Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Tevbe: Günahlardan dönüş, pişmanlıkla Allah'a yönelme ve O'ndan af dileme.
- Bilâ cihâletin (bi cehâletin): Bilgisizlikle, cehaletle; sonucunu ve vebalini düşünmeden.
- Min karîb: Yakın bir zamanda; ölümü görmeden, can boğaza gelmeden önce.
- Yetûbu: Tevbe eder, günahlarından vazgeçip Allah'a yönelir.
- Alîm: Her şeyi hakkıyla bilen.
- Hakîm: Her işi hikmetli, yerli yerinde olan.
Tefsir:
Rahmeti sonsuz olan Allah Teâlâ, kullarına tövbe kapısını açmış ve bu kapıdan girmenin şartlarını bildirmiştir. Bu âyet, tövbenin kabul edileceği kimseleri ve zamanı açıkça beyan eder. Buna göre Allah'ın kabul edeceği tövbe, cehaletle —yani günahın sonucunu, vebalini ve Allah'ın rızasından uzaklaştıracağını bilmeyerek veya bilse bile bu sonucu düşünmeden, nefsine uyarak— kötülük işleyen kimselerin tövbesidir. Burada "cehalet" ifadesi, günahı bilerek işleyenleri de kapsar; çünkü bir mümin, günahın çirkinliğini ve Allah katındaki ağırlığını tam anlamıyla idrak etseydi, ona cesaret edemezdi. Bu yüzden her günahkâr, bu anlamda bir cehalet içindedir.
Tövbenin kabulü için ikinci şart ise "yakın bir zamanda" tövbe etmektir. Yani ölümü görmeden, can boğaza gelmeden, dünyadan ümit kesilmeden önce Allah'a yönelmektir. Kişi, ölüm meleğini görüp de "Ben artık tövbe ediyorum" derse, bu tövbe makbul değildir; çünkü o an iman ve tövbe, irade ile değil, çaresizlikle yapılmış olur. Allah Teâlâ, kullarının hayatları boyunca işledikleri hatalardan dönmelerini, O'na sığınmalarını ve rahmetine koşmalarını ister. İşte bu şartlara uyarak tövbe edenlerin tövbesini Allah kabul eder, günahlarını bağışlar ve onları affıyla kuşatır.
Âyetin sonunda Allah'ın Alîm ve Hakîm olduğu vurgulanır. O, kullarının kalplerinde ne olduğunu, tövbelerinin samimi mi yoksa gösteriş mi olduğunu hakkıyla bilir. Aynı zamanda Hakîm'dir; yani her hükmü, her takdiri ve her şartı yerli yerindedir. Tövbeyi bu şartlara bağlaması da O'nun hikmetinin bir gereğidir; kullarını ihmal ve gafletten uyandırmak, onları gerçek bir pişmanlık ve samimiyete yöneltmek içindir.
Sevgili kardeşim! Bu âyet, Allah'ın rahmetinin genişliğini müjdelemektedir. Ne kadar günah işlersen işle, ölüm gelmeden önce tövbe kapısı açıktır. Allah, kullarının tövbesinden hoşnut olur ve onları bağışlamayı sever. Öyleyse bu fırsatı kaçırma; hemen O'na dön, pişmanlığını dile getir, bir daha günaha dönmemeye azmet. Çünkü Allah, tövbe edenleri sever ve onların günahlarını siler. Unutma ki, tövbe kapısı kıyamete kadar açıktır; ama her nefesin bir sonu vardır. Ölüm gelmeden önce O'na yönelmek, en büyük kazançtır.
📜 Ayet 15-19 — Nisâ
Meal — Nisâ 17
Sure Nisâ Ayet 17 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul…Sure Ayet 17/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 15–19. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










