En'âm · 108/165
Meal Okunuş — En'âm
وَلَا تَسُبُّواْ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّواْ ٱللَّهَ عَدۡوَۢا بِغَيۡرِ عِلۡمٍۗ كَذَٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمۡ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِم مَّرۡجِعُهُمۡ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ  ۝١٠٨
Wa laa tasubbul lazeena yad`oona min doonil laahi fa yasubbul laaha `adwam bighairi `ilm; kazaalika zaiyannaa likulli ummatin `amalahum summa ilaa Rabbihim marji`uhum fa yunabbi`uhum bimaa kaanooya`maloon
📖 Türkçe Anlam
Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O, işlediklerini haber verir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tesübbû: Sövmeyin, hakaret etmeyin.
  • Yed’ûne: Çağırıyorlar, ibadet ediyorlar.
  • Adven: Zulümle, haddi aşarak, haksız yere.
  • Zeyyennâ: Süsledik, güzel gösterdik.
  • Merce’uhum: Dönüşleri, varacakları yer.
  • Yünebbiühüm: Onlara haber verecek, bildirecek.

Tefsir:

Ey iman edenler! Müşriklerin Allah’tan başka yalvarıp yakardıkları putlara, sahte ilahlara sövmeyin, onlara hakaret etmeyin. Evet, onlar hiçbir şeye yaramayan, duymayan, görmeyen, fayda ve zarar veremeyen cansız varlıklardır; sövülmeyi en çok hak eden şeylerdir. Fakat siz onlara söverseniz, bu cahil ve taşkın kimseler, öfkelerine kapılıp sizin Allah’ınıza sövmeye kalkışırlar. Onlar, Allah’ın yüceliğini bilmezler; O’na yakışmayan sözler söylerler. Bu sebeple, dininize ve Rabbinize gelebilecek bir zararı önlemek için, onların sahte ilahlarına dil uzatmayın. Bu, kötülüğe giden kapıyı kapatmak ve hikmetli bir davranıştır.

Bilin ki, tıpkı bu müşriklere yaptıkları kötü amelleri süsleyip onları yoldan çıkardığımız gibi, her ümmete de kendi amellerini süslemişizdir. Kimine hayrı, kimine şerri güzel göstermişizdir; bu, onların tercihlerinin bir sonucudur. Onlar kendi elleriyle seçtikleri yolda giderler. Ama unutmasınlar ki, hepsinin dönüşü yalnızca Rablerinedir. Kıyamet gününde herkes O’nun huzuruna varacak ve O, yaptıkları her şeyi onlara bir bir haber verecektir. Hiçbir şey O’ndan gizli kalmaz. İyilik yapan iyiliğini, kötülük yapan kötülüğünü görecek ve karşılığını alacaktır.

Ey kardeşlerim! Bu ayet bize ne büyük bir ahlak dersi veriyor. Biz Müslümanlar, en çok sevdiğimiz Rabbimizi korumak için bile olsa, hakaret ve sövme dilini kullanmaktan sakınmalıyız. Çünkü bizim yolumuz, hikmet ve güzel öğüt yoludur. Biz, hakka davet ederken bile edep ve nezaketi elden bırakmayız. Unutmayalım ki, asıl hedefimiz insanları kazanmak, kalplerini İslam’a ısındırmaktır. Hakaret ve küfür ise kalpleri kilitler, kapıları kapatır. Rabbimiz, bizlere bu inceliği öğretiyor: Kötülüğe karşı bile akıllıca ve güzelce karşılık verin. Zira asıl hesap gününde görülecek ve herkes amelinin karşılığını bulacaktır. Öyleyse biz, güzel ahlakı kuşanalım, dilimizi koruyalım ve Rabbimizin rızasını kazanmaya bakalım.

🎧 Dinle

📜 Ayet 106-110 — En'âm

106ٱتَّبِعۡ مَآ أُوحِيَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِينَ 
Rabbin'den sana vahyolunana uy, O'ndan başka tanrı yoktur, puta tapanlardan yüz çevir.
107وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكُواْۗ وَمَا جَعَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ حَفِيظًاۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِوَكِيلٍ 
Allah dileseydi puta tapmazlardı. Seni onlara koruyucu yapmadık, onların vekili de değilsin.
108وَلَا تَسُبُّواْ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّواْ ٱللَّهَ عَدۡوَۢا بِغَيۡرِ عِلۡمٍۗ كَذَٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمۡ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِم مَّرۡجِعُهُمۡ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ 
Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O, işlediklerini haber verir.
109وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَئِن جَآءَتۡهُمۡ ءَايَةٌ لَّيُؤۡمِنُنَّ بِهَاۚ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡأٓيَٰتُ عِندَ ٱللَّهِۖ وَمَا يُشۡعِرُكُمۡ أَنَّهَآ إِذَا جَآءَتۡ لَا يُؤۡمِنُونَ 
Kendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler, ancak Allah katındadır"; onların, mucize geldiği zaman da inanmayacaklarını anlamıyor musunuz?
110وَنُقَلِّبُ أَفۡـِٔدَتَهُمۡ وَأَبۡصَٰرَهُمۡ كَمَا لَمۡ يُؤۡمِنُواْ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ 
Onların kalblerini, gözlerini, ona ilk defa inanmadıkları gibi çeviririz; onları taşkınlıkları içinde şaşkın şaşkın bırakırız.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
108Ayet

Meal — En'âm 108

Sure Ayet 108/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 106–110. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler