Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yaızukum (يَعِظُكُمُ): Size öğüt verir, sizi uyarır, sakındırır.
- En teûdû (أَن تَعُودُوا): Geri dönmeniz, tekrar yapmanız.
- Li-mislihî (لِمِثْلِهِ): Onun bir benzerine, bu tür bir iftira ve yalan söyleme işine.
- Ebeden (أَبَدًا): Sonsuza dek, hiçbir zaman.
- İn küntüm mü'minîn (إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ): Eğer gerçekten iman etmiş kimseler iseniz.
Tefsir:
Allah Teâlâ bu âyet-i kerîmede müminlere çok mühim bir öğüt ve uyarıda bulunmaktadır. Önceki âyetlerde, müminlerin iffetli bir kadına (Hz. Âişe validemize) karşı yapılan çirkin iftira hadisesinde nasıl bir tavır takınmaları gerektiği anlatılmıştı. Bu âyette ise Allah, kullarına şöyle seslenmektedir: "Allah size öğüt veriyor ve sizi uyarıyor: Eğer gerçekten iman etmiş kimseler iseniz, böyle bir iftiraya, bu tür bir yalan ve karalama işine asla, hiçbir zaman geri dönmeyin!"
Burada Allah Teâlâ, müminleri iki büyük hakikate davet etmektedir:
Birincisi: İman, kişiyi günahtan alıkoyan en büyük engeldir. Bir kimse Allah'a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsa, bu iman onun kalbine öyle bir nur ve basiret verir ki, o kişi bir müminin namusuna, şerefine ve iffetine dil uzatmanın ne kadar büyük bir vebal olduğunu idrak eder. İman, insanın vicdanını diri tutar ve onu haramlardan uzaklaştırır.
İkincisi: Allah'ın öğüdü, kullarına olan merhametinin bir tecellisidir. Allah, bizleri bu günahtan sakındırarak aslında bize acımakta ve bizi cehennem azabından korumaktadır. Bu öğüt, bir babanın evladına verdiği en kıymetli nasihatten daha değerlidir; çünkü bu öğüt, sonsuz hayatımızı kurtaracak olan ilahî bir ikazdır.
Sevgili müminler! Bu âyet bize gösteriyor ki, mümin olmanın bir gereği de dilini ve kalbini günahtan korumaktır. İftira, dedikodu ve karalama; toplumun huzurunu bozan, kardeşlik bağlarını koparan ve insanların itibarını zedeleyen büyük günahlardandır. Allah Teâlâ, bu âyetle bizlere adeta şöyle demektedir: "Ey iman edenler! Bir anlık gafletle işlediğiniz bu hatadan ders alın ve asla tekrarına cesaret etmeyin. Çünkü mümin, hatasından dönen ve bir daha o hataya yaklaşmayandır."
Bu ilahî öğüt, aynı zamanda müminler için bir şeref nişanesidir. Zira Allah, böyle büyük bir günahtan sakındırarak bizleri meleklerin bile imreneceği bir ahlak seviyesine yükseltmek istemektedir. Ne mutlu o kimselere ki, Allah'ın bu öğüdünü can kulağıyla dinler ve hayatlarını bu öğüde göre tanzim ederler. Onlar, dünyada huzurlu, âhirette ise kurtuluşa erenlerdir.
Unutmayalım ki, iman sadece dille söylenen bir söz değil; kalple tasdik, organlarla da yaşanması gereken bir hayat nizamıdır. Bu âyet, imanın pratiğe dökülmesi gerektiğini, gerçek müminin iffetine, namusuna ve kardeşinin şerefine sahip çıkan kişi olduğunu bizlere öğretmektedir. Allah hepimizi bu güzel ahlak üzere sabit kılsın.
📜 Ayet 15-19 — Nûr
Meal — Nûr 17
Sure Nûr Ayet 17 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Eğer mümin kişilerdenseniz, Allah buna benzer bir şeye bir daha…Sure Ayet 17/64 — Nûr النور (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nûr Dinle, Nûr Meal, Nûr mp3, Nûr pdf. Ayet 15–19. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










