Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Ehdâ (أَهْدَىٰ): Daha doğru, daha hidayetli, en isabetli yol gösterici.
- Vecedtüm (وَجَدتُّمْ): Buldunuz, gördünüz, benimsediniz.
- Kâfirûn (كَافِرُونَ): İnkâr edenler, örtüp gizleyenler, reddedenler.
Tefsir:
Bu ayet-i kerime, Allah'ın gönderdiği peygamberlerin, kavimlerinin "Biz atalarımızı bir din üzerinde bulduk, onların izinden gidiyoruz" şeklindeki körü körüne taklitçi tavırlarına verdikleri cevabı bizlere haber vermektedir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ve ondan önceki tüm peygamberler, kavimlerine tebliğde bulunduklarında, o kavimlerin ileri gelenleri bu bahaneyi öne sürerek hakikati reddetmişlerdir.
İşte bu ayette, o peygamberin kavmine yönelik şu anlamlı sorusu aktarılır: "Eğer ben size, atalarınızın üzerinde bulduğunuz o dinden daha doğru, daha hidayetli ve sizi kurtuluşa götürecek bir yol ile gelmişsem, yine de mi atalarınızı takip edeceksiniz?" Bu soru, aslında onların akıllarını başlarına almaları ve hakikati düşünmeleri için bir davettir. Zira hakikat, ataların adetlerine körü körüne bağlılıkla değil, delil ve basiretle bulunur.
Fakat o zalim kavim, bu çağrıya kulak vermemiş ve büyük bir inatla şu cevabı vermişlerdir: "Şüphesiz biz, sizin (ey peygamberler!) gönderildiğiniz şeyi (o tevhid dinini ve getirdiğiniz mesajı) tamamen inkâr edenleriz." Onlar, kendilerine gelen hidayet rehberini, sırf atalarının yolunu bırakmamak adına reddetmişlerdir. Bu, onların akılsızlığını ve hakikate karşı büyük bir düşmanlık içinde olduklarını göstermektedir.
Davet ve İbret:
Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize çok önemli bir dersi vermektedir: Hak ve hakikat, kimin söylediğine veya hangi çağda yaşadığımıza bakılmaksızın, her zaman takip edilmeye layık olandır. Atalarımızın veya büyüklerimizin yolu, eğer Allah'ın kitabına ve Resulü'nün sünnetine uygun ise ne güzel! Ancak onların yolu, Kur'an ve Sünnet'e aykırı ise, o takdirde bizim için ölçü, ataların adetleri değil, vahyin ışığı olmalıdır. Allah Teala, bizleri körü körüne taklitçilikten muhafaza etsin, hakikati görüp ona tabi olanlardan eylesin. Unutmayalım ki, kurtuluş ancak ve ancak Allah'ın indirdiği hidayete sarılmakla mümkündür. Bu hidayete sarılanları Allah dünyada ve ahirette aziz kılacaktır.
📜 Ayet 22-26 — Zuhruf
Meal — Zuhruf 24
Sure Ayet 24/89 — Zuhruf الزخرف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Zuhruf Dinle, Zuhruf Meal, Zuhruf mp3, Zuhruf pdf. Ayet 22–26. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










