Mücâdele · 13/22
Meal Okunuş — Mücâdele
ءَأَشۡفَقۡتُمۡ أَن تُقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَٰتٍۚ فَإِذۡ لَمۡ تَفۡعَلُواْ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ فَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَٱللَّهُ خَبِيرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ  ۝١٣
A-ashfaqtum an tuqaddimoo baina yadai najwaakum sadaqaat; fa-iz lam taf`aloo wa taabal laahu `alaikum fa aqeemus Salaata wa aatuz Zakaata wa atee`ul laaha wa rasoolah; wallaahu khabeerum bimaa ta`maloon
📖 Türkçe Anlam
Hususi konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü ki bunu yerine getirmediniz? Ama Allah, tevbenizi kabul etmiştir. Öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Eşfaktüm (أَأَشْفَقْتُمْ): Korktunuz mu, endişe ettiniz mi?
  • Necvâ (نَجْوَاكُمْ): Peygamber ile gizli görüşme, fısıldaşma.
  • Kaddemtüm (تُقَدِّمُوا): Öne sürmek, takdim etmek.
  • Sadakât (صَدَقَاتٍ): Sadakalar, fakirlere verilen mallar.
  • Tâbe (تَابَ): Tevbesini kabul etti, affetti, bağışladı.

Tefsir:

Ey iman edenler! Sizden önceki hüküm gereği, Peygamber (s.a.v.) ile gizlice konuşmak istediğinizde önceden bir sadaka vermeniz emredilmişti. Şimdi Allah size şöyle soruyor: "Bu sadakayı vermekten korktunuz mu? Fakir düşerim, malım azalır diye endişe mi ettiniz?" Evet, siz bu emri yerine getirmekten çekindiniz ve o sadakayı vermediniz. Ancak Allah Teâlâ, sizin bu kusurunuzu affetti, size olan merhametiyle bu hükmü hafifletti ve sizi bu sorumluluktan muaf tuttu. Artık sadaka vermeden Peygamber ile konuşabilirsiniz.

İşte Allah'ın bu lütfu ve affı karşısında sizlere düşen görevler bellidir: Namazı dosdoğru kılın, onu vaktinde ve hakkıyla eda edin. Zekâtı verin, mallarınızın üzerindeki hakkı sahiplerine ulaştırın. Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin; O'nun emirlerine uyun, yasaklarından kaçının. Unutmayın ki Allah, sizin gizli ve açık tüm yaptıklarınızı bilir, hiçbir şey O'na gizli kalmaz ve yaptıklarınızın karşılığını size en adil şekilde verecektir.

Bu ayet, Allah'ın kullarına olan şefkat ve merhametinin en güzel örneklerinden biridir. Allah, kullarına zorluk değil kolaylık diler. Siz de ey müminler! Allah'ın size tanıdığı bu kolaylığı fırsat bilerek O'na ibadet ve itaati artırın. Namaz ve zekât gibi farzları yerine getirmek, Allah katında en sevimli amellerdendir. Peygamber (s.a.v.) ile olan ilişkinizde de Allah'ın emirlerine uyarak hareket edin. Unutmayın ki Allah, sizin kalplerinizden geçeni de bilir, açığa vurduğunuzu da. Öyleyse O'na karşı samimi olun, ihlasla ibadet edin ve her halinizde O'nun rızasını gözetin. Bu şekilde hem dünyada huzura erer, hem de ahirette kurtuluşa kavuşursunuz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 11-15 — Mücâdele

11يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا قِيلَ لَكُمۡ تَفَسَّحُواْ فِي ٱلۡمَجَٰلِسِ فَٱفۡسَحُواْ يَفۡسَحِ ٱللَّهُ لَكُمۡۖ وَإِذَا قِيلَ ٱنشُزُواْ فَٱنشُزُواْ يَرۡفَعِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنكُمۡ وَٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ دَرَجَٰتٍۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٌ 
Ey inananlar! Toplantılarda, size, "Yer açın" denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; "Kalkın" denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.
12يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا نَٰجَيۡتُمُ ٱلرَّسُولَ فَقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَةًۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٌ لَّكُمۡ وَأَطۡهَرُۚ فَإِن لَّمۡ تَجِدُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ 
Ey inananlar! Peygamberle hususi olarak konuşacağınızda, bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka veriniz; bu, sizin daha iyi ve daha temiz olmanız içindir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır.
13ءَأَشۡفَقۡتُمۡ أَن تُقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَٰتٍۚ فَإِذۡ لَمۡ تَفۡعَلُواْ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ فَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَٱللَّهُ خَبِيرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ 
Hususi konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü ki bunu yerine getirmediniz? Ama Allah, tevbenizi kabul etmiştir. Öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
14۞ أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوۡاْ قَوۡمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مَّا هُم مِّنكُمۡ وَلَا مِنۡهُمۡ وَيَحۡلِفُونَ عَلَى ٱلۡكَذِبِ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ 
Allah'ın gazabettiği milleti dost edinen münafıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan, bile bile, yalan yere yemin etmektedirler.
15أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ عَذَابًا شَدِيدًاۖ إِنَّهُمۡ سَآءَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. İşledikleri şey ne kötüdür!
MücâdeleKuran Fihrist
22Ayet
MedeniRevelation
13Ayet

Meal — Mücâdele 13

Sure Ayet 13/22 — Mücâdele المجادلة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mücâdele Dinle, Mücâdele Meal, Mücâdele mp3, Mücâdele pdf. Ayet 11–15. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler