Âl-i İmrân · 196/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِ ۝١٩٦
Laa yaghurrannaka taqal lubul lazeena kafaroo fil bilaad
📖 Türkçe Anlam
İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yegurrenneke (لَا يَغُرَّنَّكَ): Sakın seni aldatmasın, kandırmasın, gururlandırmasın.
  • Tekallübü (تَقَلُّبُ): Dönüp dolaşma, bir yerden bir yere gidip gelme, ticaret ve kazanç için seyahat etme.
  • Ellezîne keferû (الَّذِينَ كَفَرُوا): İnkâr edenler, Allah'ı ve Peygamberini tanımayan kâfirler.
  • Fîl bilâd (فِي الْبِلَادِ): Şehirlerde, ülkelerde, yeryüzünün çeşitli bölgelerinde.

Tefsir:

Ey Peygamber! Sakın o kâfirlerin yeryüzünde rahatça dolaşması, ticaret için bir şehirden diğerine geçmesi, bol rızıklara kavuşması ve dünya nimetleri içinde yüzmesi seni aldatmasın! Onların bu hâli, Allah'ın onlara değer verdiği anlamına gelmez. Bu, sadece dünyalık bir imtihandır; bir süreliğine onlara tanınmış bir mühlettir. Onlar bu geçici hayatta ne kadar refah içinde yaşarlarsa yaşasınlar, sonları hüsrandır. Bu dünya malı ve saltanatı, onları Allah'ın azabından kurtaramayacaktır.

Bu ayet, müminlerin gönlünü ferahlatmakta ve onlara şöyle demektedir: "Sakın onların bolluk içinde yüzdüğünü görüp de üzülmeyin! Onların bu hâli geçicidir. Asıl kalıcı olan, sizin imanınız ve ahiretteki kurtuluşunuzdur. Onların dünyadaki bu rahatlığı, onları yalnızca azaba biraz daha yaklaştırmaktadır. Çünkü her bir nefes, onların hesabını ağırlaştırmakta ve cezalarını büyütmektedir."

Ey mümin! Bu ayet, sana önemli bir ders vermektedir: Dünya hayatı, aldatıcı bir seraptır. Kâfirlerin zenginliği, makamı ve rahatlığı seni imrendirmesin. Unutma ki, bu dünya bir imtihan yeridir; asıl ödül ve ceza ahirettedir. Sen, Allah'ın rızasını kazanmak için sabret ve O'na güven. Çünkü Allah, kâfirlere verdiği bu dünya nimetlerini, onların kalplerindeki küfrün cezası olarak bir tuzak kılmıştır. Onlar bu nimetlerle şımarıp azgınlaşırken, senin sabrın ve takvan seni yüceltecektir.

Bu müjde, müminlerin kalbine huzur vermektedir: Dünyanın geçici süslerine aldanma! Asıl zafer, Allah'ın dinine hizmet edenlerindir. Kâfirlerin bu dünyadaki dönüp dolaşmaları, onların sonunu değiştirmeyecektir. Onların sonu, Allah'ın vaad ettiği azaptır. Sen ise, Allah'ın vaad ettiği rahmet ve cennete koş! İşte gerçek kazanç budur.

🎧 Dinle

📜 Ayet 194-198 — Âl-i İmrân

194رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۗ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
"Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın".
195فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّي لَا أُضِيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ ۖ بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ ۖ فَالَّذِينَ هَاجَرُوا وَأُخْرِجُوا مِن دِيَارِهِمْ وَأُوذُوا فِي سَبِيلِي وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ثَوَابًا مِّنْ عِندِ اللَّهِ ۗ وَاللَّهُ عِندَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ
Rableri dualarını kabul etti: "Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır".
196لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِ
İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..
197مَتَاعٌ قَلِيلٌ ثُمَّ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ ۚ وَبِئْسَ الْمِهَادُ
İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..
198لَٰكِنِ الَّذِينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا نُزُلًا مِّنْ عِندِ اللَّهِ ۗ وَمَا عِندَ اللَّهِ خَيْرٌ لِّلْأَبْرَارِ
Fakat Rablerinden sakınanlara, Allah katından konukluklar bulunan, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah katındaki şeyler, iyi olanlar için daha hayırlıdır.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
196Ayet

Meal — Âl-i İmrân 196

Sure Âl-i İmrân Ayet 196 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni…

Sure Ayet 196/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 194–198. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler