Awalam yaseeroo fil ardi fa yanzuroo kaifa kaana `aaqibatul lazeena kaanoo min qablihim; kaanoo hum ashadda minhum quwwatanw wa aasaaran fil ardi fa akhazahumul laahu bizunoobihim wa maa kaana lahum minal laahi minw waaq
📖 Meal (Türkçe Anlam)
📖 Türkçe Anlam
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce ve kendilerinden daha kuvvetli olan ve yeryüzünde daha çok eser bırakan kimselerin sonuçlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Allah onları suçlarıyla yakalamıştır. Allah'a karşı onları koruyan yoktur.
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
Məgər onlar yer üzündə gəzib-dolaşıb özlərindən əvvəlkilərin aqibətinin necə olduğunu görmədilərmi? Onlar bunlardan daha qüvvətli idilər və yer üzündə daha çox iz qoymuşdular. Allah onları günahlarına görə əzabla yaxaladı və onları Allahdan qoruyan olmadı.
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce ve kendilerinden daha kuvvetli olan ve yeryüzünde daha çok eser bırakan kimselerin sonuçlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Allah onları suçlarıyla yakalamıştır. Allah'a karşı onları koruyan yoktur.
Ey Resul! Seni yalanlayan bu müşrikler, yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Dolaşıp da kendilerinden önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa o önceki kavimler (Âd, Semûd ve diğerleri) bunlardan daha güçlü, daha kuvvetliydiler; yeryüzünde bıraktıkları eserler, bayındırlık ve medeniyet izleri de bunlarınkinden çok daha sağlam ve kalıcıydı. Fakat bunca güç ve kuvvetlerine rağmen, inkârları ve işledikleri günahlar sebebiyle Allah onları yakalayıp helâk etti. O azap geldiğinde onları Allah'ın cezasından koruyacak hiçbir engel, hiçbir siper ve hiçbir koruyucu bulunmadı. Ne malları, ne evlatları, ne de sahip oldukları güçleri onları Allah'ın azabından kurtarabildi.
Faydalar ve Hikmetler:
Bu âyet, tarihin ibretlerle dolu bir okul olduğunu ve geçmiş milletlerin akıbetlerinin, günümüz insanları için en büyük uyarıcı olduğunu gösterir. Yeryüzünde gezip dolaşmak ve eski medeniyetlerin kalıntılarını görmek, insanın kalbini yumuşatır ve Allah'ın kudretini idrak etmesine vesile olur.
Güç, kuvvet, mal ve mülk gibi dünya nimetleri, Allah'ın azabına karşı hiçbir koruma sağlamaz. Asıl güç ve korunma, Allah'a iman etmek ve O'na itaat etmekle mümkündür.
Bu âyet, insana büyük bir tevazu kazandırır; zira insan ne kadar güçlü olursa olsun, Allah'ın kudreti karşısında aciz olduğunu hatırlar. Bu da kişiyi kibirden arındırır ve Allah'a yöneltir.
Allah'ın sünneti (kanunu) değişmez: Günah ve inkârda ısrar eden toplumlar, güçleri ne olursa olsun helâk edilirler. Bu, Müslümanlara hem bir uyarı hem de bir müjdedir; zira hak batıla karşı her zaman galip gelecektir.
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce ve kendilerinden daha kuvvetli olan ve yeryüzünde daha çok eser bırakan kimselerin sonuçlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Allah onları suçlarıyla yakalamıştır. Allah'a karşı onları koruyan yoktur.
Bu, kendilerine açık belgelerle gelen peygamberlerini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah da onları bunun için yakalamıştır. Doğrusu O, kuvvetlidir, cezalandırması da şiddetlidir.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .