Kasas · 30/88
Meal Okunuş — Kasas
فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِيَ مِن شَٰطِيِٕ ٱلۡوَادِ ٱلۡأَيۡمَنِ فِي ٱلۡبُقۡعَةِ ٱلۡمُبَٰرَكَةِ مِنَ ٱلشَّجَرَةِ أَن يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّيٓ أَنَا ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ  ۝٣٠
Falammaaa ataahaa noodiya min shaati`il waadil aimani fil buq`atil muubaarakati minash shajarati ai yaa Moosaaa inneee Anal laahu Rabbul `aalameen
📖 Türkçe Anlam
Oraya gelince, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki ağaç cihetinden: "Ey Musa! Şüphesiz Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah'ım" diye seslenildi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Şâti’ (شاطئ): Vadi kenarı, kıyı.
  • Eymen (الأيمن): Sağ taraf, bereketli ve uğurlu olan.
  • Buk’a (البقعة): Yer parçası, bölge, arazi.
  • Mübareke (المباركة): Bereketli, hayrı ve feyzi bol olan, Allah’ın özel olarak şereflendirdiği yer.
  • Şecere (الشجرة): Ağaç.

Tefsir:

Hz. Musa (a.s.), geceleyin yolda iken uzaktan bir ateş gördü. Ailesine, "Siz burada bekleyin, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm veya yol hakkında bir rehber bulurum" dedi. Ateşe doğru yöneldiğinde, o ateşin aslında dünyevi bir ateş olmadığını, ilahi bir tecelli olduğunu anlayacaktı.

O kutsal ateşe yaklaştığı anda, Allah Teâlâ ona doğrudan seslendi. Bu ses, vadinin sağ tarafından, mübarek kılınmış o bölgedeki bir ağaçtan geliyordu. Bu, Hz. Musa’nın hayatının dönüm noktasıydı. O anda kendisine şöyle nida olundu: "Ey Musa! Şüphesiz ki ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."

Bu hitap, peygamberliğin ilk müjdesiydi. Allah, kulu Musa’yı seçmiş, onunla konuşmuş ve ona en büyük görevi vermişti. Burada dikkat çeken husus, Allah’ın kendini tanıtırken "Rabbu’l-Âlemîn" (âlemlerin Rabbi) sıfatını zikretmesidir. Bu, Hz. Musa’ya verilen mesajın evrensel olduğunu, sadece bir kavme değil, tüm insanlığa ve tüm varlık âlemine yönelik olduğunu gösterir.

Bu mübarek an, Allah ile kulu arasındaki en yüce iletişimin başlangıcıdır. Bu hadise, Allah’ın dilediği kullarına doğrudan hitap edebileceğinin, onları şereflendirebileceğinin ve kendi yoluna iletebileceğinin en açık delilidir. Bizler de bu kıssadan hisse almalıyız: Allah, samimi bir kalple kendisine yönelen kulunu asla yalnız bırakmaz. Hz. Musa, korku ve endişe içinde ateşe yönelmişti; ama Allah ona en büyük şerefi, peygamberlik makamını lütfetti. Bizler de zorluk anlarında Allah’a yöneldiğimizde, O bize en güzel kapıları açar, kalbimize ferahlık ve hidayet verir.

Bu hitap aynı zamanda bir teselli ve güvencedir. Allah, kuluyla konuştuğunu ve onu koruması altına aldığını bildirmektedir. Mümin olarak bizler, bu ayeti okuduğumuzda, Allah’ın bizimle de her an olduğunu, dualarımızı işittiğini ve bizi asla unutmadığını hatırlamalıyız. O, âlemlerin Rabbi’dir; her şey O’nun elindedir. O’na sığınan, O’na güvenen ve O’nun emrine teslim olan kullar, asla pişman olmazlar.

🎧 Dinle

📜 Ayet 28-32 — Kasas

28قَالَ ذَٰلِكَ بَيۡنِي وَبَيۡنَكَۖ أَيَّمَا ٱلۡأَجَلَيۡنِ قَضَيۡتُ فَلَا عُدۡوَٰنَ عَلَيَّۖ وَٱللَّهُ عَلَىٰ مَا نَقُولُ وَكِيلٌ 
Musa: "Bu seninle benim aramdadır. Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayım bir kötülüğe uğramayacağım. Söylediklerimize Allah vekildir" dedi.
29۞ فَلَمَّا قَضَىٰ مُوسَى ٱلۡأَجَلَ وَسَارَ بِأَهۡلِهِۦٓ ءَانَسَ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ نَارًاۖ قَالَ لِأَهۡلِهِ ٱمۡكُثُوٓاْ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارًا لَّعَلِّيٓ ءَاتِيكُم مِّنۡهَا بِخَبَرٍ أَوۡ جَذۡوَةٍ مِّنَ ٱلنَّارِ لَعَلَّكُمۡ تَصۡطَلُونَ 
Musa süreyi doldurunca, ailesiyle birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateş gördü. Ailesine: "Durunuz, ben bir ateş gördüm; belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınabilirsiniz" dedi.
30فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِيَ مِن شَٰطِيِٕ ٱلۡوَادِ ٱلۡأَيۡمَنِ فِي ٱلۡبُقۡعَةِ ٱلۡمُبَٰرَكَةِ مِنَ ٱلشَّجَرَةِ أَن يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّيٓ أَنَا ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ 
Oraya gelince, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki ağaç cihetinden: "Ey Musa! Şüphesiz Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah'ım" diye seslenildi.
31وَأَنۡ أَلۡقِ عَصَاكَۚ فَلَمَّا رَءَاهَا تَهۡتَزُّ كَأَنَّهَا جَآنٌّ وَلَّىٰ مُدۡبِرًا وَلَمۡ يُعَقِّبۡۚ يَٰمُوسَىٰٓ أَقۡبِلۡ وَلَا تَخَفۡۖ إِنَّكَ مِنَ ٱلۡأٓمِنِينَ 
"Değneğini at." Musa, değneğin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Dön gel; korkma; şüphesiz güvende olanlardansın" denildi.
32ٱسۡلُكۡ يَدَكَ فِي جَيۡبِكَ تَخۡرُجۡ بَيۡضَآءَ مِنۡ غَيۡرِ سُوٓءٍ وَٱضۡمُمۡ إِلَيۡكَ جَنَاحَكَ مِنَ ٱلرَّهۡبِۖ فَذَٰنِكَ بُرۡهَٰنَانِ مِن رَّبِّكَ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِيْهِۦٓۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمًا فَٰسِقِينَ 
"Elini koynuna koy, lekesiz, bembeyaz çıksın. Korkudan açılan kollarını kendine çek! Bu ikisi Firavun ve erkanına karşı Rabbinin iki delilidir. Doğrusu onlar yoldan çıkmış bir millettir" denildi.
KasasKuran Fihrist
88Ayet
MekkiRevelation
30Ayet

Meal — Kasas 30

Sure Ayet 30/88 — Kasas القصص (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Kasas Dinle, Kasas Meal, Kasas mp3, Kasas pdf. Ayet 28–32. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler