Meâric · 32/44
Meal Okunuş — Meâric
وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ ۝٣٢
Wallazeena hum li amaa naatihim wa `ahdihim raa`oon
📖 Türkçe Anlam
Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Emânât: Emanetler, korunması ve yerine teslim edilmesi gereken şeyler. Allah’ın kullarına yüklediği sorumluluklar ile kulların birbirlerine bıraktığı değerler.
  • Ahd: Söz, anlaşma, verilen söz ve bağlılık. Allah ile kul arasındaki ve insanlar arasındaki sözleşmeler.
  • Râûn: Koruyanlar, gözetenler, riayet edenler, hakkını teslim edenler.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, müminlerin yüce ahlâkını ve olgun karakterini anlatmaya devam ediyor. Yüce Allah, kurtuluşa eren müminlerin vasıflarını sayarken, onların emanet ve ahde sadakatlerini de zikrediyor. Bu, imanın sadece dilde kalmayıp hayata yansıması demektir.

Müminler, Allah’ın kendilerine yüklediği emanetlere – namaz, oruç, zekât gibi ibadetler ve dinin emirleri – sıkı sıkıya bağlıdırlar. Aynı şekilde insanların kendilerine bıraktığı mallar, sırlar, makamlar ve her türlü değer de onların yanında güvendedir. Onlar, kendilerine güvenilen kişilerdir; asla hıyanet etmezler, emanete asla ihanet etmezler.

Verdikleri sözlerde de dururlar. Allah ile yaptıkları kulluk ve itaat sözleşmesine bağlı kalırlar. İnsanlarla yaptıkları anlaşmaları, verdikleri sözleri de titizlikle yerine getirirler. Onlar için söz vermek, borç altına girmektir ve bu borcu ödemek, imanlarının gereğidir.

Bu vasıf, toplumun huzur ve güveninin temelidir. Emanete riayet ve ahde vefa, insanlar arasındaki bağları güçlendirir, ticaretten aile hayatına, devlet işlerinden komşuluk ilişkilerine kadar her alanda güveni tesis eder.

Sevgili kardeşim, bu ayet bize gösteriyor ki gerçek mümin, güvenilir insandır. Onun yanında kimse zarara uğramaz, kimse aldatılmaz. Bu ahlâk, bizleri hem dünyada hem ahirette yüceltir. Allah’a ve kullara karşı emanet ve sözlerimizi koruyarak, bu güzel vasfı hayatımızın merkezine yerleştirelim. Unutmayalım ki emanete sadakat, cennete giden yolda parlayan bir ışıktır ve bu ışık, hem bizi hem de çevremizdekileri aydınlatır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 30-34 — Meâric

30إِلَّا عَلَىٰ أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.
31فَمَنِ ابْتَغَىٰ وَرَاءَ ذَٰلِكَ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْعَادُونَ
Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir.
32وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ
Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,
33وَالَّذِينَ هُم بِشَهَادَاتِهِمْ قَائِمُونَ
Şahidliklerini gereği gibi yapanlar,
34وَالَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
Namazlarına riayet edenler,
MeâricKuran Fihrist
44Ayet
MekkiRevelation
32Ayet

Meal — Meâric 32

Sure Meâric Ayet 32 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,

Sure Ayet 32/44 — Meâric المعارج (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Meâric Dinle, Meâric Meal, Meâric mp3, Meâric pdf. Ayet 30–34. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler