Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- İftira etmek: Yalan uydurmak, asılsız söz söylemek.
- Âyetler: Allah'ın indirdiği apaçık deliller ve Kur'an ayetleri.
- Nasîb: Pay, hisse; kişinin kaderinde yazılan şey.
- Rusülünâ: Elçilerimiz; burada melekler, özellikle ölüm meleği ve yardımcıları.
- Teveffa: Canını almak, ruhunu kabzetmek.
- Dalal: Sapıklık, doğru yoldan ayrılma; burada "kaybolup gözden uzaklaşma" anlamında.
Tefsir:
Bu âyet, Allah'a karşı en büyük zulmü işleyenlerin kimler olduğunu ve onların sonlarını haber veriyor. Allah'a iftira edenden, yani O'na ortak koşandan, O'nun hakkında yalan uydurandan veya O'nun apaçık ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç kimse! Çünkü bu kişi, hem Rabbine karşı edepsizlik etmiş hem de kendi nefsine zulmetmiştir. Oysa Allah, kullarına merhamet ederek onlara doğru yolu gösteren ayetler indirmiş, peygamberler göndermiştir. Buna rağmen inkâr edenler, işte bu zulmün en büyüğünü işlemişlerdir.
Allah Teâlâ, bu zalimlerin dünyada hemen cezalandırılmadığını, fakat onlar için yazılmış bir pay olduğunu bildiriyor. Onlar, Levh-i Mahfuz'da kendileri için takdir edilmiş olan hayır ve şer ne varsa ona ulaşacaklardır. Bu, onların dünyadaki rızıkları, ömürleri ve karşılaşacakları olaylardır. Bu bir mühlettir, bir ertelemedir; ama asla unutulma değildir. Nihayet o vade dolduğunda, ölüm meleği ve yardımcıları onlara gelir ve canlarını alırken sorarlar: "Allah'ı bırakıp da taptığınız o putlar, o ortaklar, o veliler nerede? Sizi bu durumdan kurtarsınlar, size yardım etsinler!" Bu soru, onları azarlamak ve pişmanlıklarını yüzlerine vurmak içindir.
İşte o anda, gerçeğin tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığı o dehşetli an, onların dili tutulur ve sadece şunu söyleyebilirler: "Onlar bizden kaybolup gittiler, bizi yalnız bıraktılar, bize hiçbir fayda sağlayamadılar." Ve kendi aleyhlerine şahitlik ederek, dünyada Allah'ın birliğini inkâr eden kâfirler olduklarını itiraf ederler. Fakat bu itiraf, o anda onlara hiçbir fayda vermez; çünkü iman, gayb âlemindeyken, ölümü görmeden önce olmalıdır. Bu itiraf, sadece hüznü artırır ve azabı katmerleştirir.
Ey insan! Bu âyet, sana iki büyük gerçeği hatırlatıyor: Birincisi, Allah'a ortak koşmak ve O'nun ayetlerini yalanlamak, en büyük zulümdür. İkincisi ise, Allah'ın mühleti asla ihmal değildir. Her nefes, her an, o yazılmış paya doğru ilerliyorsun. Ölüm melekleri bir gün mutlaka gelecek ve o soruyu soracaklar. O gün, "Onlar bizden kayboldu" demek yerine, bugün "Rabbimiz Allah'tır" deyip O'na yönelmen, O'nun ayetlerine iman edip hayatını O'nun rızasına göre düzenlemen en büyük kazançtır. Unutma, Allah'ın rahmeti geniştir; tövbe kapısı, ölüm gelmeden önce açıktır. Bu fırsatı değerlendir ve o dehşetli sorgudan kurtul, ebedi kurtuluşa er.
📜 Ayet 35-39 — A'râf
Meal — A'râf 37
Sure A'râf Ayet 37 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim…Sure Ayet 37/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 35–39. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










