Nâziât · 17/46
Meal Okunuş — Nâziât
اذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ ۝١٧
Izhab ilaa fir`auna innahu taghaa
📖 Türkçe Anlam
"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İzheb: Git, yönel.
  • Fir'avn: Mısır'ın o dönemdeki zorba ve kibirli hükümdarı.
  • İnnehû: Muhakkak o, şüphesiz o.
  • Tağâ: Azdı, haddi aştı, sınırı ihlal etti, zulüm ve kibirde ileri gitti.

Tefsir:

Yüce Allah, Hz. Musa'yı kutsal ve mübarek Tuvâ vadisinde peygamberlikle şereflendirdikten sonra ona en büyük görevlerden birini verdi: Firavun'a gitmek. Bu hitap, Allah'ın doğrudan emridir ve Hz. Musa'ya verilen bu görev, onun risaletinin ilk ve en önemli adımıdır.

"Git Firavun'a, çünkü o azdı." Bu ifade, Firavun'un durumunu özetlemektedir. O, yeryüzünde büyüklük taslayan, kendisini ilah ilan eden, Allah'ın emirlerine başkaldıran ve kavmine zulmeden bir tiran haline gelmişti. "Tuğyan" (azmak) kelimesi, onun sadece bir günahkâr değil, aynı zamanda haddi aşan, sınır tanımayan, Allah'a karşı kibirlenen ve insanlara karşı zalimce davranan bir kişi olduğunu ifade eder.

Bu emirde dikkat çeken husus, Allah'ın Hz. Musa'yı böylesine azgın bir zalime göndermesidir. Bu, İslam davetinin özünü gösterir: En azgın, en zorba kişiye bile tevhid mesajını ulaştırmak. Hz. Musa'ya verilen bu görev, ona güç ve cesaret verdiği gibi, bizlere de hakikati tebliğ etme konusunda cesaretli olmamız gerektiğini öğretir. Zira hidayet Allah'ın elindedir ve bizler sadece tebliğle mükellefiz.

Bu ayet, aynı zamanda Allah'ın rahmetinin genişliğini de gösterir. Firavun gibi "Rabbiniz en yücedir" diyen bir zalime bile elçi gönderilip ona doğru yol gösterilmek istenmiştir. Bu, Allah'ın kullarına olan merhametinin bir tecellisidir. Hiçbir kul, ne kadar azgın olursa olsun, Allah'ın rahmetinden ümidini kesmemelidir. Davet, herkese açıktır ve herkes için bir dönüş kapısı vardır.

Sevgili kardeşim, bu ayet bize şunu öğretiyor: İman etmeyen, azgınlıkta sınır tanımayan insanlara karşı ümitsizliğe kapılmamalıyız. Bizler, Hz. Musa gibi, Allah'ın emrini tebliğ etmekle yükümlüyüz. Sonuç Allah'a aittir. Belki de bugün karşılaştığımız bir kişi, Firavun gibi azgın görünse de, Allah'ın hidayetiyle kalbi yumuşayabilir. Önemli olan, bizim görevimizi hakkıyla yerine getirmemiz ve Allah'ın rızasını gözetmemizdir. Bu davet, aynı zamanda bir kurtuluş çağrısıdır; hem tebliğ eden için hem de tebliğ edilen için.

🎧 Dinle

📜 Ayet 15-19 — Nâziât

15هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَىٰ
Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?
16إِذْ نَادَاهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى
Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:
17اذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ
"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
18فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰ أَن تَزَكَّىٰ
"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"
19وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ
"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
NâziâtKuran Fihrist
46Ayet
MekkiRevelation
17Ayet

Meal — Nâziât 17

Sure Ayet 17/46 — Nâziât النازعات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nâziât Dinle, Nâziât Meal, Nâziât mp3, Nâziât pdf. Ayet 15–19. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler