Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Nekesû: Bozdular, çiğnediler.
- Eymân: Yeminler, antlaşmalar.
- Taanû: Dil uzattılar, ayıpladılar, eleştirdiler.
- Eimmetü’l-küfr: Küfrün önderleri, elebaşları.
- Lâ eymâne lehüm: Onların gerçek anlamda yemini/ahdi yoktur.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, Müslümanlarla antlaşma yapan müşriklerin tutumunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Şöyle ki: Eğer bu müşrikler, yapmış oldukları antlaşmaları bozar, verdikleri sözleri çiğner ve dininize, İslam’a dil uzatıp onu ayıplamaya, küçümsemeye kalkışırlarsa, artık onlara karşı tavrınız net olmalıdır: Onlarla savaşın! Çünkü onlar küfrün elebaşları, fitnenin başını çekenlerdir. Onların verdikleri sözlerde durmayacakları, yeminlerine sadık kalmayacakları artık açıkça bilinmektedir. Antlaşma yapılsa bile bunu bozacaklar, verdikleri sözü tutmayacaklardır.
Burada dikkat çekilen husus, onların sadece antlaşmayı bozmaları değil, aynı zamanda İslam dinine ve Müslümanlara karşı düşmanlıklarını açığa vurmalarıdır. Bu iki durum, onlarla savaşmayı meşru kılan en önemli sebeplerdir. Onlarla savaşmaktaki amaç, onların bu saldırgan tutumlarına son vermek, İslam’a ve Müslümanlara yönelik tehditlerini bertaraf etmektir. Bu savaş, bir intikam veya düşmanlık savaşı değil; aksine dinin ve toplumun güvenliğini sağlamak, fitneyi ortadan kaldırmak içindir. Nitekim âyetin sonunda “Umulur ki vazgeçerler” buyrulmaktadır. Yani bu savaşın hedefi, onları yok etmek değil; onların küfür ve düşmanlıklarından vazgeçmelerini sağlamaktır. Bu, İslam’ın savaş hukukundaki merhamet ve adalet anlayışının da bir göstergesidir.
Sevgili kardeşlerim, bu âyet bize önemli bir ders vermektedir: Dinimize ve değerlerimize yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmamalıyız. Ancak unutmamalıyız ki bu emir, o dönemin şartlarına özgü bir savaş hükmüdür ve günümüzde de benzer durumlarda İslam’ın belirlediği kurallar çerçevesinde uygulanır. Müslüman olarak bizler, her zaman affedici ve barıştan yana olmalıyız; ancak dinimize ve canımıza, malımıza ve namusumuza yönelik bir saldırı olduğunda, Allah’ın emri gereği gereken tavrı ortaya koymaktan da geri durmamalıyız. Bu, hem bir hak hem de bir sorumluluktur. Rabbimiz, bu âyetle bize hem güçlü olmayı hem de adaletli davranmayı öğretmektedir. Unutmayalım ki Allah, antlaşmalara riayet edenleri sever ve hainlik edenleri de asla sevmez.
📜 Ayet 10-14 — Tevbe
Meal — Tevbe 12
Sure Tevbe Ayet 12 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Eğer andlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar, dininize dil uzatırlarsa, inkarda önde…Sure Ayet 12/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 10–14. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler









