Bakara · 48/286
Meal Okunuş — Bakara
وَٱتَّقُواْ يَوۡمًا لَّا تَجۡزِي نَفۡسٌ عَن نَّفۡسٍ شَيۡـًٔا وَلَا يُقۡبَلُ مِنۡهَا شَفَٰعَةٌ وَلَا يُؤۡخَذُ مِنۡهَا عَدۡلٌ وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ  ۝٤٨
Wattaqoo Yawmal laa tajzee nafsun `an nafsin shai`anw wa laa yuqbalu minhaa shafaa`atunw wa laa yu`khazu minhaa `adlunw wa laa hum yunsaroon
📖 Türkçe Anlam
Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tettekû: Sakının, korunun, kendinizi koruma altına alın.
  • Lâ teczî: Karşılık vermez, ödemez, hiçbir şeyi karşılayamaz.
  • Şefâat: Aracılık, birinin lehine söz söyleme.
  • Adl: Fidye, bedel, kurtuluş karşılığı verilen şey.
  • Yünsarûn: Yardım olunurlar, kurtarılırlar.

Tefsir:

Ey iman edenler! Öyle bir günden korkun ve kendinizi onun azabından koruyun ki, o gün hiçbir kimse başka bir kimse adına hiçbir şey ödeyemez. Ne bir dost dostunun borcunu üstlenebilir, ne bir evlat babasının cezasını çekebilir, ne de bir kardeş kardeşinin günahını yüklenebilir. Herkes yaptıklarının karşılığını bizzat kendisi görecektir.

O gün, kâfirler için hiçbir şefaat kabul edilmeyecektir. Ne bir peygamberin ne bir meleğin ne de salih bir kulun aracılığı, Allah'ın izni olmaksızın onlara fayda sağlamayacaktır. Çünkü şefaat ancak Allah'ın izin verdiği ve razı olduğu kimseler içindir; küfür üzere ölenlere ise asla bir şefaat yoktur.

O gün, kâfirlerden fidye de kabul edilmeyecektir. Dünyanın tamamı altınla dolu olsa ve onu azaptan kurtulmak için fidye olarak verseler, yine de onlardan alınmayacak ve kendilerine fayda sağlamayacaktır. Hiçbir bedel, hiçbir mal, hiçbir servet o gün kişiyi Allah'ın azabından kurtaramayacaktır.

Ve o gün, onlara yardım edecek hiçbir kimse de bulunmayacaktır. Ne akrabaları, ne dostları, ne de taptıkları putlar onları Allah'ın azabından kurtarabilecektir. Herkes kendi derdine düşmüş, herkes kendi hesabının telaşı içinde olacaktır.

İşte ey insanlar! Şefaatçinin fayda vermediği, fidyenin kabul edilmediği, yardımcının bulunmadığı o dehşetli günden sakının. O gün gelmeden önce, bugün yapacağınız tek bir iyilik, edeceğiniz tek bir tövbe, işleyeceğiniz tek bir salih amel, sizin için o günün azabından korunmanıza vesile olacaktır. Allah'ın rahmeti geniştir; O, tövbe eden kullarını bağışlamayı çok sever. Öyleyse bu fırsatı kaçırmayın, O'nun rahmetine sığının ve O'na yönelin. Çünkü o gün, hiç kimsenin kimseye faydası olmayacak, yalnızca Allah'ın rahmeti ve merhameti kurtuluşa erdirecektir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 46-50 — Bakara

46ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُواْ رَبِّهِمۡ وَأَنَّهُمۡ إِلَيۡهِ رَٰجِعُونَ 
Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.
47يَٰبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتِيَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتُ عَلَيۡكُمۡ وَأَنِّي فَضَّلۡتُكُمۡ عَلَى ٱلۡعَٰلَمِينَ 
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve sizi bir zamanlar alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
48وَٱتَّقُواْ يَوۡمًا لَّا تَجۡزِي نَفۡسٌ عَن نَّفۡسٍ شَيۡـًٔا وَلَا يُقۡبَلُ مِنۡهَا شَفَٰعَةٌ وَلَا يُؤۡخَذُ مِنۡهَا عَدۡلٌ وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ 
Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.
49وَإِذۡ نَجَّيۡنَٰكُم مِّنۡ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ يَسُومُونَكُمۡ سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبۡنَآءَكُمۡ وَيَسۡتَحۡيُونَ نِسَآءَكُمۡۚ وَفِي ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمۡ عَظِيمٌ 
Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık; bu Rabbinizin büyük bir imtihanı idi.
50وَإِذۡ فَرَقۡنَا بِكُمُ ٱلۡبَحۡرَ فَأَنجَيۡنَٰكُمۡ وَأَغۡرَقۡنَآ ءَالَ فِرۡعَوۡنَ وَأَنتُمۡ تَنظُرُونَ 
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.
BakaraKuran Fihrist
286Ayet
MedeniRevelation
48Ayet

Meal — Bakara 48

Sure Ayet 48/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 46–50. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler