Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Zer’ (الزَّرْعُ): Ekin, tahıl ve insanların gıda olarak kullandığı bitkiler.
- Zeytun (الزَّيْتُونُ): Zeytin ağacı ve meyvesi; hem yağı hem de meyvesiyle büyük bir nimet.
- Nahil (النَّخِيلُ): Hurma ağaçları; meyvesi, gölgesi ve pek çok faydası olan mübarek bir ağaç.
- A’nab (الْأَعْنَابُ): Üzüm bağları ve üzüm taneleri.
- Ayet (آيَةٌ): Delil, işaret, ibret; Allah’ın varlığına ve kudretine işaret eden açık bir alamet.
- Yefekkerun (يَتَفَكَّرُونَ): Düşünen, akleden, olayların ardındaki hikmeti ve yaratılışın sırrını kavramaya çalışan kimseler.
Tefsir:
Allah Teâlâ, rahmetinin bir tecellisi olarak gökten indirdiği yağmur suyuyla sizin için yeryüzünden çeşit çeşit bitkiler, ekinler, zeytin ağaçları, hurma ağaçları ve üzüm bağları yetiştirir. Dahası, bu tek su ile sayısız meyve ve ürün çeşidini topraktan çıkarır. Oysa toprak aynı, su aynıdır; fakat çıkan ürünlerin renkleri, tatları, kokuları ve şekilleri bambaşkadır. İşte bu durum, aklını kullanan ve yaratılış üzerinde derinlemesine düşünen insanlar için Allah’ın varlığına, birliğine ve sınırsız kudretine apaçık bir delildir.
Düşünmez misiniz? Bir damla su, ölü toprağı nasıl diriltiyor? O suyun içinde ne renk ne tat ne de şekil vardır; fakat Allah o sudan rengârenk, lezzetli ve insanın gıdası olan sayısız nimetler yaratmaktadır. Bu, tesadüfle açıklanabilecek bir olay değildir. Her bahar yeniden yaşanan bu diriliş, kıyametteki dirilişin de bir habercisidir. Tıpkı ölü toprağın suyla dirilmesi gibi, ölü kalpler de iman ve Kur’an ile dirilir.
Ey insan! Şu etrafına bir bak: Zeytinin yağı, hurmanın tatlılığı, üzümün serinliği... Hepsi senin için yaratıldı. Peki, bu nimetleri kim yarattı? Seni ve senin ihtiyaçlarını kim düşündü? Elbette ki her şeyi hikmetle yaratan, Rahman ve Rahim olan Allah’tır. Bu nimetleri görüp de O’nu anmamak, O’na şükretmemek ne büyük bir gaflettir!
Bu ayet, bize şunu öğretir: Kâinat bir kitaptır; her meyve, her çiçek, her yaprak o kitabın bir satırıdır. Düşünen gözler için her şey bir ibret vesilesidir. Öyleyse gelin, bu nimetlere nazar edelim ve kalbimizle, dilimizle, hâlimizle Allah’a şükredelim. Çünkü O, bize bu nimetleri verirken karşılığında sadece kendisini tanımamızı ve O’na kulluk etmemizi istemektedir. Ne mutlu o kimselere ki, bir meyveyi yerken bile yaratıcısını hatırlar ve “Rabbimiz, bunları boşuna yaratmadın, seni tesbih ederiz” der.
Bu düşünce ve tefekkür, insanı imana, iman da huzura ve kurtuluşa götürür. Unutmayalım ki, Allah’ı tanıyan kalp, hiçbir zaman yalnız ve çaresiz değildir. Çünkü o kalp, her an kendisini gören, işiten ve rızıklandıran bir Rabbe bağlanmıştır. İşte gerçek kurtuluş ve saadet budur.
📜 Ayet 9-13 — Nahl
Meal — Nahl 11
Sure Ayet 11/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 9–13. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










