Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Kâfirûn (الَّذِينَ كَفَرُوا): Allah'ın birliğini ve peygamberliği inkâr edenler.
- Saddeû (وَصَدُّوا): Engellediler, alıkoydular, menettiler.
- Sebîlillah (سَبِيلِ اللّهِ): Allah'ın yolu, İslam dini, hak ve doğru yol.
- Zidnâhüm (زِدْنَاهُمْ): Onlara artırdık, ilave ettik.
- Azâben fevkal-azâb (عَذَابًا فَوْقَ الْعَذَابِ): Azabın üstüne azap, yani ekstra bir azap daha.
- Yüfsidûn (يُفْسِدُونَ): Bozgunculuk yapıyorlardı, fesat çıkarıyorlardı.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, küfürde direnen ve üstelik başkalarını da hak yoldan alıkoymaya çalışan azgınların âkıbetini haber veriyor. Onlar yalnızca kendileri inkâr etmekle kalmamışlar, aynı zamanda insanları Allah'ın dosdoğru yolundan çevirmek için ellerinden geleni yapmışlardır. İşte bu yüzden Allah Teâlâ, onlara küfürlerinin cezası olan azabın üzerine bir azap daha ekleyeceğini bildiriyor. Bu ilave azap, onların başkalarını saptırmalarının, insanları imandan uzaklaştırmalarının ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmalarının karşılığıdır.
Onların fesadı yalnızca kendi kalpleriyle sınırlı kalmamış; etraflarındaki insanları da etkilemiş, onları da aynı bataklığa çekmeye çalışmışlardır. Bir insanın kendi küfrü büyük bir felakettir; ama bir de başkalarını doğru yoldan alıkoyması, onların hidayetine engel olması çok daha ağır bir vebaldir. Bu sebeple Allah, onların bu iki suçuna karşılık iki kat azap hazırlamıştır: Biri kendi inkârlarının cezası, diğeri de başkalarını saptırmalarının karşılığı.
Bu âyet, müminler için büyük bir ders ve ibret tablosudur. İnsan, yalnızca kendi amellerinden sorumlu değildir; başkalarını hayra yönlendirmek de büyük bir fazilettir, kötülüğe sevk etmek ise ağır bir vebaldir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim bir hayra vesile olursa, o hayrı işleyenin sevabı kadar ona da sevap verilir. Kim de bir kötülüğe vesile olursa, o kötülüğü işleyenin günahı kadar ona da günah yazılır." (Müslim)
Öyleyse ey mümin! Senin görevin, insanları Allah'ın yoluna davet etmek, güzellikleri teşvik etmek ve onları cehenneme sürükleyecek yollardan sakındırmaktır. Unutma ki senin bir kişiyi hidayete erdirmen, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Bu âyet, aynı zamanda zalimlerin ve bozguncuların asla kurtuluşa eremeyeceğini, yaptıklarının karşılıksız kalmayacağını da apaçık ortaya koymaktadır. Allah'ın adaleti mutlaka tecelli edecek, herkes ettiğini bulacaktır. Rabbimiz, bizleri hidayet üzere sabit kılsın ve başkalarına da vesile-i hayır olmayı nasip etsin. Âmin.
📜 Ayet 86-90 — Nahl
Meal — Nahl 88
Sure Ayet 88/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 86–90. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










