İsrâ · 44/111
Meal Okunuş — İsrâ
تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ ۚ وَإِن مِّن شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ ۗ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا ۝٤٤
Tusabbihu lahus samaawaatus sab`u wal ardu wa man feehinn; wa im min shai`in illaa yusabbihu bihamdihee wa laakil laa tafqahoona tasbeehahum; innahoo kaana Haleeman Ghafooraa
📖 Türkçe Anlam
Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Doğrusu O Halim olandır, Bağışlayan'dır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tüsebbihu: Tesbih eder, Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih eder.
  • Yüsebbihu bi-hamdihî: O’nu hamd ile birlikte tesbih eder, yani O’nu överek ve O’na şükrederek yüceltir.
  • Lâ tefkahûne: Anlamazsınız, idrak edemezsiniz.
  • Halîm: Kullarına karşı aceleci davranmayan, cezayı erteleyen, yumuşak davranan.
  • Gafûr: Çok bağışlayan, mağfireti bol olan.

Tefsir:

Bu âyet, kâinatın tamamının Allah’ı tesbih ettiğini, O’nu her türlü noksanlıktan tenzih ederek hamd ile yücelttiğini haber veriyor. Yedi gök, yer ve onların içinde bulunan tüm varlıklar — melekler, insanlar, cinler, hayvanlar, bitkiler, hatta cansız varlıklar — hepsi Allah’ı tesbih eder. Kapıların gıcırtısı, ağaçların hışırtısı, taşların sessizliği… Her şey, kendi diliyle ve kendi hâliyle Allah’ı anar, O’na hamd eder.

Ancak biz insanlar, bu tesbihin mahiyetini kavrayamayız. Çünkü bu tesbih, bizim bildiğimiz dillerle değil, her varlığın kendine özgü bir diliyle ve idrak edemeyeceğimiz bir şekilde gerçekleşir. Biz yalnızca kendi dilimizle yapılan tesbihi duyar ve anlarız. Fakat bu, diğer varlıkların tesbih etmediği anlamına gelmez. Onların tesbihi, bizim algı sınırlarımızın ötesindedir.

Bu âyet, insana ne kadar büyük bir sorumluluk yüklediğini de hatırlatır. Eğer kâinattaki her varlık Allah’ı tesbih ediyorsa, akıl ve idrak sahibi olan insanın bu tesbihten geri kalması düşünülemez. Bizler, dilimizle, kalbimizle ve hâlimizle Allah’ı anmalı, O’nu her türlü eksiklikten tenzih etmeli ve O’na hamd etmeliyiz.

Âyetin sonunda Allah’ın Halîm ve Gafûr olduğu vurgulanır. Yani O, kullarına karşı yumuşak davranır, onları hemen cezalandırmaz, onlara tövbe etme fırsatı tanır. Ve kim O’na yönelir, tövbe ederse, O da onu bağışlar. Bu, ne kadar büyük bir rahmet kapısıdır! Allah, kâinatın tamamının kendisini tesbih ettiği bir azamet sahibi olmasına rağmen, kullarına karşı merhametlidir ve onların günahlarını bağışlar.

Ey insan! Sen de bu kâinatın bir parçasısın. Senin de görevin, bu büyük tesbih kervanına katılmaktır. Dilinle, kalbinle ve amelinle Allah’ı an, O’na hamd et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, seni bağışlamaya hazırdır. Yeter ki sen O’na yönel.

🎧 Dinle

📜 Ayet 42-46 — İsrâ

42قُل لَّوْ كَانَ مَعَهُ آلِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ إِذًا لَّابْتَغَوْا إِلَىٰ ذِي الْعَرْشِ سَبِيلًا
De ki: "Eğer dedikleri gibi Allah'la beraber tanrılar bulunsaydı, o takdirde hepsi arşın sahibiyle savaşmaya bir yol ararlardı."
43سُبْحَانَهُ وَتَعَالَىٰ عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا
O, onların söylediklerinden Münezzeh'tir, Yüce'dir, Ulu'dur.
44تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ ۚ وَإِن مِّن شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ ۗ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا
Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Doğrusu O Halim olandır, Bağışlayan'dır.
45وَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا
Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.
46وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا ۚ وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْآنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلَىٰ أَدْبَارِهِمْ نُفُورًا
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuran'da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.
İsrâKuran Fihrist
111Ayet
MekkiRevelation
44Ayet

Meal — İsrâ 44

Sure İsrâ Ayet 44 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu…

Sure Ayet 44/111 — İsrâ الإسراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İsrâ Dinle, İsrâ Meal, İsrâ mp3, İsrâ pdf. Ayet 42–46. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler