Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Mâ menaa: Men etmedi, engellemedi
- en yu'minû: iman etmelerini
- el-hüdâ: hidayet, doğru yol, ilahi rehberlik (Kur'an)
- illâ en kâlû: ancak demeleri, söylemeleri dışında
- ebe'ase: gönderdi mi, diriltti mi (burada "gönderdi mi" anlamında)
- beşer: insan, beşer
- resûlâ: elçi, peygamber
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, insanların hidayete karşı takındıkları garip tavrı ve imandan yüz çevirmelerinin asıl sebebini gözler önüne seriyor. Yüce Allah, insanlara doğru yolu göstermek için elçiler göndermiş, onlara apaçık deliller ve kitaplar indirmiştir. Fakat inkârcıların iman etmelerine engel olan şey, hidayetin gelmesi veya delillerin yetersiz olması değildir. Onları imandan alıkoyan tek şey, kibir ve cehaletlerinden kaynaklanan şu sözleri olmuştur: "Allah, elçi olarak bir insan mı gönderdi?"
Onlar, Allah'ın kudretini kavrayamıyor, peygamberlerin melek olması gerektiğini zannediyorlardı. Sanki Allah'ın, kullarından birini seçip onlara rehber olarak göndermesini akıllarına sığdıramıyorlardı. Bu, onların Allah'ın hikmetini takdir edememelerinden ve peygamberlik müessesesini yanlış anlamalarından kaynaklanıyordu. Oysa peygamberlerin insan olması, onların insanlara örnek olabilmesi, yaşayarak gösterebilmesi ve insanların onlara kolayca ulaşabilmesi içindir. İnsan, kendi cinsinden olan bir elçiyi daha rahat anlar, onun hayatını kendine model alır.
Bu âyet, günümüzde de aynı bahaneyi öne sürenlere bir cevap niteliğindedir. İnsanlar, hakikati kabul etmek istemediklerinde çeşitli bahaneler üretirler. Oysa hidayet geldiğinde, tek yapılması gereken onu samimiyetle kabul etmektir. Allah'ın gönderdiği elçi ister insan olsun ister melek, önemli olan onun getirdiği mesajın hakikat olmasıdır. Bu mesaj, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran, onlara dünya ve ahiret mutluluğunu gösteren ilahi bir rehberdir.
Sevgili kardeşlerim, bu âyet bize gösteriyor ki, iman etmemenin bahanesi asla yoktur. Allah, her topluma anlayabileceği dilden, kendi cinsinden elçiler göndermiş ve hidayet kapısını sonuna kadar açmıştır. Önemli olan, bu kapıdan içeri girebilmek için kalbimizi kibirden arındırmak ve hakikate teslim olmaktır. Unutmayalım ki, peygamberlerin insan olması, onların bizlere en büyük rahmetidir; çünkü onlar, bizim gibi yiyip içen, gezen, aile kuran, sevinen ve üzülen insanlardı. Bu sayede bizler de onların izinden giderek Allah'ın rızasına ulaşabiliriz. Rabbimiz, bizleri peygamber efendimizin sünnetine sımsıkı sarılan ve hidayet üzere yaşayan kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 92-96 — İsrâ
Meal — İsrâ 94
Sure Ayet 94/111 — İsrâ الإسراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İsrâ Dinle, İsrâ Meal, İsrâ mp3, İsrâ pdf. Ayet 92–96. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










