Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Esrâ (أَسْرَىٰ): Savaşta ele geçirilen esirler.
- Yüshine (يُثْخِنَ): Düşmanı iyice zayıflatıp kırarak, yeryüzünde ağırlığını ve gücünü hissettirecek şekilde savaşıp galip gelmek, düşmana göz açtırmamak.
- Arada dünyâ (عَرَضَ الدُّنْيَا): Dünyanın geçici menfaati, ganimet ve fidye gibi dünyalık mal.
- Azîz (عَزِيزٌ): Her şeye galip gelen, asla mağlup edilemeyen, izzet ve kudret sahibi.
- Hakîm (حَكِيمٌ): Her işi bir hikmetle yapan, emir ve yasaklarında sonsuz hikmet sahibi olan.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, Bedir Savaşı sonrasında müminlerin esirler karşısındaki tutumunu ve onlardan fidye alma konusundaki aceleciliklerini ele almaktadır. Yüce Allah, burada bir peygamberin, henüz yeryüzünde İslam’ı tam olarak hâkim kılıp düşmanın belini bükmeden, onlardan esir almasının uygun ve doğru bir davranış olmadığını beyan buyurmaktadır. Zira asıl hedef, düşmanın gücünü kırmak, kalplerine korku salmak ve böylece dinin yeryüzünde kökleşmesini sağlamaktır. Bu, savaşın ve cihadın en önemli stratejik hedefidir.
Âyetin devamında ise Allah Teâlâ, müminlerin bu davranışını şu sözlerle tashih etmektedir: "Siz, dünya malını (fidyeyi) istiyorsunuz; Allah ise ahireti istiyor." Yani siz, esirlerden fidye alarak dünyalık bir menfaat elde etmeyi arzuladınız. Oysa Allah, sizin için ahiret hayatını, onun ebedî nimetlerini ve dininin yücelmesini murat etmektedir. Allah’ın muradı, sizin dünya menfaatine değil, ahiret kazancına yönelmenizdir. Bu, müminlerin ufkunun dünya ile sınırlı kalmaması, her zaman ahireti ve Allah’ın rızasını öncelemesi gerektiğine dair çok derin bir derstir.
Âyetin sonunda ise "Allah Azîz'dir, Hakîm'dir" buyrulmaktadır. O, kudretiyle her şeye galip gelendir; hiçbir güç O'na karşı duramaz. O, Hakîm'dir; her emri, her yasağı ve her takdiri mutlaka bir hikmete dayanır. Bu hüküm, o günün şartlarına göre bir strateji belirlemiş, daha sonra ise Müslümanlar güçlenip İslam hâkim olduğunda, esirler hakkında ya fidye almak ya da karşılıksız salıvermek konusunda müminlere seçenek tanımıştır. Bu da dinin, zamanın ve şartların gerektirdiği hikmetli ve esnek bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.
Buradan alacağımız büyük ders şudur: Mümin, her zaman Allah’ın rızasını ve ahiretini dünya menfaatlerinin önüne koymalıdır. Dünya malı geçicidir, fakat ahiret ebedîdir. Allah’ın dinine hizmet ederken, dünyalık bir çıkar peşinde koşmak yerine, dinin yücelmesi ve insanların hidayeti için gayret etmek, gerçek müminin şiarıdır. Allah, kendi yolunda samimi olan kullarına hem dünyada hem ahirette en güzel karşılığı verecektir.
📜 Ayet 65-69 — Enfâl
Meal — Enfâl 67
Sure Ayet 67/75 — Enfâl الأنفال (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Enfâl Dinle, Enfâl Meal, Enfâl mp3, Enfâl pdf. Ayet 65–69. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










