En'âm · 37/165
Meal Okunuş — En'âm
وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِّن رَّبِّهِ ۚ قُلْ إِنَّ اللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰ أَن يُنَزِّلَ آيَةً وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٣٧
Wa qaaloo law laa nuzzila `alaihi Aayatum mir Rabbih; qul innal laaha qaadirun `alaaa ai yunazzila Aayatanw wa laakinna aksarahum laa ya`lamoon
📖 Türkçe Anlam
"Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki: "Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler."
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Leyte (لَوْلَا): "Keşke, olaydı" anlamında teşvik ve istek bildiren bir edat.
  • Âyet (آيَةٌ): Burada mucize, olağanüstü bir delil ve işaret anlamındadır.
  • Nüzûl (نُزِّلَ): İndirilmek, vahyedilmek.
  • Kâdir (قَادِرٌ): Her şeye gücü yeten, kudret sahibi.

Tefsir:

Mekkeli müşriklerin ileri gelenleri, Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı inat ve büyüklenme içinde, "Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" dediler. Onlar bu sözleriyle, peygamberliğini ispat etmek için gökten inecek somut, olağanüstü bir işaret istiyorlardı. Hâlbuki onların asıl niyeti iman etmek değil, bahaneler üretmekti. Çünkü önceki peygamberlere gösterilen mucizeler karşısında bile inkârcılar yine iman etmemişlerdi.

Yüce Allah, Peygamber Efendimiz'e şöyle buyurmasını emrediyor: "De ki: Şüphesiz Allah, sizin istediğiniz o mucizeyi indirmeye mutlak surette kadirdir." Yani Allah'ın kudreti hiçbir şeyden aciz değildir; dilediği anda dilediği mucizeyi indirebilir. Ancak O, bunu yapmamaktadır. Çünkü Allah, âyetlerini (mucizelerini) kullarına göndermeyi, kendi sonsuz hikmetine ve ilmine göre düzenler. O, her şeyi en doğru zamanda ve en uygun şekilde yapar. Fakat bu müşriklerin çoğu, Allah'ın hikmetini ve âyetlerin inişindeki inceliği bilmezler. Eğer Allah, onların istediği gibi bir mucize indirse ve onlar yine iman etmeselerdi, tıpkı geçmiş ümmetlerde olduğu gibi helak edilirlerdi. Allah, onlara bu merhametiyle davranmakta ve tevbe etmeleri için süre tanımaktadır.

Davet ve İrşad:

Ey iman eden kardeşim! Bu âyet bize, Allah'ın kudretinin sınırsız olduğunu, ancak O'nun rahmetinin de kudretiyle birlikte tecelli ettiğini öğretir. Müşrikler mucize istiyorlardı ama asıl mucize, Kur'an'ın kendisiydi. İnsanlık tarihi boyunca hiçbir kitap, hiçbir söz, bu kitabın belagatini, ilmini ve hikmetini aşamamıştır. Bu, en büyük ve kalıcı mucizedir. Allah, bizlere akıl ve düşünme yeteneği vermiştir. Kur'an'a baktığımızda, onun Allah kelamı olduğunu görecek gözlerimiz vardır. Önemli olan, gözlerin görmesi değil, kalbin görmesidir. Allah'ın rahmeti geniştir; O, kullarının hidayete ermesini ister. Bizler de bu rahmete nail olmak için Kur'an'a sarılalım, onun emirlerini dinleyelim ve hayatımızı onun ışığında yaşayalım. Unutmayalım ki, Allah'ın kudreti karşısında hiçbir şey zor değildir; O, dilediğini anında yapar. Bize düşen, O'nun hikmetine teslim olmak ve O'na gönülden itaat etmektir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 35-39 — En'âm

35وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ إِعْرَاضُهُمْ فَإِنِ اسْتَطَعْتَ أَن تَبْتَغِيَ نَفَقًا فِي الْأَرْضِ أَوْ سُلَّمًا فِي السَّمَاءِ فَتَأْتِيَهُم بِآيَةٍ ۚ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدَىٰ ۚ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِلِينَ
Onların yüz çevirmesi sana ağır gelince, eğer gücün yeri delmeye veya göğe merdiven dayamağa yetmiş olsaydı, onlara bir mucize göstermek isterdin. Allah dileseydi onları doğru yolda toplardı. Sakın bilmeyenlerden olma.
36۞ إِنَّمَا يَسْتَجِيبُ الَّذِينَ يَسْمَعُونَ ۘ وَالْمَوْتَىٰ يَبْعَثُهُمُ اللَّهُ ثُمَّ إِلَيْهِ يُرْجَعُونَ
Ancak kulak verenler daveti kabul ederler. Ölüleri Allah diriltir, sonra O'na dönerler.
37وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِّن رَّبِّهِ ۚ قُلْ إِنَّ اللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰ أَن يُنَزِّلَ آيَةً وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
"Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki: "Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler."
38وَمَا مِن دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا طَائِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّا أُمَمٌ أَمْثَالُكُم ۚ مَّا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِن شَيْءٍ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ
Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar. Kitap'da Biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık; onlar sonra Rablerine toplanacaklardır.
39وَالَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِ ۗ مَن يَشَإِ اللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَىٰ صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu doğru yola koyar.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
37Ayet

Meal — En'âm 37

Sure En'âm Ayet 37 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki:…

Sure Ayet 37/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 35–39. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler