Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Leyte (لولا): Keşke, olaydı, olmaz mıydı?
- Ûtiye (أوتي): Verilseydi, kendisine verilmiş olsaydı.
- Sihrân (سحران): İki sihir (Tevrat ve Kur'an için kullanılmıştır).
- Tezâherâ (تظاهرا): Birbirine yardım etti, birbirini destekledi.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Mekkeli müşriklerin Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) karşı takındıkları tavrı ve onların ileri sürdükleri tutarsız bahaneleri bizlere haber vermektedir. Onlara hak olan Kur'an ve Peygamberimiz (s.a.v.) geldiğinde, hakikati kabul edecekleri yerde kibir ve inatlarından dolayı şöyle dediler: "Bu adama, Musa'ya verilenler gibi mucizeler verilseydi ya! Tıpkı Musa'ya verilen el ve asâ gibi maddî mucizeler, bir defada inen bir kitap verilseydi ya!" Onlar bu sözleriyle Peygamberimiz'in (s.a.v.) getirdiği apaçık mucize olan Kur'an'ı küçümsemek ve ondan yüz çevirmek için bahane arıyorlardı.
Yüce Allah, onların bu tutarsız iddialarına şöyle cevap veriyor: "Onlar, daha önce Musa'ya verilenlere de inkâr etmemişler miydi?" Yani ey Resulüm! Onlara de ki: Sizden önceki Yahudiler de Musa'ya verilen Tevrat'ı ve onun mucizelerini inkâr etmişlerdi. Hatta onlar, Tevrat ve Kur'an için "Bunlar birbirini destekleyen iki sihirdir" dediler. Yani hem Tevrat'ı hem de Kur'an'ı sihir olarak nitelendirdiler ve "Biz bu ikisinin her birini de inkâr ediyoruz" dediler.
Burada dikkat çeken husus şudur: Mekkeli müşrikler, Peygamberimiz'e (s.a.v.) itiraz etmek için Yahudilere danışmışlar ve onlar da bu cevabı vermişlerdir. Hâlbuki Yahudiler, Tevrat'ta Peygamberimiz'in (s.a.v.) geleceğine dair müjdeleri biliyorlardı ve onun hak peygamber olduğunu da biliyorlardı. Fakat kıskançlıkları ve dünya menfaatleri onları inkâra sevk etti.
Bu âyet, bizlere önemli bir ders vermektedir: İnsanlar hakikati kabul etmek istemediklerinde, her zaman bir bahane bulurlar. Oysa Allah'ın gönderdiği her peygamber, kendi kavminin anlayacağı şekilde mucizelerle gelmiştir. Kur'an'ın kendisi, hiçbir zaman ve hiçbir yerde benzerinin getirilemeyeceği en büyük mucizedir. Bu mucize, akıl sahipleri için yeterlidir. Mühim olan, kalbin temiz olması ve hakikati aramasıdır. Allah, samimi olarak kendisine yönelen kullarına hidayet eder ve onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Bizler, bu büyük nimet olan Kur'an'a ve Peygamberimiz'in (s.a.v.) sünnetine sımsıkı sarılalım ve onları hayatımıza rehber edinelim.
📜 Ayet 46-50 — Kasas
Meal — Kasas 48
Sure Kasas Ayet 48 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ama onlara katımızdan gerçek gelince: "Musa'ya verildiği gibi buna da…Sure Ayet 48/88 — Kasas القصص (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Kasas Dinle, Kasas Meal, Kasas mp3, Kasas pdf. Ayet 46–50. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










