Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Emm (أَمْ): Belki de, yoksa; burada azarlama ve kınama anlamında kullanılmıştır.
- Türidûne (تُرِيدُونَ): İstiyorsunuz, arzu ediyorsunuz.
- Tes'elû (تَسْأَلُوا): Sormanız, istemeniz.
- Süile (سُئِلَ): İstendi, soruldu.
- Mûsâ (مُوسَى): İsrailoğulları'na gönderilen büyük peygamber.
- Yetebeddel (يَتَبَدَّلْ): Değiştirir, bir şeyi başka bir şeyle yer değiştirir.
- Küfr (الْكُفْر): İman etmeme, inkâr.
- İman (الْإِيمَان): Kalp ile tasdik edip Allah'a ve Resulü'ne gönülden bağlanma.
- Dal (ضَلَّ): Sapmak, doğru yoldan ayrılmak.
- Sevâ' (سَوَاء): Orta, doğru, dengeli olan.
- Sebîl (السَّبِيل): Yol, doğru yol.
Tefsir:
Ey iman edenler! Yoksa siz de, İsrailoğulları'nın Hz. Musa'ya (a.s.) yaptığı gibi, Peygamberiniz Muhammed'e (s.a.v.) inat ve direniş maksadıyla, imanınızı güçlendirecek deliller yerine, akıl almaz ve olağanüstü taleplerde mi bulunmak istiyorsunuz? Onlar, "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Siz de ona benzer şekilde, Allah'ın apaçık ayetleri ve Peygamberi'nin getirdiği kesin deliller dururken, kendi hevâ ve heveslerinize göre sorular sorup O'nu zor durumda mı bırakmak istiyorsunuz?
Biliniz ki bu tür davranışlar, imanın özüne aykırıdır. Çünkü iman, görmeden teslim olmaktır; kalbin huzur ve itminanla Rabbine yönelmesidir. Peygamberiniz size Kur'an'ı getirmiş, hidayet yolunu apaçık göstermiştir. Artık bundan sonra sorulacak her inatçı soru, kalpteki bir hastalığın ve imandaki bir zayıflığın işaretidir.
Allah Teâlâ bu âyet-i kerimede, müminleri böyle bir hataya düşmekten şiddetle sakındırmaktadır. Çünkü imanını bırakıp da küfrü seçen kimse, doğru yolu bütün açıklığıyla görmesine rağmen ondan yüz çevirmiş ve dosdoğru yolun tam ortasından saparak iki tarafı da belli olmayan bir çorak arazide kaybolmuştur. O, ne kurtuluşa erebilmiş ne de hidayet üzere sabit kalabilmiştir. İşte böyle bir kimse, en büyük ziyana uğramıştır.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize ne kadar önemli bir ders vermektedir: Allah'ın gönderdiği apaçık deliller ve Peygamberi'nin (s.a.v.) getirdiği kesin mucizeler karşısında bizlere düşen, teslimiyet ve itaattir. İmanımızı güçlendirmek için soru sormak güzel olsa da, inat ve inkâr maksadıyla soru sormak, kalbi karartan ve kişiyi küfre sürükleyen tehlikeli bir yoldur. Rabbimiz bizleri, dosdoğru yol üzere sabit kılsın ve kalplerimizi iman ile daim eylesin. Âmin.
📜 Ayet 106-110 — Bakara
Meal — Bakara 108
Sure Ayet 108/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 106–110. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










