Âl-i İmrân · 21/200
Meal Okunuş — Âl-i İmrân
إِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَيَقْتُلُونَ الَّذِينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ۝٢١
Innal lazeena yakfuroona bi Aayaatil laahi wa yaqtuloonan Nabiyyeena bighairi haqqinw wa yaqtuloonal lazeena yaamuroona bilqisti minannaasi fabashirhum bi`azaabin aleem
📖 Türkçe Anlam
Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere elem verici bir azabı müjdele.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Âyâtillâh: Allah'ın ayetleri, açık delilleri ve mucizeleri.
  • Bîğayri hakk: Haksız yere, hiçbir meşru sebep olmadan.
  • Yaktülûn: Öldürüyorlar, katlediyorlar.
  • Kıst: Adalet, doğruluk, hakkaniyet.
  • Beşşir: Müjdele (burada tehdit anlamında kullanılmıştır, yani "acı haberi ver").
  • Azâbin elîm: Acı veren, ıstırap veren, çok şiddetli azap.

Tefsir:

Bu ayet-i kerimede Yüce Allah, tarih boyunca hakikat düşmanlarının içler acısı tutumlarını gözler önüne seriyor ve bu tutumlarının sonucunu haber veriyor. Allah'ın ayetlerini, yani gönderdiği apaçık delilleri, kitapları ve peygamberlerin mucizelerini inkâr edenler; sırf hakikati söylediler diye Allah'ın seçkin kulları olan peygamberleri haksız yere katledenler; ve yine insanlar arasında adaleti emreden, iyiliği yaymaya çalışan, zulme karşı duran samimi müminleri öldürenler... İşte bu azgınlar, bu haddi aşanlar...

Allah Teâlâ, Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) hitaben "onlara acı bir azabı müjdele" buyuruyor. Buradaki "müjde" kelimesi elbette bir tehdit ve korkutma üslubudur. Yani onlara öyle bir azap var ki, bunu haber vermek, onların yüzlerine bir tokat gibi vurmalıdır. Bu azap, hem dünyada rezillik, hem kabirde sıkıntı, hem de ahirette cehennem ateşidir.

Bu ayet, zalimlerin ve hakikat düşmanlarının akıbetini haber verirken, aynı zamanda bizlere de çok önemli bir ders veriyor: Adaletin ve hakikatin yanında olmak, ne pahasına olursa olsun doğruyu söylemek, zalimlerin baskısından korkmamak gerekir. Çünkü bu yolda öldürülenler, aslında Allah katında en yüce makamlara erişenlerdir. Onların katilleri ise, ebedi hüsrana uğrayacaklardır.

Sevgili kardeşim, bu ayet bize gösteriyor ki, bu ümmetin âlimleri ve davetçileri, peygamberlerin varisleridir. Onlar da adaleti emrettiklerinde, hakikati haykırdıklarında bazı bedeller ödeyebilirler. Ama unutmayalım ki, Allah'ın vaadi haktır. Zalimler ne kadar güçlü görünse de, son söz Allah'ındır. Bizlere düşen, bu ayetten ilham alarak her zaman adaletin ve hakikatin yanında saf tutmak, zalimlerin tehditlerine boyun eğmemektir. Çünkü Allah'ın rızası, kulların korkusundan çok daha büyüktür. Bu ayet, aynı zamanda zalimlere karşı müminlerin kalbine güç verir; onların sonlarının ne kadar acı olacağını haber vererek müminleri teselli eder.

🎧 Dinle

📜 Ayet 19-23 — Âl-i İmrân

19إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللَّهِ الْإِسْلَامُ ۗ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَّا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ ۗ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللَّهِ فَإِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ
Allah katında din, şüphesiz İslam'dır. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.
20فَإِنْ حَاجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلَّهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِ ۗ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالْأُمِّيِّينَ أَأَسْلَمْتُمْ ۚ فَإِنْ أَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوا ۖ وَّإِن تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ ۗ وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ
Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, "Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a verdim" de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsızlara: "Siz de İslam oldunuz mu?" de, şayet İslam olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.
21إِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَيَقْتُلُونَ الَّذِينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere elem verici bir azabı müjdele.
22أُولَٰئِكَ الَّذِينَ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَمَا لَهُم مِّن نَّاصِرِينَ
Onlar, dünya ve ahirette işleri boşa çıkacak olanlardır. Onların hiç yardımcıları da yoktur.
23أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ أُوتُوا نَصِيبًا مِّنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ إِلَىٰ كِتَابِ اللَّهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٌ مِّنْهُمْ وَهُم مُّعْرِضُونَ
Kendilerine Kitapdan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarında hüküm vermek için Allah'ın Kitabına çağırılmışlar, sonra onlardan bir takımı dönmüşlerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir.
Âl-i İmrânKuran Fihrist
200Ayet
MedeniRevelation
21Ayet

Meal — Âl-i İmrân 21

Sure Âl-i İmrân Ayet 21 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan adaleti…

Sure Ayet 21/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 19–23. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler