Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yeterabbesûne: Gözetlemek, beklemek, fırsat kollamak.
- Feth: Zafer, fetih, Allah’ın yardımıyla elde edilen galibiyet ve ganimet.
- Nâsîb: Pay, hisse, nasip.
- Nestehviz: Üstünüzde hâkimiyet kurmak, sizi ele geçirmek, size hâkim olmak.
- Sebîl: Yol, delil, galibiyet yolu, üstünlük vesilesi.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, münafıkların (ikiyüzlülerin) müminlere karşı tutumlarını ve oyunlarını gözler önüne seriyor. Onlar, sizin başınıza ne gelecek diye sürekli fırsat kollarlar, sizi gözetlerler. Eğer Allah size bir zafer verir, sizi düşmanlarınıza karşı üstün kılar ve ganimet elde ederseniz, hemen yanınıza sokulup: "Biz de sizinle beraber değil miydik? Sizinle birlikte savaşmadık mı?" derler ve bu sayede ganimetten pay kapmaya çalışırlar. Fakat eğer kâfirlerin bir payı olur, onlar bir başarı elde ederse, bu sefer de kâfirlere dönüp: "Biz sizi korumadık mı? Sizi müminlerin şerrinden savmadık mı? Onlara karşı size yardım etmedik mi?" derler. Yani her iki tarafa da yaranmaya, her durumdan kendi menfaatlerine pay çıkarmaya çalışırlar.
İşte bu iki yüzlü tavır, onların kalplerindeki iman zayıflığının ve samimiyetsizliğin en açık göstergesidir. Onlar ne müminlerle gerçekten beraberdirler ne de kâfirlerle. Sadece kendi çıkarlarını düşünürler. Ama Allah Teâlâ, bu oyunların hiçbirinin kâr etmeyeceğini bildiriyor: "Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir." O gün, kimin gerçekten mümin, kimin münafık olduğu ortaya çıkacak ve herkes hak ettiği karşılığı alacaktır.
Âyetin sonunda ise müminlere müjdeli bir haber var: "Allah, kâfirlere müminler üzerinde asla bir yol vermeyecektir." Bu, Allah’ın müminlere verdiği büyük bir güvencedir. Kâfirler ne kadar güçlü görünseler de, müminler ne kadar zayıf durumda olsalar da, Allah’ın izni olmadan onların müminlere karşı kesin bir üstünlük elde etmeleri mümkün değildir. Bu, dünyada da ahirette de böyledir. Elbette bu, müminlerin üzerlerine düşen görevleri ihmal etmeleri anlamına gelmez; aksine, Allah’ın yardımına layık olmak için samimi iman, salih amel ve birlik beraberlik içinde olmaları gerekir. Allah, kendisine güvenen ve O’nun yolunda gayret eden kullarını asla yalnız bırakmaz.
Bu âyet, bizlere şunu öğretiyor: İman, sadece dille söylenen bir söz değil, kalpte yerleşen ve davranışlara yansıyan bir hakikattir. Münafıkların oyunlarına aldanmamalı, onların sözlerine değil, Allah’ın vaadine güvenmeliyiz. Allah’ın vaadi haktır ve O, müminleri asla zayi etmez. Önemli olan, hangi şartta olursak olalım imanımızı korumak, Allah’a güvenmek ve O’nun rızasını kazanmak için çalışmaktır. Unutmayalım ki, zafer de yenilgi de Allah’tandır ve asıl olan, O’nun rızasını kazanmaktır.
📜 Ayet 139-143 — Nisâ
Meal — Nisâ 141
Sure Nisâ Ayet 141 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Sizi gözleyenler, Allah'tan size bir zafer gelirse, "Sizinle beraber değil…Sure Ayet 141/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 139–143. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










