Mâide · 39/120
Meal Okunuş — Mâide
فَمَن تَابَ مِنۢ بَعۡدِ ظُلۡمِهِۦ وَأَصۡلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيۡهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ  ۝٣٩
Faman taaba mim ba`di zulmihee wa aslaha fa innal laaha yatoobu `alaih; innal laaha Ghafoorur Raheem
📖 Türkçe Anlam
Ettiği zulümden sonra tevbe edip düzelen kimse, bilsin ki Allah onun tevbesini kabul eder. Allah şüphesiz Bağışlayan'dır, merhametli olandır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tâbe: Tevbe etti, günahından pişman olup Allah'a yöneldi.
  • Zulmü: Burada zulüm kelimesi, kişinin kendi nefsine yaptığı haksızlık anlamında, yani hırsızlık günahını işlemesidir.
  • Aslaha: Islah etti, amelini ve durumunu düzeltti, salih ameller işlemeye başladı.
  • Yetûbu aleyh: Allah'ın tevbesini kabul etmesi, ona rahmetiyle yönelip günahını bağışlaması.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, Yüce Allah'ın kullarına olan engin merhametinin ve bağışlayıcılığının en güzel örneklerinden birini sunmaktadır. Ayet, bir önceki ayette zikredilen hırsızlık cezasının ardından gelmekte ve günahkâr kula umut kapısını aralamaktadır. Şöyle ki: Kim işlediği bu zulümden, yani hırsızlık günahından sonra içtenlikle tevbe eder, Allah'a yönelir ve amelini düzelterek salih bir kul olmaya gayret ederse, Allah onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah, tevbe eden kullarını sever ve onların günahlarını bağışlar.

Burada dikkat çeken husus, tevbenin sadece dille "tevbe ettim" demekten ibaret olmadığı, aynı zamanda amelin düzeltilmesi gerektiğidir. Yani kişi, hırsızlığı bırakıp helal kazanç yoluna yönelmeli, davranışlarını ıslah etmeli ve Allah'ın emirlerine uymalıdır. İşte böyle bir tevbe, Allah katında makbuldür ve O'nun "Ğafûr" (çok bağışlayan) ve "Rahîm" (çok merhametli) isimlerinin tecellisine mazhar olur.

Ancak şu da unutulmamalıdır ki, bu tevbenin Allah katındaki bağışlanmaya vesile olması, ahiret azabından kurtuluş içindir. Eğer suç, mahkemeye intikal etmiş ve hüküm verilmişse, dünyevi cezanın (hadd) uygulanması tevbe ile düşmez. Bu, toplum düzeninin korunması ve suçun caydırıcılığının sağlanması içindir. Fakat kişi, yakalanmadan önce tevbe eder ve hakkı sahibine iade ederse, bu onun için daha hayırlıdır.

Davet ve İrşad:

Ey Allah'ın kulları! Bu ayet, size ne kadar büyük bir müjde vermektedir. Hangi günahı işlemiş olursanız olun, hatta hırsızlık gibi ağır bir suç dahi olsa, tevbe kapısı sonuna kadar açıktır. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şeytan sizi "Artık sen affedilmezsin, günahın çok büyük" diye vesveselendirmesin. Çünkü Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. O, günahkâr kulunun tevbe edip kendisine yönelmesinden büyük mutluluk duyar. Hemen bugün, şu an tevbe edin, amelini düzeltin ve O'nun engin mağfiretine sığının. Unutmayın ki, Allah'ın sevgisini kazanmanın yolu, O'na yönelmek ve O'nun rızasına uygun yaşamaktır. Tevbe eden kul, tertemiz bir sayfa açmış gibidir; geçmişte ne yaşanmış olursa olsun, Allah onu bağışlar ve kulunu asla yüzüstü bırakmaz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 37-41 — Mâide

37يُرِيدُونَ أَن يَخۡرُجُواْ مِنَ ٱلنَّارِ وَمَا هُم بِخَٰرِجِينَ مِنۡهَاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ مُّقِيمٌ 
Ateşten çıkmak isterler, çıkamazlar. Onlara sürekli azab vardır.
38وَٱلسَّارِقُ وَٱلسَّارِقَةُ فَٱقۡطَعُوٓاْ أَيۡدِيَهُمَا جَزَآءَۢ بِمَا كَسَبَا نَكَٰلًا مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ 
Erkek hırsız ve kadın hırsızın, yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak, ellerini kesin. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir.
39فَمَن تَابَ مِنۢ بَعۡدِ ظُلۡمِهِۦ وَأَصۡلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيۡهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ 
Ettiği zulümden sonra tevbe edip düzelen kimse, bilsin ki Allah onun tevbesini kabul eder. Allah şüphesiz Bağışlayan'dır, merhametli olandır.
40أَلَمۡ تَعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ يُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَيَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٍ قَدِيرٌ 
Göklerin ve yerin hükümranlığının Allah'ın olduğunu bilmiyor musun? Dilediğine azabeder, dilediğini bağışlar. Allah her şeye Kadir'dir.
41۞ يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٌۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ 
Kalbleri inanmamışken, ağızlarıyla, "İnandık" diyenler, yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de, "Böyle bir fetva size verilirse alın, verilmezse kaçının" derler. Allah'ın fitneye düşmesini dilediği kimse için Allah'a karşı senin elinden bir şey gelmez. İşte onlar Allah'ın, kalblerini arıtmak istemediği kimselerdir. Dünyada rezillik onlaradır. Onlara ahirette de büyük azab vardır.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
39Ayet

Meal — Mâide 39

Sure Ayet 39/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 37–41. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler