Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Karye (قرية): Şehir, belde, yerleşim yeri.
- Zâlime (ظالمة): Kâfir, zalim, Allah'a ortak koşan.
- Hâviye (خاوية): Yıkılmış, çökmüş, harap olmuş.
- Urûş (عروش): Tavanlar, damlar, çatılar.
- Bi'r (بئر): Kuyu.
- Muattale (معطلة): Terk edilmiş, sahipsiz, işlemez hale gelmiş.
- Kasr (قصر): Saray, köşk, yüksek bina.
- Meşîd (مشيد): Yüksek, sağlam, sıvanmış, gösterişli bina.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, kâfirlerin ve zalimlerin akıbetini gözler önüne sererek bizlere ibret levhaları sunmaktadır. Buyuruyor ki: "Nice ülkeler, nice şehirler vardı ki, biz onları helâk ettik. Onlar, kendilerine zulmediyorlardı; şirk koşarak, Allah'ın âyetlerini yalanlayarak haddi aşmışlardı. İşte o şehirlerin evleri, sarayları şimdi yıkılmış, çatıları başlarına devrilmiş, harabe halinde bomboş durmaktadır."
Allah Teâlâ burada üç büyük ibret tablosu çizer:
Birincisi: Zalim şehirlerin helâk edilmesi. Onlar zulümleriyle meşgulken, gaflet içinde yaşarken ansızın azap geldi ve kökleri kazındı. Evleri, barkları, bayındır halleri bir anda viraneye döndü. Tavanlar çöktü, duvarlar üzerlerine yıkıldı. O mamur beldeler, bugün ıssız birer harabe olarak duruyor.
İkincisi: Terk edilmiş kuyular. Suyu hâlâ yerinde olmasına rağmen, kendisinden faydalanacak kimseler kalmadığı için işlemez hale gelmiş kuyular. O kuyulardan su çeken insanlar yok oldu, gitti. Kuyular sahipsiz, metruk bir halde kaldı.
Üçüncüsü: Yüksek ve sağlam saraylar. İçinde yaşayanların gururlandığı, ihtişamıyla göz kamaştıran, sıvanmış, yüksek, sağlam duvarlı köşkler... Ama o saraylar, sahiplerini Allah'ın azabından koruyamadı. O gösterişli binalar, içindekilerle birlikte helâk edildi ve şimdi bomboş, sahipsiz bir halde.
Bu âyet, kâfirlerin ve zalimlerin dünyadaki güçlerine, mallarına, binalarına güvenmemeleri gerektiğini; asıl kuvvetin ve izzetin Allah'a ait olduğunu vurgulamaktadır. Nice güçlü kavimler geldi geçti; onların saltanatları, sarayları, medeniyetleri yok olup gitti. Geriye sadece ibret alanlar için birer ders levhası kaldı.
Ey insan! Bugün sen de bu dünyada bir sarayda yaşıyor, bir kuyudan su içiyor, bir şehirde dolaşıyor olabilirsin. Ama unutma ki, bu dünya hayatı geçicidir. Asıl olan, Allah'ın rızasını kazanmaktır. Zalimlerin sonu hüsrandır; müminlerin sonu ise cennettir. Bu âyet, bizlere hem bir uyarı hem de bir davettir: Zulümden kaçın, Allah'a yönel, O'nun emirlerine uy ki, dünyada da ahirette de kurtuluşa eresin. Çünkü Allah, kendisine sığınanları asla yalnız bırakmaz; onları izzet ve saadetle mükâfatlandırır.
📜 Ayet 43-47 — Hac
Meal — Hac 45
Sure Hac Ayet 45 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Nice kasabaların halkını haksızlık yaparken yok ettik. Artık çatıları çökmüş,…Sure Ayet 45/78 — Hac الحج (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hac Dinle, Hac Meal, Hac mp3, Hac pdf. Ayet 43–47. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










