Mâide · 60/120
Meal Okunuş — Mâide
قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ اللَّهِ ۚ مَن لَّعَنَهُ اللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَ ۚ أُولَٰئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ عَن سَوَاءِ السَّبِيلِ ۝٦٠
Qul hal unabbi`ukum bisharrim min zaalika masoobatan `indal laah; malla`ana hul laahu wa ghadiba `alaihi wa ja`ala minhumul qiradata wal khanaazeera wa `abadat Taaghoot; ulaaa`ika sharrum makaananw wa adallu `an Sawaaa`is Sabeel
📖 Türkçe Anlam
"Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?" de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mescuh (مسخ): Bir canlının şeklinin değiştirilmesi, kılığının bozulması.
  • Tağut (طاغوت): Allah'ın dışında, razı olarak kendisine ibadet edilen her şey; putlar, azgınlar ve şeytan.
  • Mesube (مثوبة): Karşılık, mükâfat ve ceza anlamında kullanılan kelime; burada ceza anlamındadır.
  • Sevâ'us-sebîl (سواء السبيل): Doğru ve dosdoğru yol, hakikat yolu.

Tefsir:

Ey Peygamber! Bu âyette Allah Teâlâ sana, o inkârcılara ve sana düşmanlık edenlere şöyle demeni emrediyor: "Size, kendi durumunuzdan daha kötü bir karşılığı olanları haber vereyim mi?" Onlar, müminlere "Sizin dininizden daha kötü bir din yoktur" diyorlardı. Allah da onlara şöyle cevap veriyor: Asıl kötü durumda olanlar, sizin önceki atalarınızdır. Onlar, Allah'ın rahmetinden kovulmuş, lanetine uğramış ve gazabına hedef olmuş kimselerdir. Allah onları maymunlara ve domuzlara çevirmiştir. Bunlar, Cumartesi günü avlanarak yasağı çiğneyen Yahudiler ile Hz. İsa'nın sofrasına nankörlük edenlerdir. Ayrıca içlerinden bazıları tağuta, yani Allah'tan başka razı olarak ibadet edilen varlıklara kulluk etmişlerdir.

İşte bunlar, kıyamet günü en kötü yere sahip olacaklar ve doğru yoldan en çok sapanlardır. Onların cezası, sizin müminlere vereceğiniz zarardan çok daha ağırdır. Onların varacağı yer cehennemdir ve yaptıkları işler boşa gitmiştir.

Bu âyet indiğinde Müslümanlar, Yahudilere "Ey maymun ve domuz kardeşleri!" diye seslenmişler, onlar da utançlarından başlarını öne eğmişlerdir.


Davet ve İbret Yönü:

Ey kardeşim! Bu âyet bize, Allah'ın emirlerine karşı gelenlerin, O'nun gazabına uğrayanların ve peygamberlere düşmanlık edenlerin akıbetinin ne kadar acı olduğunu göstermektedir. Allah'ın laneti ve gazabı, dünyada iken bile insanı rezil eder. Ancak Allah'ın rahmeti, tövbe eden herkese açıktır. Bugün bizler, bu kıssalardan ders almalı ve Allah'ın emirlerine sımsıkı sarılmalıyız. Peygamberimize ve onun getirdiği Kur'an'a uyanlar, dünyada da ahirette de en güzel karşılığı göreceklerdir. Sakın ha, Allah'ın gazabına uğrayanların yolundan gitmeyelim. Onların hali bize ibret olsun. Bizler, Allah'ın rahmetine talip olalım ve O'nun rızasını kazanmak için çabalayalım. Unutmayalım ki, doğru yol, Allah'ın gösterdiği yoldur ve o yol, Kur'an ve Sünnet'tir. Bu yoldan ayrılmayanlar, dünyada huzur, ahirette kurtuluş bulacaklardır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 58-62 — Mâide

58وَإِذَا نَادَيْتُمْ إِلَى الصَّلَاةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًا ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْقِلُونَ
Namaza çağırdığınızda onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmasındandır.
59قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ هَلْ تَنقِمُونَ مِنَّا إِلَّا أَنْ آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلُ وَأَنَّ أَكْثَرَكُمْ فَاسِقُونَ
De ki, "Ey kitap ehli! Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inanmamızdan ve çoğunuzun fasık olmasından ötürü mü bizden hoşlanmıyorsunuz?"
60قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ اللَّهِ ۚ مَن لَّعَنَهُ اللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَ ۚ أُولَٰئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ عَن سَوَاءِ السَّبِيلِ
"Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?" de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
61وَإِذَا جَاءُوكُمْ قَالُوا آمَنَّا وَقَد دَّخَلُوا بِالْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا بِهِ ۚ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا يَكْتُمُونَ
Size geldiklerinde "İnandık" derler, oysa yanınıza inkarcı olarak girmiş ve yine inkarcı olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.
62وَتَرَىٰ كَثِيرًا مِّنْهُمْ يُسَارِعُونَ فِي الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَأَكْلِهِمُ السُّحْتَ ۚ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Onlardan çoğunun günaha, haksızlığa ve haram yemeğe koşuştuklarını görürsün. Yaptıkları ne kötüdür!
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
60Ayet

Meal — Mâide 60

Sure Mâide Ayet 60 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber…

Sure Ayet 60/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 58–62. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler