Nisâ · 150/176
Meal Okunuş — Nisâ
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤۡمِنُ بِبَعۡضٍ وَنَكۡفُرُ بِبَعۡضٍ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُواْ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا  ۝١٥٠
Innal lazeena yakkfuroona billaahi wa Rusulihee wa yureedoona ai yufarriqoo bainal laahi wa Rusulihee wa yaqooloona nu`minu biba`dinw wa nakfuru biba` dinw wa yureedoona ai yattakhizoo baina zaalika sabeelaa
📖 Türkçe Anlam
Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yekfürûne billâhi ve rusulihî: Allah'a ve O'nun elçilerine küfretmek, inkâr etmek.
  • Yüferrikû: Ayırmak, aralarını açmak.
  • Nü'minü bi ba'dın: Bir kısmına iman ederiz.
  • Nekfürü bi ba'dın: Bir kısmını inkâr ederiz.
  • Yettehizû: Edinmek, tutmak.
  • Sebîlâ: Yol, tutulan yol.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, iman ile küfür arasında bir yol tutmaya çalışan, Allah'a inandıklarını söyleyip O'nun gönderdiği elçilerin bir kısmını kabul edip bir kısmını reddeden kimselerin durumunu haber vermektedir. Bu âyetin iniş sebebi, özellikle Yahudilerin tutumudur. Onlar, Mûsâ aleyhisselâma ve Tevrat'a inandıklarını söylerler, fakat İsâ aleyhisselâmı ve O'na indirilen İncîl'i inkâr ederlerdi. Aynı şekilde son Peygamber Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'i de tanımaz ve O'nun getirdiklerini reddederlerdi. Bununla da yetinmeyip, "Biz Allah'a iman ediyoruz ama elçilerinin bir kısmına değil" diyerek Allah ile elçileri arasında bir ayrım yapmaya kalkışıyorlardı.

Bu tutum, aslında iman ile küfrü birleştirmeye çalışan, ikisinin arasında bir orta yol bulmaya uğraşan sapkın bir anlayıştır. Oysa gerçek iman, Allah'a ve O'nun bütün elçilerine eksiksiz iman etmektir. Bir peygamberi kabul edip diğerini reddetmek, aslında hiçbirine hakkıyla iman etmemiş olmaktır. Çünkü bütün peygamberler aynı kaynaktan, aynı ilâhî vahiyden gelmişlerdir. Onlardan birini inkâr etmek, o vahiy zincirinin tamamını reddetmek anlamına gelir.

Sevgili kardeşlerim! İman, bütünlük ister. Yarım iman, iman değildir. Bir insan, Allah'ın gönderdiği elçilerin hepsine birden inanmadıkça gerçek mümin olamaz. Çünkü Allah'ın dini tektir ve bu dinin tebliğcileri olan peygamberlerin hepsi de hak üzeredir. Onlardan birini inkâr etmek, aslında Allah'ın hikmetini ve adaletini de inkâr etmektir. Allah Teâlâ, her kavme doğru yolu göstermek için peygamberler göndermiştir. Bu peygamberlerin hepsi de Allah'ın emirlerini tebliğ etmişlerdir. Dolayısıyla birini kabul edip diğerini reddetmek, ilâhî mesajın bütünlüğünü bozmaya çalışmaktır.

Bu âyet bize, imanın ancak bütün peygamberlere ve onların getirdikleri esaslara tam bir teslimiyetle gerçekleşeceğini öğretmektedir. Allah'ın rahmeti, hidayeti ve mağfireti; O'na ve elçilerine eksiksiz iman edenler içindir. Bu yüzden bizler, Allah'ın gönderdiği bütün peygamberlere iman eder, hiçbiri arasında ayrım yapmayız. Onların hepsi de Allah'ın seçkin kullarıdır ve hepsi de hak üzeredir. Bu iman bütünlüğü, bizim kurtuluşumuzun ve Allah katında makbul kullardan olmamızın anahtarıdır. Rabbimiz, bizleri imanı tam, kalbi selim, sırat-ı müstakim üzere sabit kadem olan kullarından eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 148-152 — Nisâ

148۞ لَّا يُحِبُّ ٱللَّهُ ٱلۡجَهۡرَ بِٱلسُّوٓءِ مِنَ ٱلۡقَوۡلِ إِلَّا مَن ظُلِمَۚ وَكَانَ ٱللَّهُ سَمِيعًا عَلِيمًا 
Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklamasını sevmez. Allah işitir ve bilir.
149إِن تُبۡدُواْ خَيۡرًا أَوۡ تُخۡفُوهُ أَوۡ تَعۡفُواْ عَن سُوٓءٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا قَدِيرًا 
Bir iyiliği açığa vurur veya gizler yahut bir kötülüğü affederseniz, bilin ki Allah da Affeden'dir, Güçlü Olan'dır.
150إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤۡمِنُ بِبَعۡضٍ وَنَكۡفُرُ بِبَعۡضٍ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُواْ بَيۡنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا 
Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.
151أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ حَقًّاۚ وَأَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا 
Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.
152وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَلَمۡ يُفَرِّقُواْ بَيۡنَ أَحَدٍ مِّنۡهُمۡ أُوْلَٰٓئِكَ سَوۡفَ يُؤۡتِيهِمۡ أُجُورَهُمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا 
Allah'a ve peygamberlerine inanıp, onlardan hiçbirini ayırmayanlara, işte onlara Allah ecirlerini verecektir. O, bağışlar ve merhamet eder.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
150Ayet

Meal — Nisâ 150

Sure Ayet 150/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 148–152. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler