâlâ burada müminlere çok önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır: Siz malınızı Allah yolunda harcamakla aslında bir şey kaybetmiyorsunuz. Çünkü o mallar zaten sonunda O'na dönecektir. Önemli olan, o malları Allah'ın rızasına uygun şekilde, O'nun yolunda harcayarak ahiret için azık toplamaktır.

Bu ayette ayrıca, Mekke'nin fethinden önce ve sonra infak edenler arasında bir derece farkı olduğu bildirilmektedir. Fetihten önce, İslam henüz zayıfken, müminler az ve çaresizken mallarını infak edenler ve savaşanlar, fetihten sonra infak edip savaşanlardan daha büyük bir dereceye sahiptirler. Çünkü onlar, zorluk ve darlık anında, imanlarının gereğini en güzel şekilde ortaya koymuşlardır. Bu, onların fedakârlıklarının ve sadakatlerinin bir göstergesidir.

Ancak bu üstünlük, fetihten sonra infak edenlerin ve savaşanların değersiz olduğu anlamına gelmez. Nitekim Allah Teâlâ her iki gruba da cenneti vaat etmiştir. Çünkü her iki grup da Allah yolunda gayret göstermiş, O'nun rızasını kazanmaya çalışmıştır. Burada önemli olan, kişinin içinde bulunduğu şartlara göre elinden gelenin en iyisini yapmasıdır.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize, Allah yolunda harcamanın ne kadar kıymetli olduğunu ve bu hususta acele etmemiz gerektiğini öğretmektedir. Çünkü yarın ne olacağını bilemeyiz. Bugün elimizde olan imkânları yarın kaybedebiliriz. Öyleyse fırsat elimizdeyken, malımızın ve canımızın kıymetini bilerek Allah yolunda harcayalım. Unutmayalım ki Allah, yaptığımız her şeyi bilmektedir. Hiçbir iyilik, hiçbir fedakârlık O'nun katında karşılıksız kalmayacaktır. O, gizliyi de açığı da bilendir ve herkese yaptığının karşılığını en güzel şekilde verecektir.

Bu ayet aynı zamanda bizlere, İslam'ın ilk dönemlerindeki fedakâr sahabelerin ne büyük bir özveriyle hareket ettiklerini hatırlatmakta ve onların bu gayretlerinin Allah katında ne kadar değerli olduğunu göstermektedir. Bizler de onların izinden giderek, içinde bulunduğumuz şartlarda Allah yolunda infak etmeye, iyilik yapmaya ve dinimize hizmet etmeye gayret etmeliyiz. Rabbimiz, samimi olarak yapılan her ameli bilir ve karşılığını en güzel şekilde verir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 8-12 — Hadîd

8وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ ۙ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ أَخَذَ مِيثَاقَكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah'a niçin inanmazsınız? Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar iseniz; bu çağrıya koşun.
9هُوَ الَّذِي يُنَزِّلُ عَلَىٰ عَبْدِهِ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِّيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ ۚ وَإِنَّ اللَّهَ بِكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ
Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna, apaçık ayetler indiren O'dur. Doğrusu Allah size karşı şefkatlidir, merhametlidir.
10وَمَا لَكُمْ أَلَّا تُنفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلِلَّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ لَا يَسْتَوِي مِنكُم مَّنْ أَنفَقَ مِن قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَ ۚ أُولَٰئِكَ أَعْظَمُ دَرَجَةً مِّنَ الَّذِينَ أَنفَقُوا مِن بَعْدُ وَقَاتَلُوا ۚ وَكُلًّا وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَىٰ ۚ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz? İçinizden Mekke'nin fethinden önce sarfeden ve savaşan kimseler, daha sonra sarfedip savaşan kimselerle bir değildirler, öncekiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine cenneti vadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
11مَّن ذَا الَّذِي يُقْرِضُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُ أَجْرٌ كَرِيمٌ
Allah'a kim güzel bir ödünç takdiminde bulunursa, Allah karşılığını kat kat verir, ona cömertçe verilecek bir ecir de vardır.
12يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعَىٰ نُورُهُم بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِم بُشْرَاكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا ۚ ذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
İnanmış erkek ve kadınları, defterleri sağdan verilmiş ve ışıkları önlerinde olarak giderken gördüğün gün onlara şöyle denecektir: "Müjde; bugün içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir." İşte bu büyük kurtuluştur.
HadîdKuran Fihrist
29Ayet
MedeniRevelation
10Ayet

Meal — Hadîd 10

Sure Hadîd Ayet 10 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz…

Sure Ayet 10/29 — Hadîd الحديد (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hadîd Dinle, Hadîd Meal, Hadîd mp3, Hadîd pdf. Ayet 8–12. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler