Bakara · 85/286
Meal Okunuş — Bakara
ثُمَّ أَنتُمْ هَٰؤُلَاءِ تَقْتُلُونَ أَنفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقًا مِّنكُم مِّن دِيَارِهِمْ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِم بِالْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَإِن يَأْتُوكُمْ أُسَارَىٰ تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ ۚ أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ ۚ فَمَا جَزَاءُ مَن يَفْعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمْ إِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ۖ وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰ أَشَدِّ الْعَذَابِ ۗ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ ۝٨٥
Summa antum haaa`ulaaa`i taqtuloona anfusakum wa tukhrijoona fareeqam minkum min diyaarihim tazaaharoona `alaihim bil ismi wal`udwaani wa iny yaatookum usaaraa tufaadoohum wahuwa muharramun `alaikum ikhraajuhum; afatu` mi-noona biba`dil Kitaabi wa takfuroona biba`d; famaa jazaaa`u mai yaf`alu zaalika minkum illaa khizyun fil hayaatid-dunyaa wa yawmal qiyaamati yuraddoona ilaaa ashaddil `azaab; wa mal laahu bighaafilin `ammaa ta`maloon
📖 Türkçe Anlam
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • تَظَاهَرُونَ: Birbirinize yardım ediyorsunuz, dayanışma içinde oluyorsunuz.
  • تُفَادُوهُمْ: Onları fidye vererek esaretten kurtarıyorsunuz.
  • خِزْيٌ: Zillet, aşağılanma, rezillik ve utanç verici bir azap.
  • أُسَارَى: Esirler (tekil olarak "esir" anlamına gelen "esîr" kelimesinin çoğulu).

Tefsir:

Ey Yahudiler! Siz, Tevrat'ta verdiğiniz sözleri çiğneyerek birbirinizi öldürüyor, kendi içinizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz. Üstelik bu zulmü yaparken düşmanlarınızla iş birliği yapıyor, onlara karşı birbirinize destek oluyorsunuz. Bu davranışınız tam bir günah ve düşmanlık örneğidir.

Ancak ne garip bir çelişkidir ki, eğer bu çıkardığınız kimseler size esir olarak getirilirse, onları kurtarmak için fidye veriyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak da size haram kılınmıştı. Siz, Tevrat'ın bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Fidye vermeyi emreden hükme uyuyor, ama kan dökmeyi ve insanları yurtlarından çıkarmayı yasaklayan hükmü çiğniyorsunuz. Bu ne büyük bir tutarsızlık!

Bunu yapanlarınızın dünya hayatındaki cezası, ancak zillet ve rezilliktir. Nitekim onlar, tarih boyunca aşağılanmış, sürgün edilmiş ve perişan olmuşlardır. Kıyamet gününde ise onlar, en şiddetli azaba çarptırılacaklardır. Allah, sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir; her şeyi görmekte ve kaydetmektedir.


Davet ve İbret Mesajı:

Bu ayet, iman ile amel arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Bir kitaba inandığını söyleyip de onun hükümlerini seçerek uygulamak, imanın samimiyetini sorgulatır. Müslüman olarak bizler, Kur'an'ın bir kısmına değil, tamamına iman ederiz. Onun emirlerini, yasaklarını, helal ve haramlarını bir bütün olarak kabul ederiz. Çünkü iman, bütüncül bir teslimiyettir; parça parça kabul edilmez.

Bu ayet bize, kardeşlik hukukunu hatırlatıyor. Bir Müslümanın diğerine zulmetmesi, onu yurdundan çıkarması veya kanını dökmesi asla kabul edilemez. Bugün ümmetin yaşadığı pek çok sıkıntının temelinde, bu tür ayrılık ve zulümler yatmaktadır. Rabbimiz, bizleri bu tür tutarsızlıklardan, iman ile amel arasındaki çelişkilerden korusun ve bizi Kur'an'a tam anlamıyla bağlı kullarından eylesin. Unutmayalım ki Allah, yaptıklarımızdan asla gafil değildir; her an O'nun gözetimi altındayız.



📜 Ayet 83-87 — Bakara

83وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ لَا تَعْبُدُونَ إِلَّا اللَّهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبَىٰ وَالْيَتَامَىٰ وَالْمَسَاكِينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنكُمْ وَأَنتُم مُّعْرِضُونَ
İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin" diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz; hala da yüz çevirip duruyorsunuz.
84وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ أَنفُسَكُم مِّن دِيَارِكُمْ ثُمَّ أَقْرَرْتُمْ وَأَنتُمْ تَشْهَدُونَ
Kanınızı dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin diye sizden söz almıştık, sonra bunu böylece kabul etmiştiniz, buna siz şahidsiniz.
85ثُمَّ أَنتُمْ هَٰؤُلَاءِ تَقْتُلُونَ أَنفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقًا مِّنكُم مِّن دِيَارِهِمْ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِم بِالْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَإِن يَأْتُوكُمْ أُسَارَىٰ تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ ۚ أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ ۚ فَمَا جَزَاءُ مَن يَفْعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمْ إِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ۖ وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰ أَشَدِّ الْعَذَابِ ۗ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
86أُولَٰئِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الْحَيَاةَ الدُّنْيَا بِالْآخِرَةِ ۖ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
Onlar ahiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir, bu yüzden azabları hafifletilmez, onlar yardım da görmezler.
87وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِن بَعْدِهِ بِالرُّسُلِ ۖ وَآتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَأَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ ۗ أَفَكُلَّمَا جَاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوَىٰ أَنفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقًا كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقًا تَقْتُلُونَ
And olsun ki, Musa'ya kitap verdik, ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs ile destekledik. Size bir peygamber nefsinizin hoşlanmadığı bir şey getirdikçe, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp, bir kısmını öldürür müsünüz?
BakaraKuran Fihrist
286Ayet
MedeniRevelation
85Ayet

Meal — Bakara 85

Sure Bakara Ayet 85 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara…

Sure Ayet 85/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 83–87. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler