Nisâ · 95/176
Meal Okunuş — Nisâ
لَّا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ ۚ فَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِدِينَ دَرَجَةً ۚ وَكُلًّا وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَىٰ ۚ وَفَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْرًا عَظِيمًا ۝٩٥
Laa yastawil qaa`idoona Minal mu`mineena ghairu ulid darari walmujaahidoona fee sabeelil laahi bi amwaalihim wa anfusihim; faddalal laahul mujaahideena bi amwaalihim wa anfusihim; faddalal laahul mujaahideena bi am waalihim wa anfusihim `alalqaa`ideena darajab; wa kullanw wa`adal laahul husnaa; wa faddalal laahul mujaahideena `alal qaa`ideena ajran `azeemaa
📖 Türkçe Anlam
İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Kâidûn (القاعدون): Oturanlar, yerlerinde duranlar; burada savaşa katılmayanlar anlamında.
  • Ulü'd-darar (أولو الضرر): Özür sahipleri; hasta, kör, topal gibi savaşa katılmaya gücü yetmeyenler.
  • Mücahidûn (المجاهدون): Allah yolunda canlarıyla ve mallarıyla savaşanlar.
  • Derece (درجة): Mertebe, yüksek makam, üstünlük.
  • Hüsna (الحسنى): En güzel karşılık; burada cennet.
  • Ecrun azîm (أجر عظيم): Büyük, sınırsız mükâfat.

Tefsir:

Yüce Allah bu âyet-i kerimede, iman edenler arasında derece farkını ortaya koymakta ve cihadın faziletini beyan etmektedir. Allah katında eşit değildir; özürsüz olarak cihaddan geri duran, evinde oturan müminler ile Allah yolunda mallarını ve canlarını ortaya koyarak savaşan mücahitler. Bu ikisi asla aynı seviyede değildir.

Allah Teâlâ, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenleri, özürsüz olarak geride duranlardan bir derece üstün kılmıştır. Çünkü mücahit, hem niyetiyle hem de fiiliyle Allah yolunda bedel ödemekte, canını ve malını O'nun rızası için feda etmektedir. Bu, imanın en yüksek mertebelerinden biridir.

Bununla birlikte Allah'ın rahmeti geniştir. Âyetin devamında, her iki gruba da güzel bir mükâfat vaat edildiği bildirilmektedir. Yani özür sahibi olup savaşa katılamayan müminler de -hasta, yaşlı, kör, güçsüz gibi- niyetleri samimi olduğu ve Allah yolundan geri kalmayı arzu etmedikleri için cennetle müjdelenmişlerdir. Onların da güzel bir karşılığı vardır. Ancak Allah, mücahitleri hem dünyada hem ahirette büyük bir ecirle, sınırsız bir mükâfatla üstün kılmıştır.

Bu âyet, Müslümanlara şunu öğretir: İman sadece dille ikrar değil, gerektiğinde can ve mal ile fedakârlık yapmaktır. Cihad, ümmetin şerefini ve izzetini koruyan en yüce ibadetlerdendir. Allah yolunda mücadele edenler, hem dünyada hem ahirette en büyük derecelere ulaşırlar. Ancak bu, özür sahiplerinin değersiz olduğu anlamına gelmez; Allah herkese niyetine ve gücüne göre karşılık verir. Önemli olan, kalbin Allah'a bağlı olması ve elinden geleni yapmaktır.

Sevgili kardeşim! Bu âyet bize, Allah katında değer ölçüsünün dünya malı veya makam olmadığını, imanla birlikte fedakârlığın esas olduğunu gösterir. Sen de gücün nispetinde Allah yolunda olmaya gayret et; ister ilimle, ister malınla, ister duanla. Unutma ki Allah, samimi niyet ve gayreti asla karşılıksız bırakmaz. Cennetin en yüksek dereceleri, Allah yolunda canını ve malını ortaya koyanları beklemektedir. Rabbimiz bizleri de bu şerefli kullarından eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 93-97 — Nisâ

93وَمَن يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُّتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا
Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde temelli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, lanetlemiş ve büyük azab hazırlamıştır.
94يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا ضَرَبْتُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ أَلْقَىٰ إِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِنًا تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا فَعِندَ اللَّهِ مَغَانِمُ كَثِيرَةٌ ۚ كَذَٰلِكَ كُنتُم مِّن قَبْلُ فَمَنَّ اللَّهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُوا ۚ إِنَّ اللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا
Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın. Size, müslüman olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek: "Sen mümin değilsin" demeyin. Allah katında birçok ganimetler vardır. Evvelce siz de öyleydiniz. Allah size iyilikte bulundu, iyice araştırıp anlayın, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.
95لَّا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ ۚ فَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِدِينَ دَرَجَةً ۚ وَكُلًّا وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَىٰ ۚ وَفَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْرًا عَظِيمًا
İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder.
96دَرَجَاتٍ مِّنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةً ۚ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder.
97إِنَّ الَّذِينَ تَوَفَّاهُمُ الْمَلَائِكَةُ ظَالِمِي أَنفُسِهِمْ قَالُوا فِيمَ كُنتُمْ ۖ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَفِينَ فِي الْأَرْضِ ۚ قَالُوا أَلَمْ تَكُنْ أَرْضُ اللَّهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا فِيهَا ۚ فَأُولَٰئِكَ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَسَاءَتْ مَصِيرًا
Kendilerine yazık edenlerin melekler canlarını aldıkları zaman onlara: "Ne yaptınız bakalım?" deyince, "Biz yeryüzünde zavallı kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabını verecekler. Onlarınvaracakları yer cehennemdir. Orası ne kötü dönülecek yerdir!
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
95Ayet

Meal — Nisâ 95

Sure Nisâ Ayet 95 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad…

Sure Ayet 95/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 93–97. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler