Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Sekentüm (وَسَكَنتُمْ): Yerleştiniz, ikamet ettiniz, konakladınız.
- Mesâkin (مَسَاكِنِ): Evler, yurtlar, barınaklar.
- Zalemû enfüsehüm (ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ): Kendilerine zulmettiler, yani küfür ve günahlarla kendi aleyhlerine işlediler.
- Tebeyyene (تَبَيَّنَ): Açıkça ortaya çıktı, apaçık belli oldu, iyice anlaşıldı.
- Darabnâ (ضَرَبْنَا): Verdik, gösterdik, beyan ettik. (Burada "örnek vermek" anlamındadır.)
- Emsâl (اَلْأَمْثَالَ): Örnekler, ibretler, dersler.
Tefsir:
Ey insanlar! Sizden önce yaşamış ve kendilerine zulmetmiş olan kavimlerin evlerinde, yurtlarında siz de barındınız, onların diyarlarında gezip dolaştınız. Tıpkı Hûd kavmi ve Sâlih kavmi gibi Allah'ın emrine karşı gelen, peygamberlerini yalanlayan ve böylece kendi öz canlarına zulmeden o toplulukların kalıntıları üzerinde hayat sürdünüz. Onların o görkemli evleri, sağlam yapıları size miras kaldı. Peki, onların başına ne geldiğini görmediniz mi? Allah'ın onları nasıl helâk ettiğini, nasıl yerle bir ettiğini, geriye ibret alınacak ne varsa bıraktığını apaçık görmediniz mi? Elbette gördünüz ve duydunuz. Size onların akıbetleri hakkında her şey açıkça belli oldu.
Üstelik Allah, Kur'an'da sizin için onlardan nice örnekler verdi, nice ibretli kıssalar anlattı. Onların nasıl azaba uğradıklarını, hangi hataları yüzünden helâk olduklarını, hangi günahları işlediklerini tek tek beyan etti. Bütün bunlar, sizin de aynı yola sapmamanız, aynı hataya düşmemeniz için birer uyarı ve ibret vesilesiydi. Ama siz, bu kadar açık delillere, bu kadar ibret verici örneklere rağmen yine de onların yolunu izlediniz, onların yaptığı hataları tekrarladınız. Gözlerinizle gördüğünüz, kulaklarınızla işittiğiniz bu ibretlerden ders almadınız.
Bu ayet, bizlere çok önemli bir mesaj vermektedir: Tarih, ibret almak isteyenler için dopdolu bir hazinedir. Geçmiş milletlerin başına gelenler, bizim için birer uyarı levhasıdır. Onların evlerinde oturuyor, onların miraslarını kullanıyoruz; ama onların hatalarına düşmemek için gereken dersi ne kadar alıyoruz? Allah'ın ayetleri ve peygamberlerin uyarıları karşısında kalplerimiz ne kadar yumuşuyor? İşte bu ayet, bizi bu soruları sormaya ve geçmişten ders çıkarmaya davet ediyor. Unutmayalım ki, Allah'ın kanunu değişmez; kim O'na isyan eder, peygamberlerini yalanlarsa, sonu hüsran olur. Rabbimiz bizleri, geçmiş kavimlerin akıbetinden ibret alan, O'nun emirlerine sımsıkı sarılan kullarından eylesin.
📜 Ayet 43-47 — İbrâhim
Meal — İbrâhim 45
Sure İbrâhim Ayet 45 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: "Rabbimiz!…Sure Ayet 45/52 — İbrâhim إبراهيم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İbrâhim Dinle, İbrâhim Meal, İbrâhim mp3, İbrâhim pdf. Ayet 43–47. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










