Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Mâ ağnâ: Bir şeyi fayda vermedi, engelleyemedi, uzaklaştıramadı.
- Anhu: Ondan, onun için.
- Mâluhu: Malı, serveti.
- Ve mâ keseb: Ve kazandığı şeyler; çocukları, evladı ve dünya malından elde ettiği her şey.
Tefsir:
Bu âyet, Ebû Leheb hakkında inmiştir. Onun malı ve kazandıkları, Allah'ın azabı geldiğinde kendisinden hiçbir şeyi uzaklaştıramadı, ona hiçbir fayda sağlamadı. Sahip olduğu servet, makam, evlat ve dünyada topladığı her türlü imkân; ne azabı ondan defedebildi ne de ona bir rahmet vesilesi oldu. O, bu dünyada malıyla ve evladıyla övünüyor, güç sahibi olduğunu sanıyordu. Fakat Allah'ın azabı geldiğinde bunların hiçbiri ona siper olamadı. Malı da kazandıkları da onu kurtaramadı. Bu, onun dünyadaki hiçbir varlığının ahirette işine yaramayacağının kesin bir ifadesidir.
Faydalar:
- İnsanı Allah'a isyana sürükleyen en büyük gerekçelerden biri olan mal ve evlat, aslında kişiyi Allah'ın azabından koruyamaz. Bu, insanın güvendiği her şeyin aslında ne kadar aciz olduğunu gösterir.
- Mümin, malına ve evladına güvenip Allah'ın emirlerini terk etmemelidir. Asıl güvenilmesi gereken yalnızca Allah'tır.
- Bu âyet, dünya malının ve evladın, Allah katında değerli olmadığını; ancak iman ve salih amelin kişiyi kurtaracağını hatırlatır. İnsan, kazandığı her şeyin hesabını vereceğini bilerek yaşamalıdır.
- Allah'ın dinine düşmanlık edenler, ne kadar zengin ve güçlü olurlarsa olsunlar, sonlarının hüsran olduğunu bilmelidirler. Bu da Müslümana, hak üzere sebat etme ve Allah'a güvenme bilinci kazandırır.
📜 Ayet 1-4 — Tebbet
Meal — Tebbet 2
Sure Tebbet Ayet 2 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi.Sure Ayet 2/5 — Tebbet المسد (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tebbet Dinle, Tebbet Meal, Tebbet mp3, Tebbet pdf. Ayet 1–4. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










