Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Tevbe: Günahlardan pişmanlık duyup Allah'a yönelerek af dileme.
- Seyyiat: Kötülükler, günahlar.
- Hazara'l-mevt: Ölümün gelip çatması, can çekişme anı.
- E'tednâ: Hazırladık, hazır ettik.
- Elîm: Acı veren, ıstırap veren.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, tövbenin kabul edilme vaktini ve şartlarını beyan ederek müminleri uyarmakta, gaflet içinde ömür geçirenleri ikaz etmektedir. Allah Teâlâ, tövbe kapısının açık olduğunu ancak bu kapının belirli bir vakti olduğunu haber vermektedir.
Âyetin ilk bölümünde, günah işlemeye devam eden, kötülüklerde ısrar eden ve ölümle yüz yüze gelinceye kadar tövbe etmeyen kimselerin tövbesinin kabul edilmeyeceği bildirilmektedir. Kişi, can çekişme anında, ölüm meleklerini gördüğünde "Ben şimdi tövbe ettim" dese de bu tövbe makbul değildir. Çünkü tövbe, gayb âlemini görmeden, iman ve pişmanlığın samimi olduğu hayat devresinde yapılmalıdır. Ölüm anında yapılan tövbe, çaresizliğin ve zorunluluğun ifadesidir; bu yüzden geçersizdir.
İkinci bölümde ise kâfir olarak ölenlerin durumu zikredilmektedir. Onların da tövbesi kabul edilmeyeceği gibi, iman etmeden bu dünyadan ayrılanlar için de af söz konusu değildir. Bu iki grubun ortak noktası, tövbeyi sürekli ertelemeleri ve sonunda tövbe etme fırsatını tamamen kaybetmeleridir.
Âyetin sonunda, bu kimseler için Allah'ın "elem verici bir azap" hazırladığı bildirilmektedir. Bu, hem günahkârların hem de kâfirlerin karşılaşacağı acı sonu haber veren ciddi bir tehdittir.
Davet ve İkaz:
Ey müminler! Bu âyet, bizlere tövbenin kıymetini ve vaktinin önemini öğretmektedir. Allah'ın rahmet kapısı, ömür boyunca açıktır; ancak bu kapı, ölüm anında kapanmaktadır. O halde bugün, şu an tövbe etmek en doğru yoldur. Yarın ne olacağını bilemeyiz. Rabbimizin affına sığınmak için ölümü beklemek, büyük bir aldanıştır.
Allah Teâlâ, tövbe eden kullarını çok sever ve onların günahlarını bağışlar. Nitekim Kur'an'da "De ki: Ey kendi nefislerine karşı haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar" buyurulmuştur. Öyleyse bu büyük rahmete ulaşmak için acele edelim, tövbemizi geciktirmeyelim. Bugün tövbe eden, kurtuluşa eren; yarın tövbe ederim diyen ise kaybedenlerden olabilir.
Rabbimiz bizleri, tövbeyi erteleyenlerden değil, samimi bir kalple O'na yönelenlerden eylesin. Âmin.
📜 Ayet 16-20 — Nisâ
Meal — Nisâ 18
Sure Ayet 18/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 16–20. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










