Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Fevâhiş: Büyük günahlar, çirkin ve iğrenç işler, zina gibi ahlâksızlıklar.
- İsm: Günah, haram olan her türlü söz ve davranış.
- Bağy: Zulüm, haksızlık, insanlara saldırı, haddi aşma.
- Sultân: Delil, kanıt, hüccet, yetki.
Tefsir:
Ey Peygamber! Bu âyet-i kerîmede Allah Teâlâ, senin aracılığınla bütün insanlığa, haram kılınan şeylerin sınırlarını net bir şekilde bildirmektedir. Bu, dinin özünü ve Allah'ın koyduğu sınırları anlatan en kapsamlı beyanlardan biridir.
Allah (c.c.) öncelikle "fevâhiş"i, yani büyük ve çirkin günahları haram kıldığını bildirir. Bunların "açık olanı" (toplum içinde işlenen, herkesin gördüğü) ve "gizli olanı" (kimsenin görmediği, gece işlenen, kalpte gizlenen) aynı şekilde haramdır. Çünkü Allah, kulunun gizlisini de açığını da bilir. Bir günahı gizlice işlemek, onu helâl kılmaz.
Ardından "ism"i, yani günahın her türlüsünü haram kıldığını bildirir. İster büyük ister küçük olsun, Allah'ın emrine aykırı düşen her fiil, her söz ve her niyet haramdır.
Sonra "bağy"i, yani insanlara karşı işlenen zulmü, haksızlığı, onların canına, malına ve namusuna saldırmayı haram kıldığını bildirir. Bu, haklı bir sebep olmaksızın yapılan her türlü saldırıyı kapsar. İnsanlara zulmetmek, Allah katında en büyük günahlardandır.
Daha sonra Allah Teâlâ, "Allah'a ortak koşmayı" haram kıldığını bildirir. Bu, hakkında hiçbir delil ve kanıt indirilmemiş olan varlıkları Allah'a ortak kabul etmektir. Allah, kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamızı emretmemiş, aksine bunu en büyük zulüm olarak nitelendirmiştir. Hiçbir kimse, hiçbir kitap, hiçbir gelenek, Allah'a ortak koşmak için geçerli bir delil sunamaz.
Ve son olarak Allah Teâlâ, "Allah hakkında bilmediğimiz şeyleri söylemeyi" haram kıldığını bildirir. Bu, Allah'a iftira etmek, O'nun adına yalan uydurmak, O'nun indirmediği hükümleri O'na nispet etmek demektir. "Şu helâldir, bu haramdır" derken Allah'ın kitabına ve Peygamberinin sünnetine dayanmadan konuşmak, bu yasağın kapsamına girer. Allah hakkında bilgisizce konuşmak, cehaletin en tehlikeli türüdür.
Bu âyet, İslâm'ın haram anlayışının özünü ortaya koyar. Görüldüğü gibi İslâm, sadece bazı yiyecek ve içecekleri yasaklamakla kalmaz; ahlâksızlığı, zulmü, şirki ve Allah'a iftirayı da yasaklar. Bu, dinin bütüncül bir hayat anlayışı sunduğunu gösterir.
Sevgili kardeşim! Bu âyet, Allah'ın rahmetinin bir tecellisidir. Çünkü Allah, neyi neden haram kıldığını açıkça bildirmiş, kullarını karanlıkta bırakmamıştır. Haramlar, aslında bizim için birer koruma kalkanıdır. Onlardan uzak durduğumuzda hem dünyada huzura kavuşuruz hem de ahirette kurtuluşa ereriz. Allah'ın koyduğu sınırlara saygı göstermek, O'na olan sevgimizin ve bağlılığımızın en güzel ifadesidir. Bu sınırlara riayet edenleri Allah, dünyada izzet ve ahirette cennet ile mükâfatlandıracağını vaat etmiştir. O halde gelin, bu haramlardan uzak duralım, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışalım ve O'nun affına sığınalım.
📜 Ayet 31-35 — A'râf
Meal — A'râf 33
Sure Ayet 33/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 31–35. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










