Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Hezeme: Bozguna uğratmak, yenilgiye uğratmak.
- Câlût: İsrailoğulları'na karşı savaşan zalim ve güçlü ordunun komutanı.
- Mülk: Hükümdarlık, saltanat, devlet yönetimi.
- Hikmet: Peygamberlik, isabetli karar verme, doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği ve ilim.
- Def': Savma, uzaklaştırma, engel olma.
Tefsir:
Bu mübarek ayet, Allah'ın dinine yardım edenlerin asla yalnız bırakılmayacağının ve zalimlerin sonunun her zaman hüsran olduğunun en büyük delillerinden biridir. İsrailoğulları, Allah'ın izni ve yardımıyla Câlût'un ordusunu bozguna uğrattılar. O devasa ve korkunç görünen ordu, Allah'ın kudreti karşısında hiçbir şey yapamadı ve dağılıp gitti. Bu, müminler için büyük bir derstir: Sayı ve silah çokluğu değil, Allah'ın izni ve yardımı esastır.
Ardından ayet, genç ve mütevazı bir savaşçı olan Hz. Davud'un (a.s.) Câlût'u bizzat öldürdüğünü haber verir. Bu, Allah'ın dilediğine dilediği şekilde yardım ettiğinin ve kullarından dilediğini yücelttiğinin apaçık bir göstergesidir. Hz. Davud'un bu zaferinden sonra Allah ona hem mülk (hükümdarlık) hem de hikmet (peygamberlik) verdi. Bu iki büyük lütuf onun şahsında birleşti. Ayrıca Allah ona demiri işlemeyi, zırh yapmayı öğretti. Hz. Davud, elinin emeğiyle geçinir, kimseye yük olmazdı. Bu da bize, peygamberlerin ve salih kulların dünya işlerinden el etek çekmeyip, helal rızık için çalıştıklarını ve bu çalışmanın da bir ibadet olduğunu öğretir.
Ayetin sonunda ise evrensel bir ilke ve büyük bir hikmet beyan edilir: "Eğer Allah, insanların bir kısmını diğerleriyle savmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulurdu." Bu, Allah'ın koyduğu bir kanundur. İyiler ve kötüler arasındaki mücadele, kötülerin ve zalimlerin tamamen egemen olmasını engeller. Müminler, zalimlere karşı koymasaydı, fitne ve fesat her yeri kaplar, din ve dünya düzeni alt üst olurdu. İşte bu yüzden, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, hak uğrunda mücadele etmek, yeryüzünün düzenini koruyan en büyük sebeplerdendir.
Bu ayet, müminlere şu müjdeyi verir: Allah, kendisine inanan ve O'nun yolunda mücadele eden kullarını asla başıboş bırakmaz. Onları zafere ulaştırır, onlara güç ve iktidar verir. Ancak bu, Allah'ın fazlı ve keremiyledir. O, âlemlere karşı sonsuz lütuf sahibidir. Bizler de bu ayetten ders almalıyız: Zorluklar karşısında asla ümitsizliğe kapılmamalı, Allah'ın yardımına güvenmeli ve O'nun dinine hizmet etmekten asla vazgeçmemeliyiz. Unutmayalım ki zafer, sabreden ve Allah'a güvenenlerledir.
📜 Ayet 249-253 — Bakara
Meal — Bakara 251
Sure Ayet 251/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 249–253. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










