Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- "Halet": Geçip gitmek, önce gelmek, gelip geçmek.
- "İnkalabtüm": Geri dönmek, dönüş yapmak.
- "A'kab": Topuklar. "A'kab üzerine dönmek" deyimi, geriye dönmek, dininden dönmek (irtidat etmek) anlamında kullanılır.
- "Şâkirîn": Şükredenler, nimetin kıymetini bilip Allah'a itaatle karşılık verenler.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, Müslümanlara çok önemli bir ders vermekte ve onları Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) olan bağlılıklarını, O'nun şahsına değil, getirdiği dine ve Allah'ın rızasına bağlamaları konusunda eğitmektedir. Cenâb-ı Hak, Peygamberimiz'in (s.a.v.) diğer peygamberler gibi bir beşer ve bir elçi olduğunu, O'ndan önce de nice peygamberlerin gelip geçtiğini, onların da ölümle karşılaştığını haber veriyor. Bu, hem teselli hem de bir uyarıdır.
Âyetin nazil olduğu dönemde, münafıklar ve düşmanlar, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) şehit edildiği haberini yaymışlar ve bu haberle Müslümanların sarsılmasını, belki de dinlerinden dönmelerini ummuşlardı. İşte bu âyet, o fitne anında Müslümanlara hitap ederek şöyle demektedir: "Muhammed (s.a.v.) ancak bir elçidir. O'ndan önce de elçiler gelip geçmiştir. Eğer o ölür ya da öldürülürse siz gerisin geriye mi döneceksiniz? Kim geri dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır."
Bu ifadeler, imanın esasının Allah'a ve O'nun dinine bağlılık olduğunu, hiçbir insanın -peygamber dahi olsa- ebedî olmadığını, asıl olanın davasının ve getirdiği hakikatlerin yaşatılması olduğunu öğretir. Müslüman, İslam'a ve Kur'an'a sarılmalıdır; çünkü bunlar kıyamete kadar bakidir. Peygamberlerin vefatı veya şehadeti, davalarının ölümü değildir.
Âyetin devamında, dininden dönenlerin Allah'a hiçbir zarar veremeyeceği, asıl zararı kendi nefislerine verecekleri bildirilir. Çünkü Allah, kullarının imanına muhtaç değildir; O, kendi zatıyla kaimdir, her türlü noksanlıktan münezzehtir. Dininden dönen kimse, dünyada hüsrana uğrar, ahirette de büyük bir azaba dûçar olur. Bu, onun kendi eliyle kendine verdiği en büyük zarardır.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet, bizlere iki büyük ders verir: Birincisi, imanımızın ve bağlılığımızın merkezinde Allah ve O'nun dini olmalıdır. Hiçbir faniye, hiçbir beşere, hatta peygambere dahi olsa, aşırı bağlılık bizi asıl hedeften saptırmamalıdır. İkincisi ise, Allah'ın rızasını kazanmanın yolu, O'na şükretmekten, yani nimetlerini bilip O'na itaat etmekten geçer. Allah, bu şükreden kullarını asla mükâfatsız bırakmayacaktır. Onlar, dünyada izzet ve zaferle, ahirette ise cennet ve rıdvanla ödüllendirileceklerdir.
Ey iman edenler! Dininizi, Peygamberinizin şahsına değil, Allah'ın ipine sımsıkı sarılın. Çünkü din, Allah'ındır ve O, dinini koruyacaktır. Sizler, bu kutlu davaya sahip çıktığınız müddetçe, Allah'ın yardımı ve zaferi sizinle beraberdir. Şükredenlerden olun ki, Allah'ın nimeti üzerinize yağsın ve sizler, dünya ve ahirette kurtuluşa erenlerden olasınız.
📜 Ayet 142-146 — Âl-i İmrân
Meal — Âl-i İmrân 144
Sure Âl-i İmrân Ayet 144 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür…Sure Ayet 144/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 142–146. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










