Hac · 46/78
Meal Okunuş — Hac
أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا ۖ فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَٰكِن تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ ۝٤٦
Afalam yaseeroo fil ardi fatakoona lahum quloobuny ya`qiloona bihaaa aw aazaanuny yasm`oona bihaa fa innahaa laa ta`mal absaaru wa laakin ta`mal quloobul latee fissudoor
📖 Türkçe Anlam
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ye'sîrû: Gezmek, dolaşmak, yolculuk etmek.
  • Ya'kılûn: Akletmek, düşünüp kavramak, idrak etmek.
  • Semâ' (İşitme): Sadece duymak değil, duyduğundan ibret almak ve ders çıkarmak.
  • Ta'mâ el-ebsâr: Gözlerin kör olması.
  • Ta'mâ el-kulûb: Kalplerin kör olması, basiretin yitirilmesi, hakkı görememe.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Kureyş'in inkârcılarına ve tüm insanlığa hitap ederek onları düşünmeye ve ibret almaya davet ediyor. Onlara diyor ki: "Bu topraklarda gezip dolaşmadılar mı? Kendilerinden önce yaşamış ve Allah'ın elçilerini yalanlamış olan kavimlerin geride bıraktıkları harabeleri, yıkıntıları, helâk olmuş diyarları görmediler mi? Eğer gerçekten akleden kalpleri olsaydı, bu manzaralardan ders alır, bu kalıntılardan ibret çıkarırlardı. Kulakları olsaydı, geçmiş milletlerin başlarına gelen felaketleri işitir ve bundan öğüt alırlardı."

Fakat asıl mesele şu ki, onların gözleri görmüyor değildir; gözleri sapasağlamdır, harabeleri görürler, kalıntıları seyrederler. Asıl körlük, gözlerin körlüğü değildir. Asıl felaket ve helâk sebebi olan körlük, göğüslerdeki kalplerin körlüğüdür. Yani basiretin, idrak ve anlayışın kör olmasıdır. Kalp kör olunca, gözler ne kadar açık olursa olsun, insan hakikati göremez, ibret alamaz, öğüt dinlemez.

Bu âyet, insanın sadece fiziksel gözleriyle değil, kalp gözüyle de bakması gerektiğini öğretir. Nice insanlar vardır ki gözleriyle görürler ama kalpleri kördür; hakikati fark edemezler. Nice insanlar da vardır ki gözleri görmese bile kalp gözleri açıktır, her şeyi hakikatiyle kavrarlar.

Sevgili kardeşim! Bu âyet bize çok önemli bir ders veriyor: İbret almak için sadece görmek yetmez; görmekle birlikte düşünmek, akletmek ve kalple kavramak gerekir. Tarih boyunca nice güçlü kavimler gelip geçti; onların sarayları, medeniyetleri, güçleri ve orduları vardı. Fakat Allah'ın âyetlerine karşı kalplerini körleştirdikleri için helâk oldular. Bugün bizler de onların kalıntılarından ders almalı, kalplerimizi hakikate açmalı, gözlerimizi değil kalplerimizi nurlandırmalıyız.

Unutmayalım ki, asıl kurtuluş, kalp gözünün açık olmasındadır. Kalbi uyanık olan insan, her yerde Allah'ın kudretini görür, her olaydan ders çıkarır, her âyetten hidayet bulur. Rabbimiz bizleri kalp gözü açık, basiret sahibi, ibret alan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 44-48 — Hac

44وَأَصْحَابُ مَدْيَنَ ۖ وَكُذِّبَ مُوسَىٰ فَأَمْلَيْتُ لِلْكَافِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.
45فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ
Nice kasabaların halkını haksızlık yaparken yok ettik. Artık çatıları çökmüş, kuyuları metruk, sarayları bomboş kalmıştır.
46أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا ۖ فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَٰكِن تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.
47وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ اللَّهُ وَعْدَهُ ۚ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ
Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
48وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَيَّ الْمَصِيرُ
Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana'dır.
HacKuran Fihrist
78Ayet
MedeniRevelation
46Ayet

Meal — Hac 46

Sure Hac Ayet 46 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları…

Sure Ayet 46/78 — Hac الحج (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hac Dinle, Hac Meal, Hac mp3, Hac pdf. Ayet 44–48. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler