Nisâ · 19/176
Meal Okunuş — Nisâ
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا ۖ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا آتَيْتُمُوهُنَّ إِلَّا أَن يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ ۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ ۚ فَإِن كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰ أَن تَكْرَهُوا شَيْئًا وَيَجْعَلَ اللَّهُ فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا ۝١٩
Yaaa aiyuhal lazeena aamanoo laa yahillu lakum an tarisun nisaaa`a karhan wa laa ta`duloohunna litazhaboo biba`di maaa aataitumoohunna illaaa ai yaateena bifaahishatim bubaiyinah; wa `aashiroo hunna bilma`roof; fa in karihtumoohunna fa`asaaa an takrahoo shai`anw wa yaj`alal laahu feehi khairan kaseeraa
📖 Türkçe Anlam
Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • تَرِثُوا النِّسَاءَ: Kadınları miras yoluyla devralmak (Cahiliye döneminde, ölen kişinin yakınları, onun eşine mirasçı olur ve onu dilediği gibi kullanırdı).
  • كَرْهًا: Zorla, istekleri dışında.
  • تَعْضُلُوهُنَّ: Onları sıkıştırmak, baskı yaparak haklarından vazgeçirmek.
  • آتَيْتُمُوهُنَّ: Kendilerine verdiğiniz (mehir vb.) şeyler.
  • فَاحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ: Açık bir hayâsızlık (zina gibi büyük günah).
  • عَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ: Onlarla iyi, güzel ve örfe uygun bir şekilde geçinin.

Tefsir:

Ey iman edenler! Allah, size kadınlarla ilgili bazı sınırlar koymuştur. Bunlardan ilki, Cahiliye döneminde yapılan çirkin bir âdeti yasaklamaktadır: Ölen bir adamın yakınları, onun eşini sanki bir malmış gibi miras olarak devralır, onu isterse kendisiyle evlendirir, isterse başkasıyla evlendirir veya evlenmesini engellerdi. Kadının bu konuda hiçbir söz hakkı yoktu. İşte Allah, bu zulmü kesin bir dille yasaklıyor: "Kadınları zorla miras almanız size helal değildir." Bir kadın, kocası öldükten sonra kendi hayatı hakkında karar verme hakkına sahiptir; kimse onu zorlayamaz.

İkinci yasak ise evli erkeklere yöneliktir: Eşinizi artık sevmiyor veya ondan hoşlanmıyor olabilirsiniz. Ancak bu durumu, ona baskı yaparak verdiğiniz mehri veya başka haklarını geri almak için bir fırsata dönüştürmeniz asla caiz değildir. Onu boşamakla tehdit ederek veya ona kötü davranarak "ya hakkından vazgeç ya da burada kal" diye sıkıştırmak büyük bir zulümdür. Ancak bir istisna vardır: Eğer kadın açık bir hayâsızlık yaparsa (zina gibi), o zaman kocanın, verdiği mehri geri almak için onu sıkıştırmasına izin verilmiştir.

Allah, müminlere en güzel ahlakı emreder: "Onlarla iyi geçinin." Yani onlara güzel söz söyleyin, haklarını eksiksiz verin, ihtiyaçlarını karşılayın, onlara karşı yumuşak ve merhametli olun. Onların sizin üzerinizdeki hakları, sizin onlar üzerinizdeki haklarınız gibidir.

Sonra Allah, insan psikolojisini çok iyi bildiği için şöyle buyurur: "Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, sabredin. Olabilir ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız ama Allah, o şeyde sizin için pek çok hayır yaratmıştır." Bu çok derin bir mesajdır. Sevmediğiniz eşiniz, size hayırlı bir evlat verebilir; onunla geçirdiğiniz yıllar, size sabrı, olgunluğu ve ahlaki güzellikleri öğretebilir. Belki de Allah, bu birliktelikten size dünyada huzur, ahirette mükâfat hazırlamıştır. İnsan, sınırlı aklıyla her şeyin hayrını bilemez; Allah ise her şeyi bilendir, her şeyin sonucunu görendir.

Bu ayet, İslam'ın kadına verdiği değeri ve aile hayatına koyduğu adalet ve merhamet ilkelerini ne güzel ortaya koymaktadır. Kadın, bir eşya değil, bir insandır; onun rızası, onun mutluluğu ve onun hakkı her şeyden önce gelir. Mümin, eşine karşı Allah'ın rızasını gözeterek davranmalı, nefret ve öfke anlarında bile adaletten ayrılmamalıdır. Unutmayalım ki Allah, sabredenlerle beraberdir ve O, gizli hayırları açığa çıkarandır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 17-21 — Nisâ

17إِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللَّهِ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ السُّوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِن قَرِيبٍ فَأُولَٰئِكَ يَتُوبُ اللَّهُ عَلَيْهِمْ ۗ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا
Allah kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah işte onların tevbesini kabul eder. Allah Bilen'dir, Hakim olandır.
18وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّئَاتِ حَتَّىٰ إِذَا حَضَرَ أَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ إِنِّي تُبْتُ الْآنَ وَلَا الَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ ۚ أُولَٰئِكَ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Kötülükleri işleyip dururken, ölüm kendisine geldiği zaman; "şimdi tevbe ettim" diyenler ile kafir olarak ölenlerin tevbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azab hazırlamışızdır.
19يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا ۖ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا آتَيْتُمُوهُنَّ إِلَّا أَن يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ ۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ ۚ فَإِن كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰ أَن تَكْرَهُوا شَيْئًا وَيَجْعَلَ اللَّهُ فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا
Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir.
20وَإِنْ أَرَدتُّمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَّكَانَ زَوْجٍ وَآتَيْتُمْ إِحْدَاهُنَّ قِنطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْئًا ۚ أَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَإِثْمًا مُّبِينًا
Bir eşin yerine başka bir eşi almak isterseniz, birincisine bir yük altın vermiş olsanız bile ondan bir şey almayın. İftira ederek ve apaçık günaha girerek ona verdiğinizi geri alır mısınız?
21وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ أَفْضَىٰ بَعْضُكُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ وَأَخَذْنَ مِنكُم مِّيثَاقًا غَلِيظًا
Nasıl alırsınız ki siz birbirinize katılmıştınız ve onlar sizden sağlam teminat almışlardı.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
19Ayet

Meal — Nisâ 19

Sure Nisâ Ayet 19 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir.…

Sure Ayet 19/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 17–21. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler