Talâk · 5/12
Meal Okunuş — Talâk
ذَٰلِكَ أَمْرُ اللَّهِ أَنزَلَهُ إِلَيْكُمْ ۚ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ وَيُعْظِمْ لَهُ أَجْرًا ۝٥
Zaalika amrul laahi anzalahoo ilaikum; wa many yattaqil laaha yukaffir `anhu saiyi aatihee wa yu`zim lahoo ajraa
📖 Türkçe Anlam
Bu, Allah'ın size indirmiş olduğu buyruğudur. Kim Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten sakınırsa, O, onun kötülüklerini örter, ecrini büyültür.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Emrullah: Allah'ın emri, hükmü
  • Yükeffir: Örter, bağışlar, siler
  • Seyyiat: Kötülükler, günahlar
  • Yu'zım: Büyütür, kat kat artırır
  • Ecr: Sevap, mükâfat

Tefsir:

Ey müminler! İşte bu anlatılanlar —boşanma, iddet bekleme ve geri dönüş ile ilgili hükümler— Allah'ın emridir. O, bu hükümleri size indirmiştir ki onlarla amel edesiniz, hayatınızı O'nun rızasına uygun bir şekilde düzenleyesiniz. Bu hükümler, sizin dünya ve ahiret mutluluğunuz için konulmuştur; zorluk değil, kolaylık ve rahmettir.

Kim Allah'tan korkar, O'nun emirlerini yerine getirir, yasaklarından sakınırsa, Allah onun günahlarını örter ve bağışlar. Evet, takva sahibi olan kulun küçük hataları, iyilikleriyle silinir; büyük günahlardan kaçınması sebebiyle de Allah ona kat kat sevap verir. Ahirette onu öyle bir mükâfat bekler ki, gözler onu görmemiş, kulaklar duymamış, insan kalbinden bile geçmemiştir: Cennet ve sonsuz nimetler.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet, Allah'ın rahmet kapısının her zaman açık olduğunu müjdeliyor. Ne kadar hata yaparsak yapalım, tövbe edip takvaya sarıldığımızda Allah bizi affeder ve ecrimizi büyütür. Öyleyse Allah'ın bu çağrısına kulak verelim, emirlerine sımsıkı sarılalım. Unutmayalım ki takva, dünyada huzurun, ahirette kurtuluşun anahtarıdır. Allah'ın vaadi gerçektir; O, takva sahiplerini asla yalnız bırakmaz ve onlara en güzel karşılığı verir. Bu müjde karşısında hepimiz Allah'a yönelmeli, O'nun rızasını kazanmak için gayret etmeliyiz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 3-7 — Talâk

3وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ ۚ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ ۚ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
4وَاللَّائِي يَئِسْنَ مِنَ الْمَحِيضِ مِن نِّسَائِكُمْ إِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَاثَةُ أَشْهُرٍ وَاللَّائِي لَمْ يَحِضْنَ ۚ وَأُولَاتُ الْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَن يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ ۚ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَل لَّهُ مِنْ أَمْرِهِ يُسْرًا
Kadınlarınızdan ay hali görmekten kesilenler ile henüz ay hali görmemiş olanların iddetleri hususunda şüpheye düşerseniz, bilin ki, onların iddet beklemesi üç aydır; gebe olanların iddeti, doğurmaları ile tamamlanır. Allah, buyruğuna karşı gelmekten sakınan kimseye işinde kolaylık verir.
5ذَٰلِكَ أَمْرُ اللَّهِ أَنزَلَهُ إِلَيْكُمْ ۚ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ وَيُعْظِمْ لَهُ أَجْرًا
Bu, Allah'ın size indirmiş olduğu buyruğudur. Kim Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten sakınırsa, O, onun kötülüklerini örter, ecrini büyültür.
6أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّ ۚ وَإِن كُنَّ أُولَاتِ حَمْلٍ فَأَنفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتَّىٰ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ ۚ فَإِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ ۖ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُم بِمَعْرُوفٍ ۖ وَإِن تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُ أُخْرَىٰ
Boşadığınız, fakat iddeti dolmamış kadınları gücünüz nispetinde, kendi oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğurmalarına kadar nafakalarını verin. Çocuğu sizin için emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin; aranızda uygun bir şekilde anlaşın; eğer güçlükle karşılaşırsanız çocuğu başka bir kadın emzirebilir.
7لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِّن سَعَتِهِ ۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنفِقْ مِمَّا آتَاهُ اللَّهُ ۚ لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا مَا آتَاهَا ۚ سَيَجْعَلُ اللَّهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا
Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah'ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.
TalâkKuran Fihrist
12Ayet
MedeniRevelation
5Ayet

Meal — Talâk 5

Sure Talâk Ayet 5 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bu, Allah'ın size indirmiş olduğu buyruğudur. Kim Allah'ın buyruğuna karşı…

Sure Ayet 5/12 — Talâk الطلاق (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Talâk Dinle, Talâk Meal, Talâk mp3, Talâk pdf. Ayet 3–7. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler