Hûd · 30/123
Meal Okunuş — Hûd
وَيَا قَوْمِ مَن يَنصُرُنِي مِنَ اللَّهِ إِن طَرَدتُّهُمْ ۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ۝٣٠
Wa yaa qawmi mai yansurunee minal laahi in tarattuhum; afalaa tazak karoon
📖 Türkçe Anlam
"Ey milletim! Onları kovarsam, Allah'a karşı beni kim savunur? Düşünmez misiniz?"

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yâ kavm: Ey kavmim, ey toplumum.
  • Men yensurunî: Beni kim korur, bana kim yardım eder.
  • Minallâh: Allah'ın azabından, Allah'ın cezasından.
  • İn tarattühüm: Eğer onları kovarsam (bu iman edenleri, bu müminleri).
  • E fe lâ tezekkerûn: Hiç düşünmez misiniz, ibret almaz mısınız, aklınızı kullanmaz mısınız?

Tefsir:

Hz. Nûh (a.s.), kavmini imana davet ederken, toplumun ileri gelenleri ve zenginleri ona karşı çıkıyorlardı. Onların en büyük itirazlarından biri de, Hz. Nûh'a iman edenlerin toplumun alt tabakasından, fakir ve zayıf kimseler olmasıydı. Bu kibirliler, Hz. Nûh'tan bu müminleri yanından kovmasını istiyorlardı. Onlara göre, bu zavallılar Peygamber'in etrafından uzaklaştırılırsa, kendileri onun sözünü dinlemeye tenezzül edebilirlerdi.

İşte bu âyet-i kerîmede Hz. Nûh (a.s.), onların bu cahilce ve zalimce isteklerine karşı son derece hikmetli bir cevap veriyor: "Ey kavmim! Eğer ben bu iman eden kardeşlerimi, sırf sizin isteğiniz üzerine kovarsam, Allah'ın azabından beni kim koruyabilir? Kim beni O'nun cezasından kurtarabilir?" Yani Hz. Nûh onlara şunu söylüyor: "Siz benden, Allah'ın gazabını davet edecek bir iş yapmamı mı istiyorsunuz? Bu müminleri kovmak, Allah'ın emrine aykırı bir davranıştır. Ben bunu yaparsam, Allah'ın azabına uğrarım ve o zaman siz de beni O'nun azabından kurtaramazsınız."

Hz. Nûh (a.s.) bu sözleriyle onlara, iman edenlerin Allah katındaki değerini de öğretiyor. Onların dünyevî konumlarına, mallarına ve mevkilerine bakarak değer biçilemeyeceğini, asıl değerin imanda ve takvada olduğunu vurguluyor. Sonunda da onları akıllarını kullanmaya davet ediyor: "Hiç düşünmez misiniz? Bu isteğinizin ne kadar yanlış ve akılsızca olduğunu anlamaz mısınız?"

Bu hitap, aslında hepimize bir derstir. Müminler arasında ayrım yapmak, kimseyi dışlamak, sırf dünyevî konumuna bakarak insanlara değer biçmek, Allah'ın asla razı olmadığı bir davranıştır. İslam'da üstünlük ancak takva iledir. Zengin-fakir, güçlü-zayıf herkes Allah katında eşittir; üstünlük ancak iman ve salih amelledir.

Bu âyet, aynı zamanda bir peygamberin davasındaki samimiyetini ve cesaretini de gösterir. Hz. Nûh (a.s.), kavminin ileri gelenlerinin baskısına rağmen, hak bildiği yoldan asla sapmamış, zayıf ve kimsesiz görünen müminleri asla yalnız bırakmamıştır. Bu da bizim için büyük bir örnektir: Hak ve adalet neyi gerektiriyorsa, kim ne derse desin onu yapmalıyız. İnsanların hoşnutsuzluğundan korkup Allah'ın rızasını kaybetmek, akıllı bir müminin yapacağı iş değildir.

Allah'ın rızasını kazanmak isteyen herkes, Hz. Nûh'un bu tavrından ders almalı; insanların makamına, malına, mevkiine değil, kalbindeki imana ve ameline bakmalıdır. Unutmayalım ki, kıyamet gününde bizi kurtaracak olan ne malımız ne de mevkimizdir; ancak ve ancak Allah'a olan imanımız ve salih amellerimizdir.



📜 Ayet 28-32 — Hûd

28قَالَ يَا قَوْمِ أَرَأَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّي وَآتَانِي رَحْمَةً مِّنْ عِندِهِ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْ أَنُلْزِمُكُمُوهَا وَأَنتُمْ لَهَا كَارِهُونَ
Nuh: "Ey milletim! Rabbimin katından bir delilim bulunsa ve bana yine katından bir rahmet vermiş de bunlar sizden gizlenmiş olsa, söyleyin bana, hoşlanmadığınız halde zorla sizi bunlara mecbur mu ederiz?" dedi.
29وَيَا قَوْمِ لَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مَالًا ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى اللَّهِ ۚ وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الَّذِينَ آمَنُوا ۚ إِنَّهُم مُّلَاقُو رَبِّهِمْ وَلَٰكِنِّي أَرَاكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ
"Ey milletim! Buna karşılık ben sizden bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah'a aittir; inananları da kovacak değilim; çünkü onlar Rableriyle karşılaşacaklar; fakat ben sizi cahil bir millet olarak görüyorum."
30وَيَا قَوْمِ مَن يَنصُرُنِي مِنَ اللَّهِ إِن طَرَدتُّهُمْ ۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
"Ey milletim! Onları kovarsam, Allah'a karşı beni kim savunur? Düşünmez misiniz?"
31وَلَا أَقُولُ لَكُمْ عِندِي خَزَائِنُ اللَّهِ وَلَا أَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَا أَقُولُ إِنِّي مَلَكٌ وَلَا أَقُولُ لِلَّذِينَ تَزْدَرِي أَعْيُنُكُمْ لَن يُؤْتِيَهُمُ اللَّهُ خَيْرًا ۖ اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا فِي أَنفُسِهِمْ ۖ إِنِّي إِذًا لَّمِنَ الظَّالِمِينَ
"Size, Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum; gaybı da bilmem; doğrusu melek olduğumu da söylemiyorum; küçük gördüklerinize Allah iyilik vermeyecektir diyemem; içlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Yoksa şüphesiz haksızlık edenlerden olurum."
32قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَا إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
"Ey Nuh! Bizimle cidden tartıştın; hem de çok tartıştın. Doğru sözlülerden isen tehdit ettiğin azabı başımıza getir" dediler.
HûdKuran Fihrist
123Ayet
MekkiRevelation
30Ayet

Meal — Hûd 30

Sure Hûd Ayet 30 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Ey milletim! Onları kovarsam, Allah'a karşı beni kim savunur? Düşünmez…

Sure Ayet 30/123 — Hûd هود (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hûd Dinle, Hûd Meal, Hûd mp3, Hûd pdf. Ayet 28–32. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler