Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azab indirdik.
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Beddele: Değiştirdiler, başka bir sözle yer değiştirdiler.
Zalemu: Zulmettiler, kendilerine yazık ettiler.
Ricz: Azap, pislik, ceza.
Fısk: İtaatten çıkma, günah işleme, Allah'ın emrine karşı gelme.
Tefsir:
Bu ayet, İsrailoğulları'nın Allah'ın emrine karşı gelmelerini ve bunun sonucunda başlarına gelen azabı anlatmaktadır. Allah Teâlâ, onlara "hıtta" (bağışla, affet) demelerini emretmişti. Ancak onlar bu emri alaya alarak değiştirdiler ve "hınta" (buğday tanesi) dediler. Üstelik sadece sözü değiştirmekle kalmadılar, emredilen şekilde değil, tersine bir şekilde, kıçları üzerinde geri geri sürünerek girdiler. Böylece hem sözde hem fiilde Allah'ın emrine karşı geldiler ve O'nunla alay ettiler.
Bu davranışları sebebiyle Allah Teâlâ, onlara gökten bir azap indirdi. Rivayetlere göre bu azap, onları kırıp geçiren bir taun (veba) hastalığı idi. Bu azap, onların fısk u tuğyanları, yani Allah'ın emrinden çıkmaları ve O'na isyan etmeleri sebebiyle geldi.
Bu kıssada bizim için çok önemli dersler vardır. Allah'ın emirlerini hafife almak, onlarla alay etmek, söz ve davranışlarımızla O'na karşı gelmek, insanı helake sürükleyen en büyük tehlikelerdendir. Rabbimiz bizleri, İsrailoğulları'nın bu hatalı tutumlarından uzak tutsun ve emirlerine samimiyetle uyan kullarından eylesin. Unutmayalım ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir, ancak O'nun rahmeti de engin ve bağışlaması da büyüktür. Bizler, O'nun emirlerine uyduğumuz, yasaklarından kaçındığımız ve O'na yöneldiğimiz sürece, dünya ve ahirette kurtuluşa ereriz.
Bulutla sizi gölgelendirdik, kudret helvası ve bıldırcın indirdik, "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" dedik. Onlar Bize değil, fakat kendilerine yazık ediyorlardı.
"Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, "bağışla!" deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız" demiştik.
Musa, milleti için su aramıştı; "Asanla taşa vur" dedik; ondan on iki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
"Ey Musa! Bir çeşit yemeğe dayanamayacağız, bizim için Rabbine yalvar, bize, yerin bitirdiği sebze, hıyar, sarımsak, mercimek ve soğan yetiştirsin" demiştiniz de, "Hayırlı olanı daha düşük şeyle mi değiştirmek istiyorsunuz? Bir şehre inin, şüphesiz orada istediğiniz vardır" demişti. Onlara yoksulluk ve düşkünlük damgası vuruldu, Allah'ın gazabına uğradılar. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmelerindendi; bu, karşı gelmeleri ve taşkınlık yapmalarındandı.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .