Enbiyâ · 44/112
Meal Okunuş — Enbiyâ
بَلْ مَتَّعْنَا هَٰؤُلَاءِ وَآبَاءَهُمْ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ ۗ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِي الْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا ۚ أَفَهُمُ الْغَالِبُونَ ۝٤٤
Bal matta`naa haaa`ulaaa`i wa aabaaa`ahum hattaa taala `alaihimul `umur; afalaa yarawna anna naatil arda nanqusuhaa min atraafihaa; afahumul ghaaliboon
📖 Türkçe Anlam
Biz bunlara ve babalarına geçimlikler verdik de ömürleri uzadı; şimdi memleketlerini her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Üstün gelen onlar mıdır?
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • متّعنا: Nimetlerle donattık, faydalandırdık.
  • طال عليهم العمر: Ömürleri uzadı, uzun süre yaşadılar.
  • ننقصها من أطرافها: Yeryüzünü uçlarından eksiltiyoruz; yani düşmanlarının beldelerini fethedip onların topraklarını daraltıyoruz.

Tefsir:

Bu âyet, kâfirlerin ve atalarının dünya hayatında kendilerine verilen nimetlerle şımarıp azgınlaştıklarını, uzun ömürlerle övünerek Allah'ın azabını unuttuklarını haber veriyor. Onlar, kendilerine tanınan bu sürenin bir imtihan olduğunu kavrayamadılar. Oysa Allah, onları bu nimetlerle hemen cezalandırmayarak onlara mühlet verdi; fakat bu mühlet onları gaflete düşürdü. Onlar, "Biz güçlüyüz, bize bir şey olmaz" diyerek kibirlerine devam ettiler.

Allah Teâlâ onlara şöyle sesleniyor: "Görmüyorlar mı ki biz yeryüzüne geliyoruz ve onu uçlarından eksiltiyoruz?" Bu, müminlerin zaferi ve kâfirlerin topraklarının daralması anlamına gelir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde İslam fetihleri yayıldıkça, şirk diyarları küçülüyor, müminlerin hâkimiyeti artıyordu. Bu durum, kâfirlerin güçlerinin aslında ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu.

Ey insanlar! Bu âyet, Allah'ın kudretinin sonsuzluğunu ve O'nun vaadinin mutlaka gerçekleşeceğini hatırlatıyor. Sakın dünya nimetlerine aldanmayın; uzun ömür, mal ve evlatlar sizi Allah'ın azabından koruyamaz. Tarih boyunca nice güçlü kavimler, bu nimetlere güvenip isyan ettiler ve sonunda helak oldular. Allah'ın yardımı müminlerle beraberdir. O, dinini yüceltecek ve kâfirleri zelil edecektir. Öyleyse Allah'a yönelin, O'nun vaadine güvenin ve sabredin. Zafer, Allah'a ve Resulü'ne iman edenlerindir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 42-46 — Enbiyâ

42قُلْ مَن يَكْلَؤُكُم بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمَٰنِ ۗ بَلْ هُمْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِم مُّعْرِضُونَ
De ki: "Geceleyin ve gündüzün sizi Rahman'dan kim koruyabilir?" Ama onlar Rablerinin Kitabından yüz çevirmektedirler.
43أَمْ لَهُمْ آلِهَةٌ تَمْنَعُهُم مِّن دُونِنَا ۚ لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَ أَنفُسِهِمْ وَلَا هُم مِّنَّا يُصْحَبُونَ
Yoksa kendilerini bize karşı savunacak tanrıları mı var? O tanrılar kendilerine bile yardım edemezler. Katımızdan da dostluk görmezler.
44بَلْ مَتَّعْنَا هَٰؤُلَاءِ وَآبَاءَهُمْ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ ۗ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِي الْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا ۚ أَفَهُمُ الْغَالِبُونَ
Biz bunlara ve babalarına geçimlikler verdik de ömürleri uzadı; şimdi memleketlerini her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Üstün gelen onlar mıdır?
45قُلْ إِنَّمَا أُنذِرُكُم بِالْوَحْيِ ۚ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَاءَ إِذَا مَا يُنذَرُونَ
De ki: "Ben ancak sizi vahy ile uyarıyorum" Uyarıldıkları zaman, sağırlar çağrıyı duymazlar.
46وَلَئِن مَّسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِّنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa: "Vah bize! Doğrusu biz haksızdık" derler.
EnbiyâKuran Fihrist
112Ayet
MekkiRevelation
44Ayet

Meal — Enbiyâ 44

Sure Enbiyâ Ayet 44 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Biz bunlara ve babalarına geçimlikler verdik de ömürleri uzadı; şimdi…

Sure Ayet 44/112 — Enbiyâ الأنبياء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Enbiyâ Dinle, Enbiyâ Meal, Enbiyâ mp3, Enbiyâ pdf. Ayet 42–46. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler