Nûh · 24/28
Meal Okunuş — Nûh
وَقَدۡ أَضَلُّواْ كَثِيرًاۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا  ۝٢٤
Wa qad adalloo kasee ranw wa laa tazidiz zaalimeena illaa dalaalaa
📖 Türkçe Anlam
"Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır."
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • أَضَلُّوا: (Onlar) saptırdılar, dalalete düşürdüler.
  • كَثِيرًا: Birçok kimseyi, pek çok kişiyi.
  • وَلَا تَزِدِ: Ve artırma (dua anlamında: artırma, çoğaltma).
  • الظَّالِمِينَ: Zalimleri, kendilerine zulmedenleri (küfür ve inatla nefislerine zulmedenleri).
  • ضَلَالًا: Sapkınlık, doğru yoldan uzaklaşma, dalalet.

Tefsir:

Hz. Nûh (a.s.), kavmine uzun yıllar boyunca tevhid inancını tebliğ etmiş, onları Allah'a iman etmeye ve putlara tapmaktan vazgeçmeye çağırmıştı. Ancak kavminin ileri gelenleri, kendilerine uyan zayıf ve saf insanları saptırmak için büyük bir gayret gösterdiler. Onlar, insanları Allah'ın yolundan alıkoymak için türlü türlü hileler ve tuzaklar kurdular. İnsanlara, atalarının yolundan ayrılmamalarını telkin ettiler ve onları, içinde bulundukları bâtıl inançlarda direnmeye teşvik ettiler.

Bu önderler, kendilerine uyan birçok kimseyi dalalete düşürdüler. Onları, Allah'ın birliğini inkâr etmeye ve kendi uydurdukları putlara tapmaya sevk ettiler. Bu putlar, aslında geçmişte yaşamış salih kimselerin isimleriydi; ancak şeytan, onların ölümünden sonra insanlara bu isimleri temsil eden heykeller ve putlar yapmalarını fısıldamış, zamanla bu heykeller ilahlaştırılmıştı. Böylece nice insanlar, bu vesileyle Allah'ı bırakıp o putlara ibadet etmeye başladılar.

Hz. Nûh (a.s.), bu durum karşısında artık ümidini kesmiş ve kavminin hidayete ermeyeceğini anlamıştı. Çünkü Allah Teâlâ ona, kavminden ancak daha önce iman edenlerin iman edeceğini bildirmişti. Bunun üzerine Nûh (a.s.), Rabbine şöyle dua etti: "Rabbim! Bu zalimler, birçok insanı saptırdılar. Onlar, kendi nefislerine zulmettiler ve küfürde ısrar ettiler. Artık Sen de onlara hidayet nasip etme; onları dalalet içinde bırak ve sapkınlıklarını artır."

Bu dua, bir beddua niteliği taşımaktadır. Nûh (a.s.), Allah'ın kendisine verdiği bilgi doğrultusunda, bu kavmin artık iman etmeyeceğini kesin olarak anlamış ve onların helak olması için Allah'a yalvarmıştır. Nitekim bu duanın ardından Allah Teâlâ, tûfan ile o zalim kavmi helak etmiş, onları boğarak cezalandırmıştır.

Bu kıssadan alınacak büyük dersler vardır: İnsanları doğru yoldan saptıranlar, sadece kendilerini değil, peşlerinden gidenleri de felakete sürüklerler. Zalimlerin sonu daima hüsrandır. Allah'ın emrine karşı gelenler, O'nun azabından asla kurtulamazlar. Müminler ise, her zaman Allah'a sığınmalı, O'ndan hidayet istemeli ve zalimlerin tuzağına düşmekten sakınmalıdırlar. Tıpkı Hz. Nûh'un (a.s.) sabrı gibi, bizler de hakikat uğrunda sabretmeli ve Allah'ın yardımının mutlaka geleceğine inanmalıyız.

🎧 Dinle

📜 Ayet 22-26 — Nûh

22وَمَكَرُواْ مَكۡرًا كُبَّارًا 
Nuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi.
23وَقَالُواْ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسۡرًا 
İnsanlara: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus, Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin" dediler.
24وَقَدۡ أَضَلُّواْ كَثِيرًاۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا 
"Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır."
25مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمۡ أُغۡرِقُواْ فَأُدۡخِلُواْ نَارًا فَلَمۡ يَجِدُواْ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًا 
Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar.
26وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرۡ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ دَيَّارًا 
Nuh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma."
NûhKuran Fihrist
28Ayet
MekkiRevelation
24Ayet

Meal — Nûh 24

Sure Ayet 24/28 — Nûh نوح (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nûh Dinle, Nûh Meal, Nûh mp3, Nûh pdf. Ayet 22–26. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler