Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Emânet: İnsanlara veya Allah'a karşı korunması, gözetilmesi gereken her türlü hak, mal, sır ve sorumluluk.
- Ahd (Söz): Verilen söz, yapılan anlaşma, bağlılık gerektiren her türlü taahhüt.
- Râûn: Gözetenler, koruyanlar, hakkını verenler.
Tefsir:
Bu âyet, müminlerin en belirgin vasıflarından birini daha zikreder: Emanet ve söze sadakat. Yüce Allah, burada müminleri överken, onların sadece ibadetle yetinmediklerini, aynı zamanda toplumsal güvenin temel direği olan emanet ve ahde riayet ettiklerini beyan buyurur.
Emanet, yalnızca insanların size bıraktığı mal veya eşya değildir. Allah'ın size verdiği beden, akıl, iman, ilim, evlat, eş, makam ve hatta din kardeşlerinizin sırları dahi birer emanettir. Mümin, bu emanetlerin her birini, sahibinin rızasına uygun şekilde korur ve onlara hıyanet etmez. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: *"Emaneti olmayanın imanı yoktur; ahde vefa göstermeyenin dini yoktur."* (Ahmed b. Hanbel) Bu nebevî uyarı, emanet ve sözün imanla olan bağını açıkça ortaya koyar.
Ahd (söz) ise; Allah ile yaptığımız kulluk sözleşmesi, insanlarla yaptığımız ticari, ailevi ve sosyal anlaşmalar, verdiğimiz her türlü sözdür. Mümin, sözünde durur; verdiği sözü yerine getirmek için elinden geleni yapar. Çünkü sözünde durmamak, münafıklık alametlerinden sayılmıştır. Bu sebeple mümin, konuştuğu zaman doğru söyler, söz verdiği zaman yerine getirir, kendisine emanet edileni korur.
Bu âyet, bize şu dersi verir: Güvenilir olmak, müminliğin olmazsa olmazıdır. Bir Müslüman, namaz kılıp oruç tuttuğu halde, insanlara karşı güvenilir değilse, bu onun imanındaki zafiyeti gösterir. Toplumda huzur ve barış, ancak emanetlerin korunması ve sözlerin tutulmasıyla mümkün olur. İşte bu yüzden İslam, ticarette, aile hayatında, komşuluk ilişkilerinde ve devlet yönetiminde güvenilirliği en temel ahlak kuralı olarak belirlemiştir.
Ey iman edenler! Biliniz ki, dünyada güvenilir olmak, ahirette kurtuluşun anahtarıdır. Bugün bir sırrı ifşa etmeyen, bir malı koruyan, verdiği sözü tutan kimse; kıyamet gününde Allah'ın arşının gölgesinde gölgeleneceklerdendir. Bu dünya hayatı, emanetleri koruyanların ve sözlerini tutanların şerefini yücelttiği gibi, ahirette de onların derecelerini yükseltecektir. Rabbimiz, bizleri emanete riayet eden, sözünde duran ve bu vasıflarıyla cennetine layık olan kullarından eylesin.
📜 Ayet 6-10 — Mü'minûn
Meal — Mü'minûn 8
Sure Mü'minûn Ayet 8 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.Sure Ayet 8/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 6–10. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










