Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- EHVÂ (أهواء): Nefsin arzuları, istekler, hevesler.
- Bİ GAYRİ İLM (بغير علم): Bilgisizce, hiçbir bilgi ve delile dayanmadan.
- YEHDÎ (يهدي): Doğru yola iletir, hidayet verir.
- EDALLE (أضل): Saptırdı, doğru yoldan çıkardı.
- NÂSIRÎN (ناصرين): Yardımcılar, destekçiler, koruyucular.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, inkârcıların içinde bulundukları durumu ve sapkınlıklarının asıl sebebini açık bir şekilde beyan buyurmaktadır. Onların bu hâli, delillerin yetersizliğinden veya hakikatin kendilerine ulaşmamasından kaynaklanmıyordu. Hayır! Aksine onlar, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra bile, nefislerinin arzularına uydular ve atalarının yolunu körü körüne taklit ettiler. Kendilerini zulme sürükleyen şey, bilgisizlik değil; bilgiye rağmen hevâlarına (arzularına) tâbi olmalarıydı. Onlar, akıllarını ve kalplerini bir kenara bırakıp sadece tutkularının peşinden gittiler.
İşte bu yüzden, kendi iradesiyle küfrü ve inatçılığı seçen, böylece Allah'ın hidayetinden mahrum kalan kimseleri doğru yola iletebilecek hiçbir güç yoktur. Çünkü hidayet, yalnızca Allah'ın elindedir. Kişi, hakikati gördüğü hâlde ondan yüz çevirip hevâsına uyduğunda, kalbi mühürlenir ve artık o kimse için sapıklıktan başka bir yol kalmaz. Burada önemli bir uyarı vardır: Allah'ın saptırması, kulun kendi tercihi ve ısrarı neticesinde gerçekleşen ilâhî bir cezadır. Yani Allah, zulmedenleri ve hevâlarına uyanları, kendi hâllerine bırakarak onları saptırır.
Bu âyet, bizlere çok mühim bir ders vermektedir: İnsan, nefsinin arzularını ilâh edinmemeli, hevâsını hakikatin önüne geçirmemelidir. Zira hevâya uymak, insanı hem dünyada hem ahirette hüsrana sürükler. O zâlimler için ahirette hiçbir yardımcı, hiçbir koruyucu ve kurtarıcı yoktur. Onları Allah'ın azabından kurtaracak hiçbir dost ve destekçi bulunmayacaktır.
Ey iman eden kardeşim! Bu âyet, sana şu müjdeyi de veriyor: Sen, Allah'ın hidayetine talip olduğun, O'na yöneldiğin ve kitabına sarıldığın sürece, Allah seni asla yalnız bırakmaz. Sakın hevâna uyma, sakın cahilce taklitçilik yapma. Aklını ve kalbini Kur'an'ın nuruyla aydınlat. Unutma ki, Allah'ın ipine sarılanları O, en güzel şekilde doğru yola iletir ve onlara yardımcı olur. Sen de O'nun rızasını kazanmaya çalış; zira gerçek kurtuluş ve zafer, ancak Allah'a teslim olanlarındır.
📜 Ayet 27-31 — Rûm
Meal — Rûm 29
Sure Ayet 29/60 — Rûm الروم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Rûm Dinle, Rûm Meal, Rûm mp3, Rûm pdf. Ayet 27–31. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










