Yûnus · 101/109
Meal Okunuş — Yûnus
قُلِ انظُرُوا مَاذَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ وَمَا تُغْنِي الْآيَاتُ وَالنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ ۝١٠١
Qulin zuroo maazaa fissamaawaati wal ard; wa maa tughnil Aayaatu wannuzuru `an qawmil laa yu`minoon
📖 Türkçe Anlam
"Göklerde ve yerde neler var, bir bakın" de. İnanmayacak bir millete ayetler ve uyarmalar fayda vermez.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İnzâr (النذر): Uyarıcılar, korkutanlar, peygamberler ve gönderilen uyarı mesajları.
  • Tuğnî (تغني): Fayda vermek, bir şeyi engellemek veya bir ihtiyacı karşılamak. Burada "bir kimseyi azaptan kurtarmak, ona fayda sağlamak" anlamındadır.
  • Âyât (الآيات): Allah'ın varlığına ve birliğine delalet eden kâinattaki işaretler, mucizeler ve deliller.

Tefsir:

Ey Resul! O senden mucize isteyen, sana inatla karşı çıkan müşriklere de ki: "Bir bakın, bir düşünün! Göklerde ve yerde ne var?" Şu uçsuz bucaksız kâinata bir göz atın; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, denizler, bitkiler, hayvanlar ve insanın kendisi... Bunların her biri, kudreti sonsuz olan Allah'ın varlığına ve birliğine işaret eden apaçık birer delil, birer ayettir. Bu deliller, gözlerini gerçeğe kapatanlar için bile ortadadır; fakat asıl mesele, bu delillerden ibret alacak bir kalbin ve görecek bir gözün bulunmasıdır.

Ancak şunu da bil ki, bu ayetler, mucizeler ve uyarıcı olarak gönderilen peygamberler; iman etmeyi kendi iradeleriyle reddeden, inadı ve kibri yüzünden gerçeği kabul etmeyen bir topluma asla fayda vermez. Çünkü onların kalpleri mühürlenmiş, gözleri ve kulakları hakikate karşı kapatılmıştır. Onlara ne kadar delil gösterilse de, ne kadar uyarıcı gelse de, iman etmeyeceklerini Allah bilir ve bu yüzden bu deliller onları azaptan kurtaramaz.

Ey insan! Sakın sen de bu uyarıyı duyup da gaflet içinde olma. Kâinattaki her bir zerrenin, her bir varlığın Allah'ın kudretine ve birliğine şahitlik ettiğini gör. Bu delilleri görüp de iman etmeyenler, sadece kendi nefislerine zulmetmiş olurlar. Allah'ın rahmeti ve hidayeti, iman etmek isteyen herkese açıktır. Öyleyse gözünü, gönlünü bu ayetlere çevir; Rabbini tanı ve O'na yönel. Unutma ki, hidayet Allah'tandır ve O, doğru yolu arayan kullarına yardım eder. Bu büyük nimeti kaçıranlardan olma; çünkü pişmanlık o gün fayda vermez.

🎧 Dinle

📜 Ayet 99-103 — Yûnus

99وَلَوْ شَاءَ رَبُّكَ لَآمَنَ مَن فِي الْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا ۚ أَفَأَنتَ تُكْرِهُ النَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ
Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?
100وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ أَن تُؤْمِنَ إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ ۚ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azab verir.
101قُلِ انظُرُوا مَاذَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ وَمَا تُغْنِي الْآيَاتُ وَالنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ
"Göklerde ve yerde neler var, bir bakın" de. İnanmayacak bir millete ayetler ve uyarmalar fayda vermez.
102فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثْلَ أَيَّامِ الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلِهِمْ ۚ قُلْ فَانتَظِرُوا إِنِّي مَعَكُم مِّنَ الْمُنتَظِرِينَ
Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen olaylardan başka bir şey mi bekliyorlar? "Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim" de.
103ثُمَّ نُنَجِّي رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا ۚ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ الْمُؤْمِنِينَ
Sonra Biz, peygamberlerimizi ve inananları böylece kurtarırız, inananları (verdiğimiz söz gereğince) kurtarmamız Bize haktır.
YûnusKuran Fihrist
109Ayet
MekkiRevelation
101Ayet

Meal — Yûnus 101

Sure Yûnus Ayet 101 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Göklerde ve yerde neler var, bir bakın" de. İnanmayacak bir…

Sure Ayet 101/109 — Yûnus يونس (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Yûnus Dinle, Yûnus Meal, Yûnus mp3, Yûnus pdf. Ayet 99–103. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler